ALLAH (cc)'IN EN GÜZEL İSİMLERİ (ESMA-ÜL HÜSNA)
es - SABUR

Çok sabırlı, sabreden, cezayı erteleyen.

     ANASAYFA    |   Ben Kimim?      Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma. Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir. - İsrâ, 17/26-27

Ecdadımızdan Tevekkül Dersi

Ecdadımızdan Tevekkül Dersi
 + Yazıyı Büyüt    - Yazıyı Küçült           

1800’lü yılların İstanbul’u. Yer Eyüp Sultan... Hadisenin kahramanları, Osmanlı gündelik hayatındaki vazgeçilmez mekânlardan biri olan şirin bir mahallenin bakkalı, mahalle sakinlerinden Mehmed Selahaddin amca ve hanımı Hatice Sâtıa teyzedir.

Diğerlerinden farkı olmayan sıradan bir günün başlangıcıdır. Mehmed Selahaddin amca, hemen her gün tekrarlanan mutad sabah alışverişi için bakkala kadar çıkar. Alacağı, birkaç çeşit kahvaltılık nevaledir. Bu arada Hatice Sâtıa teyze kahvaltı sofrasını hazırlamakla meşguldür.

Dakikalar birbirini kovalamış, süt fincanda soğumaya yüz tutmuş ama Mehmed amca bakkaldan henüz dönmemiştir. Sâtıa teyze meraklanmıştır; çünkü kadim bakkalları evlerinin hemen az ilerisindeki köşe başındadır. “Sohbete mi daldılar acaba?” diye düşünüp dururken, Mehmed amca nihayet elindeki nevalelerle kapıda görünür.

Kapı açılır açılmaz malum soru sorulur: “Nerede kaldın bey, meraklandım…” Mehmed Selahaddin amca biraz soluklandıktan sonra; “Hanım, der, duydum ki mahallenin taa uç tarafında yeni bir bakkal daha açılmış. Alışverişi oradan yapayım dedim; haliyle ondan biraz geciktim.”

Hatice Sâtıa teyze merakını yenemez ve sorar hemen: “Niye? Bizim bakkal efendiyle aranızda bir tatsızlık mı oldu? Yoksa yeni bakkal daha ucuza mı mal satıyormuş?”

“Hayır, hanım hayır! Zannettiğin gibi değil” diyen Mehmed Selahaddin amca, yeni bakkaldan alışverişinin sebebini şöyle izah eder:

“Bir Allah’ın kulu kimseden vaad almadan, kimseye güvenmeden ‘Tevekkeltü alellah’ demiş. Rezzak olan Mevlâ’sına güvenerek gelmiş, bizim mahallemize bir bakkal dükkanı açmış. Bir mahalle halkı olarak; ‘yeri uzaktır, kimin nesidir, tanımıyoruz’ diye ona alışverişe gitmezsek eğer, bu kulun belki tevekkül inancı zayıflayabilir. Bundan da Allah katında bizler mesul oluruz!...”

İbrahim Refik, Edeb Yâ Hû, Albatros Kitapları, İstanbul, 2000, s.30-32.

( 5746 ) kez okundu     -     15.02.2013    Tweetle     
Ecdadımızdan Tevekkül Dersi, osmanlıda tevekkül, osmanlıdan tevekkül dersi, osmanlıdaki düşünceosmanlı ve tevekkül
Ziyaretçi Yorumları
( 0 ) Yorum
Tümünü Göster
Yorum Ekle
Güvenliğiniz için iP adresiniz kaydedilmektedir. Herhangi bir Hukuki Dava ile karşılaşmamak için hakaret içeren sözler ve argo kelimeler kullanmayınız.
İsim
:
Yorum
:
En fazla 400 karakter
Şehir
:
E-Posta
:
E-Posta adresi Yayınlanmaz
(Güvenliğiniz için ip adresiniz (3.234.244.181) kaydedilecektir)
  Yeni Dersleri Takip etmek istiyorum. Adresime E-Posta Gelmesini Onaylıyorum.
BENZER YAZILAR
Android
Arduino
Bilgisayar Ağları
biliMKurdu
Bilişim Teknolojileri
C Sharp
Çalışmalar
Donanım
Evde Deney
Fireworks
Flash - Action Script 3
Gezdik ve Gördük
HTML
JavaScript
Kişisel Gelişim
Okul Öncesi Etkinlik
PHP
Projeler
Raspberry Pi
Scratch
Silverlight
Şanlı Tarihimiz
Yarışmalar
Yazılarım
  Zamanlanmış Duyuru/Ödev Bulunmamaktadır...  
Allah'ım! Öfkenden rızana; cezandan affına sığınırım. Senden yine sana sığınırım. Sana övgüyü saymakla bitiremem. Sen kendini nasıl övdüysen öylesin.

Müslim, "Salât", 222
Sosyal Medya Hesabım Bulunmamaktadır. Bu nedenle başka platformlarda paylaşımım bulunmamaktadır.
Kişisel resim ve yazıları kullanmak yasaktır. Bunun dışındaki dersleri İsim ve Kaynak göstermek şartıyla kullanmak serbesttir.
 Aktif ziyaretçi : 2
 Bugün : 194
 Toplam : 2664303
Mustafa KARSLI - Bilişim Teknolojileri Öğretmeni © 2008 - 2024  
Site Haritası

 

2