ذٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ یَدَاكَ وَاَنَّ اللّٰهَ لَیْسَ بِظَلَّامٍ لِلْعَبٖیدِࣖ
Diyanet meali
(Ona), "İşte bu kendi ellerinin önceden işledikleri yüzündendir. Allah kesinlikle kullara zulmedici değildir" (denir.)
Kelime meali
Diyanet bu metni 8-10 âyetleri için birlikte vermiştir.
Yeterli bilgiye sahip olmadan, doğru bir kılavuza uymadan ve ilâhî bir kitabın ışığından yararlanmadan evrendeki küçücük sırların bile çözülmesi mümkün değilken, bütün bunlardan yoksun bazı kişilerin evrenin yaratıcısı olan Allah hakkında tartışmaya girişmelerinin ne kadar abes olduğuna dikkat çekilmektedir (9. âyette geçen ve “kılavuz” diye çevirdiğimiz hüdâ kelimesi “ikna edici bir açıklama ve kanıt” şeklinde de anlaşılmıştır, Taberî, XVII, 120). 9. âyette belirtildiği üzere bu gibi kimselerin amacı başkalarını Allah yolundan saptırmak olduğu için, inandığı bir şeyi ispatlama çabası içinde olmazlar ve kendilerine uymayanlara ön yargıyla baktıkları için ellerindeki imkânları kötüye kullanıp büyüklük taslamayı yeğlerler. Âyetin “büyüklük taslayarak” şeklinde çevrilen kısmına “uyarı ve öğütten yüz çevirerek” mânası da verilmiştir (Şevkânî, III, 495). Âyette ayrıca “Onun dünyadaki payı rüsvâ olmaktır” buyurularak böyle kimselerin bu bozguncu tutumları kınanırken, dünya hayatında elde edecekleri başarı ve ulaşacakları refah düzeyi ne olursa olsun, ahlâk yönünden düşük sayılmaya ve insanlığın ortak değerleri açısından reddedilmeye mahkûm olacaklarına işaret edilmektedir.
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 718
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Hac 22/8 · aynı tefsir grubu
وَمِنَ النَّاسِ مَنْ یُجَادِلُ فِی اللّٰهِ بِغَیْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُنٖیرٍۙ
İnsanlardan öylesi de vardır ki, ne bir ilmi, ne bir yol göstericisi, ne de aydınlatıcı bir kitabı olmadığı halde kibirlenerek insanları Allah'ın yolundan saptırmak için, Allah hakkında tartışmaya kalkar. Ona dünyada bir rezillik vardır. Ona kıyamet gününde de yangın azabını tattıracağız.
Hac 22/9 · aynı tefsir grubu
ثَانِیَ عِطْفِهٖ لِیُضِلَّ عَنْ سَبٖیلِ اللّٰهِؕ لَهُ فِی الدُّنْیَا خِزْیٌ وَنُذٖیقُهُ یَوْمَ الْقِیٰمَةِ عَذَابَ الْحَرٖیقِ
İnsanlardan öylesi de vardır ki, ne bir ilmi, ne bir yol göstericisi, ne de aydınlatıcı bir kitabı olduğu halde kibirlenerek insanları Allah'ın yolundan saptırmak için, Allah hakkında tartışmaya kalkar. Ona dünyada bir rezillik vardır. Ona kıyamet gününde de yangın azabını tattıracağız.
Bakara 2/49 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذْ نَجَّیْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ یَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ یُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَیَسْتَحْیُونَ نِسَٓاءَكُمْؕ وَفٖی ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظٖیمٌ
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı.
Bakara 2/50 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَاَنْجَیْنَاكُمْ وَاَغْرَقْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Bakara 2/51 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذْ وٰعَدْنَا مُوسٰٓى اَرْبَعٖینَ لَیْلَةً ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِهٖ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ
Hani, biz Mûsâ ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Bakara 2/52 · bu âyete atıf yapan tefsir
ثُمَّ عَفَوْنَا عَنْكُمْ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.
Bakara 2/53 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذْ اٰتَیْنَا مُوسَى الْكِتَابَ وَالْفُرْقَانَ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ
Hani, doğru yolu tutasınız diye Mûsâ'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) ve Furkan'ı vermiştik.
Bakara 2/54 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهٖ یَا قَوْمِ اِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ اَنْفُسَكُمْ بِاتِّخَاذِكُمُ الْعِجْلَ فَتُوبُٓوا اِلٰى بَارِئِكُمْ فَاقْتُلُٓوا اَنْفُسَكُمْؕ ذٰلِكُمْ خَیْرٌ لَكُمْ عِنْدَ بَارِئِكُمْؕ فَتَابَ عَلَیْكُمْؕ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحٖیمُ
Mûsâ kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü o, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir."
Bakara 2/55 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذْ قُلْتُمْ یَا مُوسٰى لَنْ نُؤْمِنَ لَكَ حَتّٰى نَرَى اللّٰهَ جَهْرَةً فَاَخَذَتْكُمُ الصَّاعِقَةُ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ
Hani siz, "Ey Mûsâ! Biz Allah'ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz. Bunun üzerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı.
Bakara 2/56 · bu âyete atıf yapan tefsir
ثُمَّ بَعَثْنَاكُمْ مِنْ بَعْدِ مَوْتِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.
Bakara 2/57 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَظَلَّلْنَا عَلَیْكُمُ الْغَمَامَ وَاَنْزَلْنَا عَلَیْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوٰىؕ كُلُوا مِنْ طَیِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْؕ وَمَا ظَلَمُونَا وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ یَظْلِمُونَ
Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar (verdiğimiz nimetlere nankörlük etmekle) bize zulmetmediler fakat, kendilerine zulmediyorlardı.
Bakara 2/58 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذْ قُلْنَا ادْخُلُوا هٰذِهِ الْقَرْیَةَ فَكُلُوا مِنْهَا حَیْثُ شِئْتُمْ رَغَدًا وَادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُولُوا حِطَّةٌ نَغْفِرْ لَكُمْ خَطَایَاكُمْؕ وَسَنَزٖیدُ الْمُحْسِنٖینَ
Hani, "Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından eğilerek tevazu ile girin ve "hıtta!" (Ya Rabbi, bizi affet) deyin ki, biz de sizin hatalarınızı bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz" demiştik.
Bakara 2/59 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَبَدَّلَ الَّذٖینَ ظَلَمُوا قَوْلًا غَیْرَ الَّذٖی قٖیلَ لَهُمْ فَاَنْزَلْنَا عَلَى الَّذٖینَ ظَلَمُوا رِجْزًا مِنَ السَّمَٓاءِ بِمَا كَانُوا یَفْسُقُونَࣖ
Derken, onların içindeki zalimler, sözü kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan ayrılmaları sebebiyle o zalimlere gökten bir azap indirdik.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.