اِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ
Diyanet meali
Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).
Kelime meali
Diyanet bu metni 7-10 âyetleri için birlikte vermiştir.
“Yüce topluluk” diye çevirdiğimiz 8. âyetteki mele-i a‘lâ, dünyaya göre yücelerde bulunduğu kabul edilen, ayrıca mânevî mertebeleri de yüksek olan melekler için kullanılan bir deyimdir. Burada, şeytanların bu yüce topluluğa kadar ulaşarak onların sahip olduğu bilgileri öğrenmelerinin önlendiği, nâdiren yanlarına kadar yaklaşıp bir bilgi kırıntısı kapanların olabileceği, ancak onların da isabet ettiği şeyi delip geçecek kadar etkili olan ateş toplarıyla kovalanıp uzaklaştırılacağı bildirilmektedir. Bugün sahip olduğumuz bilgilerle anlamlarını tam olarak kavramamız imkânsız veya son derece güç olduğu için “müteşâbihât” grubu içinde değerlendirilmesi gereken bu âyetler hakkında klasik tefsirlerde o dönemlerin bilgi birikimine ve doğruluğu kuşkulu rivayetlere dayanarak bazı yorumlar yapılmaya çalışılmıştır (meselâ bk. Taberî, XXIII, 36-39). Fakat burada Allah’ın meleklere verdiği bilgilerin ve özellikle vahyin korunmuşluğunu, bu bilgilere herhangi bir şeytanî gücün vakıf olup gerçekliğini bozmasına veya ehliyetsiz olanların açıklamasına izin verilmeyeceğini belirten kısmen sembolik bir anlatımın yer aldığı düşünülebilir (benzer bir anlatım ve açıklaması için bk. Hicr 15/16-18). Bu âyetlerde, olağan üstü niteliklere sahip olduklarına inanılan kâhinlerin semavî güçlerden bilgi aldıkları yolundaki inançların asılsız olduğuna dikkat çekildiği de belirtilmektedir (Kurtubî, XV, 66-67; İbn Âşûr, XXII, 92).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 521-522
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Sâffât 37/7 · aynı tefsir grubu
وَحِفْظًا مِنْ كُلِّ شَیْطَانٍ مَارِدٍۚ
Onu itaatten çıkan her şeytandan koruduk.
Sâffât 37/8 · aynı tefsir grubu
لَا یَسَّمَّعُونَ اِلَى الْمَلَاِ الْاَعْلٰى وَیُقْذَفُونَ مِنْ كُلِّ جَانِبٍࣗ
Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.
Sâffât 37/9 · aynı tefsir grubu
دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌۙ
Onlar, yüce topluluğu (ileri gelen melekler topluluğunu) dinleyemezler. Kovulmaları için her taraftan taşa tutulurlar. Onlar için sürekli bir azap da vardır.
Hicr 15/16 · tefsir atıfı
وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِی السَّمَٓاءِ بُرُوجًا وَزَیَّنَّاهَا لِلنَّاظِرٖینَۙ
Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.
Hicr 15/17 · tefsir atıfı
وَحَفِظْنَاهَا مِنْ كُلِّ شَیْطَانٍ رَجٖیمٍۙ
Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.
Hicr 15/18 · tefsir atıfı
اِلَّا مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُبٖینٌ
Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ateş takip etmektedir.
Mülk 67/1 · bu âyete atıf yapan tefsir
تَبَارَكَ الَّذٖی بِیَدِهِ الْمُلْكُؗ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖیرٌۙ
Hükümranlık elinde olan Allah, yücedir. O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Mülk 67/2 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَلَّذٖی خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَیٰوةَ لِیَبْلُوَكُمْ اَیُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًاؕ وَهُوَ الْعَزٖیزُ الْغَفُورُۙ
O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
Mülk 67/3 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَلَّذٖی خَلَقَ سَبْعَ سَمٰوَاتٍ طِبَاقًاؕ مَا تَرٰى فٖی خَلْقِ الرَّحْمٰنِ مِنْ تَفَاوُتٍؕ فَارْجِعِ الْبَصَرَۙ هَلْ تَرٰى مِنْ فُطُورٍ
O, yedi göğü tabaka tabaka yaratandır. Rahmân'ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Bir kere daha bak! Hiçbir çatlak (ve düzensizlik) görüyor musun?
Mülk 67/4 · bu âyete atıf yapan tefsir
ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَیْنِ یَنْقَلِبْ اِلَیْكَ الْبَصَرُ خَاسِئًا وَهُوَ حَسٖیرٌ
Sonra tekrar tekrar bak; bakışların (aradığı çatlak ve düzensizliği bulamayıp) âciz ve bitkin halde sana dönecektir.
Mülk 67/5 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَلَقَدْ زَیَّنَّا السَّمَٓاءَ الدُّنْیَا بِمَصَابٖیحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّیَاطٖینِ وَاَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ السَّعٖیرِ
Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve (ahirette de) onlara alevli ateş azabını hazırladık.
Cin 72/8 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاَنَّا لَمَسْنَا السَّمَٓاءَ فَوَجَدْنَاهَا مُلِئَتْ حَرَسًا شَدٖیدًا وَشُهُبًاۙ
"Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk."
Cin 72/9 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاَنَّا كُنَّا نَقْعُدُ مِنْهَا مَقَاعِدَ لِلسَّمْعِؕ فَمَنْ یَسْتَمِعِ الْاٰنَ یَجِدْ لَهُ شِهَابًا رَصَدًاۙ
"Halbuki biz, (daha önce) göğün bazı yerlerinde gayb haberlerini dinlemek için otururduk. Fakat şimdi her kim dinlemeye kalkacak olursa, kendini gözetleyen yakıcı bir ışık bulur."
Cin 72/10 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاَنَّا لَا نَدْرٖٓی اَشَرٌّ اُرٖیدَ بِمَنْ فِی الْاَرْضِ اَمْ اَرَادَ بِهِمْ رَبُّهُمْ رَشَدًاۙ
"Hakikaten biz bilmiyoruz, yeryüzündekilere kötülük mü istendi, yoksa Rableri onlara bir hayır mı diledi?"
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.