وَاِنَّ عَلَیْكُمْ لَحَافِظٖینَۙ
Diyanet meali
Halbuki üzerinizde muhakkak bekçiler, değerli yazıcılar vardır.
Kelime meali
Diyanet bu metni 9-12 âyetleri için birlikte vermiştir.
Din kelimesi, Kur’an-ı Kerîm’de bilinen anlamı yanında, “hesap ve ceza günü” (âhiret) mânasında da kullanılmaktadır. Bu âyette birinci veya ikinci anlamında kullanıldığı yönünde iki farklı yorum vardır. Müteakip âyetler ikinci yorumu desteklemektedir. Buna göre 10-12. âyetler şu gerçeği ortaya koymaktadır: Bu dünyada insanlar başıboş bırakılmamıştır. Aksine herkesin neler yaptığını bilen ve kayda geçen görevli melekler vardır. Bu âyetler, öncelikle âhireti ve uhrevî hesabı inkâr edenleri uyarmakla birlikte daha genel olarak inananı ve inanmayanıyla bütün insanları, yargı ve adaletin ceza veya ödüllendirmenin bu dünyada olanlardan ibaret bulunmadığını; bu dünyada yerini bulmayan veya eksik kalan adaletin, o günün tek hâkimi olan Allah’ın huzurunda mutlaka eksiksiz gerçekleşeceğini; şu halde herkesin, hayatını bu sorumluluk bilinci ve duyarlılığı ile düzenlemesi gerektiğini hatırlatmaktadır.
Râzî, bu âyetlerle ilgili olarak özetle şöyle der: Kuşkusuz Allah Teâlâ, kullarının neler yaptığını bütün ayrıntılarıyla bilir; bunun için yapılanların yazılmasına, yazıcılara, şahitlere, belgelere ihtiyacı yoktur. Ancak O, kendisiyle insanlar arasındaki ilişkileri onların kendi aralarında uygulayacakları usullere göre düzenler. İnsanlar arasındaki hak ve sorumlulukları düzenlemenin en sağlıklı yolu, her şeyi kayda geçirmek; hesaplaşma aşamasında ise belge ve tutanakları ortaya koyarak hakkın yerini bulmasını, adaletli bir sonucun alınmasını sağlamaktır. İşte kıyamet günündeki hesaplaşma da böyle olacaktır (XXXI, 83).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 570
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
İnfitâr 82/9 · aynı tefsir grubu
كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِالدّٖینِۙ
Hayır, hayır! Siz hesap ve cezayı yalanlıyorsunuz.
İnfitâr 82/11 · aynı tefsir grubu
كِرَامًا كَاتِبٖینَۙ
Halbuki üzerinizde muhakkak bekçiler, değerli yazıcılar vardır.
İnfitâr 82/12 · aynı tefsir grubu
یَعْلَمُونَ مَا تَفْعَلُونَ
Onlar yapmakta olduklarınızı bilirler.
Bakara 2/30 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّٖی جَاعِلٌ فِی الْاَرْضِ خَلٖیفَةًؕ قَالُٓوا اَتَجْعَلُ فٖیهَا مَنْ یُفْسِدُ فٖیهَا وَیَسْفِكُ الدِّمَٓاءَۚ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَؕ قَالَ اِنّٖٓی اَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz." demişler, Allah da, "Ben sizin bilmediğinizi bilirim" demişti.
En'âm 6/61 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِهٖ وَیُرْسِلُ عَلَیْكُمْ حَفَظَةًؕ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ تَوَفَّتْهُ رُسُلُنَا وَهُمْ لَا یُفَرِّطُونَ
O, kullarının üstünde mutlak hakimiyet sahibidir. Üzerinize de koruyucu melekler gönderir. Nihayet birinize ölüm geldiği vakit (görevli) elçilerimiz onun canını alır ve onlar görevlerinde asla kusur etmezler.
Kehf 18/49 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَوُضِعَ الْكِتَابُ فَتَرَى الْمُجْرِمٖینَ مُشْفِقٖینَ مِمَّا فٖیهِ وَیَقُولُونَ یَا وَیْلَتَنَا مَالِ هٰذَا الْكِتَابِ لَا یُغَادِرُ صَغٖیرَةً وَلَا كَبٖیرَةً اِلَّٓا اَحْصٰیهَاۚ وَوَجَدُوا مَا عَمِلُوا حَاضِرًاؕ وَلَا یَظْلِمُ رَبُّكَ اَحَدًاࣖ
Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. "Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş!" derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin hiç kimseye zulmetmez.
Mutaffifîn 83/7 · bu âyete atıf yapan tefsir
كَلَّٓا اِنَّ كِتَابَ الْفُجَّارِ لَفٖی سِجّٖینٍؕ
Hayır, günahkârların yazısı, muhakkak "Siccîn"dedir.
Mutaffifîn 83/8 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَمَٓا اَدْرٰیكَ مَا سِجّٖینٌؕ
"Siccîn"in ne olduğunu sen ne bileceksin.
Mutaffifîn 83/10 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَیْلٌ یَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبٖینَۙ
O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!
Mutaffifîn 83/11 · bu âyete atıf yapan tefsir
اَلَّذٖینَ یُكَذِّبُونَ بِیَوْمِ الدّٖینِؕ
O gün yalanlayanların; hesap ve ceza gününü yalanlayanların vay haline!
Mutaffifîn 83/12 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَمَا یُكَذِّبُ بِهٖٓ اِلَّا كُلُّ مُعْتَدٍ اَثٖیمٍۙ
Onu, ancak her azgın, günahkâr kimse inkar eder.
Mutaffifîn 83/13 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِذَا تُتْلٰى عَلَیْهِ اٰیَاتُنَا قَالَ اَسَاطٖیرُ الْاَوَّلٖینَؕ
Ona âyetlerimiz okununca, "Eskilerin masalları" der.
Mutaffifîn 83/14 · bu âyete atıf yapan tefsir
كَلَّا بَلْۜ رَانَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ مَا كَانُوا یَكْسِبُونَ
Hayır hayır! Doğrusu onların kazanmakta oldukları kalplerini paslandırmıştır.
Mutaffifîn 83/15 · bu âyete atıf yapan tefsir
كَلَّٓا اِنَّهُمْ عَنْ رَبِّهِمْ یَوْمَئِذٍ لَمَحْجُوبُونَؕ
Hayır, şüphesiz onlar, kıyamet günü Rablerini görmekten mahrum bırakılacaklardır.
Mutaffifîn 83/16 · bu âyete atıf yapan tefsir
ثُمَّ اِنَّهُمْ لَصَالُوا الْجَحٖیمِؕ
Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir.
Mutaffifîn 83/17 · bu âyete atıf yapan tefsir
ثُمَّ یُقَالُ هٰذَا الَّذٖی كُنْتُمْ بِهٖ تُكَذِّبُونَؕ
Sonra da onlara, "Yalanlamakta olduğunuz işte budur" denecektir.
İnşikâk 84/7 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَاَمَّا مَنْ اُو࣒تِیَ كِتَابَهُ بِیَمٖینِهٖۙ
Kime kitabı sağından verilirse,
Târık 86/2 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَمَٓا اَدْرٰیكَ مَا الطَّارِقُۙ
Târıkın ne olduğunu sen ne bileceksin?
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.