وَمَنْ خَفَّتْ مَوَازٖینُهُ فَاُو࣑لٰٓئِكَ الَّذٖینَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ فٖی جَهَنَّمَ خَالِدُونَۚ
Diyanet meali
Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedi kalacaklardır.
Kelime meali
Diyanet bu metni 102-104 âyetleri için birlikte vermiştir.
Anlatılmak istenen özetle şudur: Herkesin kurtuluşu, dünyada iken kendi iman ve iyi işleri sayesinde kazanmış olduğu sevapların miktarına bağlı olacak; o yüce hâkimin huzurunda, O’nun yanılmaz adalet terazisinde tartıları yani sevapları ağır basanlar kurtuluşa erecek, tartıları hafif kalanlar da derin bir hüsrana uğrayacak, ebedî ve dehşetli bir azap sürecini yaşamak üzere cehenneme atılacaklardır.
İnsanların ölüm sonrasındaki durumları deneysel ve aklî bilgi imkânlarının tamamen dışında olduğu için kabir hayatı, berzah, sûrun üflenmesi, yeniden dirilme, amel terazisi gibi konu ve kavramların mahiyetinin kavranması, bunların hakikat anlamında mı, mecazi ve sembolik anlamda mı kullanıldığının bilinmesi mümkün değildir. Mümine düşen, bunlara şeksiz şüphesiz inanıp gerektiği şekilde âhiret hazırlığı yapmaktır.
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 46
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Mü'minûn 23/102 · aynı tefsir grubu
فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَازٖینُهُ فَاُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Mü'minûn 23/104 · aynı tefsir grubu
تَلْفَحُ وُجُوهَهُمُ النَّارُ وَهُمْ فٖیهَا كَالِحُونَ
Ateş yüzlerini yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.