Kur’an çalışması
3

Âl-i İmrân

اٰلِ عِمْرٰنَ

200 âyet iniş 89 cüz 3 sayfa 50

Önceki Sonraki
← Önceki Âl-i İmrân 107 sayfa 63 · Diyanet tefsir grubu 106-107 Sonraki →

وَاَمَّا الَّذٖینَ ابْیَضَّتْ وُجُوهُهُمْ فَفٖی رَحْمَةِ اللّٰهِؕ هُمْ فٖیهَا خَالِدُونَ

Diyanet meali

Yüzleri ağaranlar ise Allah'ın rahmeti içindedirler. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Kelime meali

وَاَمَّا الَّذٖینَ Ve o kimselere gelince ki
ابْیَضَّتْ Ağardı
وُجُوهُهُمْ Onların yüzleri
فَفٖی رَحْمَةِ اللّٰهِؕ Allah’ın rahmetindedirler
هُمْ Onlar
فٖیهَا Orada
خَالِدُونَ Ebedi kalıcıdırlar

Diyanet bu metni 106-107 âyetleri için birlikte vermiştir.

Kıyamet gününde bazı yüzlerin ağaracağını, bazı yüzlerin de kararacağını bildiren bu âyetlerde mecazi ifadelerle bazı kişilerin sevineceği ve bazılarının da üzüleceği anlatılmaktadır (benzeri ifadeler için bk. Kıyâme 74/22-25; Abese 80/38-42). Dünyada Allah’a ve Resûlü’ne inanan, emirlerine uygun hareket edip güzel işler yapanların âhirette Allah huzurunda yüzleri ak, alınları açık olacak, utanacak ve üzülecek durumları olmayacaktır. Allah’ın rahmetine erecekleri ve ebedî kalmak üzere cennetine girecekleri için sevinçli ve mutlu oldukları yüzlerinden belli olacaktır. Yüzleri kararanlara gelince onlar, dünyada Allah ve Resûlü’ne inanmadıkları veya inandıktan sonra inkâra saparak Allah’ın emirlerine aykırı davranışlarda bulundukları için âhirette Allah’ın huzurunda kendilerine “İman ettikten sonra kâfir mi oldunuz?” şeklindeki azarlama sorusuna muhatap olunca utanacak ve üzüleceklerdir. Tabii ki o gün utanma veya üzülme hiçbir fayda sağlamayacak ve dünyadaki inkârları yüzünden âhirette büyük bir azaba çarptırılacaklardır.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 649

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Âl-i İmrân 3/106 · aynı tefsir grubu

یَوْمَ تَبْیَضُّ وُجُوهٌ وَتَسْوَدُّ وُجُوهٌۚ فَاَمَّا الَّذٖینَ اسْوَدَّتْ وُجُوهُهُمْࣞ اَكَفَرْتُمْ بَعْدَ اٖیمَانِكُمْ فَذُوقُوا الْعَذَابَ بِمَا كُنْتُمْ تَكْفُرُونَ

O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, "İmanınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyle ise inkar etmenize karşılık azabı tadın" denilir.

Abese 80/38 · tefsir atıfı

وُجُوهٌ یَوْمَئِذٍ مُسْفِرَةٌۙ

O gün birtakım yüzler vardır ki pırıl pırıl parlarlar,

Abese 80/39 · tefsir atıfı

ضَاحِكَةٌ مُسْتَبْشِرَةٌۚ

Gülerler, sevinirler.

Abese 80/40 · tefsir atıfı

وَوُجُوهٌ یَوْمَئِذٍ عَلَیْهَا غَبَرَةٌۙ

O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler.

Abese 80/41 · tefsir atıfı

تَرْهَقُهَا قَتَرَةٌؕ

Onları bir siyahlık bürür.

Abese 80/42 · tefsir atıfı

اُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْكَفَرَةُ الْفَجَرَةُ

İşte onlar, kâfirlerdir, günaha dalanlardır.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?