Kur’an çalışması
10

Yûnus

يُونُسَ

109 âyet iniş 51 cüz 11 sayfa 208

Önceki Sonraki
← Önceki Yûnus 11 sayfa 209 · Diyanet tefsir grubu 11-12 Sonraki →

وَلَوْ یُعَجِّلُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ الشَّرَّ اسْتِعْجَالَهُمْ بِالْخَیْرِ لَقُضِیَ اِلَیْهِمْ اَجَلُهُمْؕ فَنَذَرُ الَّذٖینَ لَا یَرْجُونَ لِقَٓاءَنَا فٖی طُغْیَانِهِمْ یَعْمَهُونَ

Diyanet meali

Eğer Allah insanlara, onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz, bize kavuşmayı ummayanları, kendi azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.

Kelime meali

وَلَوْ یُعَجِّلُ Şayet çabuklaş- tırsaydı
اللّٰهُ Allah
لِلنَّاسِ İnsanlara
الشَّرَّ Şerri
اسْتِعْجَالَهُمْ Onların acele iste- meleri gibi
بِالْخَیْرِ Hayrı
لَقُضِیَ Elbette bitirilmiş olurdu
اِلَیْهِمْ Onlara
اَجَلُهُمْؕ Onların ecelleri
فَنَذَرُ Bırakırız
الَّذٖینَ O kimseleri ki
لَا یَرْجُونَ Ummuyorlar
لِقَٓاءَنَا Bizimle karşılaşmayı
فٖی طُغْیَانِهِمْ Azgınlıkları içerisinde
یَعْمَهُونَ Körü körüne giderler

Diyanet bu metni 11-12 âyetleri için birlikte vermiştir.

Bu iki âyet bize insanı tanıtmakta; onun tabiatı, eğilim ve zaafları konusunda önemli bilgiler vermekte, fıtratında din duygusu da bulunduğu halde bunu körelten ve yaratıcıyı inkâr yoluna sapanlara Allah’ın nasıl muamele ettiğini açıklamaktadır. Bütün peygamberlere ve müminlere karşı inkârcıların tipik bir tepkisi, “Dedikleriniz doğruysa Allah bizi hemen cezalandırsın” cümlesiyle ifade edilebilir. Halbuki Allah’ın irade ve kararı, bu dünyada kendisine inansın inanmasın bütün insanlara maddî nimetlerini belirli bir davranışa bağlı olarak değil, kendi dilediği biçimde hemen vermek, inkâr ve isyan edenlerin cezasını ise âhirete ertelemektir. Böyle yapmasa da inkârcılara bu dünyada nimetlerini verdiği gibi hak ettikleri ve hemen uygulanmasını istedikleri cezalarını da ertelemeden hemen verseydi ilk günahlarından itibaren hem onların hem de imtihan dünyasının sonu gelirdi; çünkü sonuçları açıklandıktan sonra imtihanın anlamı kalmaz.İnkârcıların bir başka davranışı da sıkıştıkları zaman Allah’ı hatır­lamaları, O’na sığınmaları, üstesinden gelemedikleri ağır yük ve musibetleri kaldırması için şuurlarının derinliklerinden veya açıkça Allah’a yakarmaları, sıkıntı geçer geçmez tekrar inkârcılıklarına dönmeleridir. Ama marifet, makbul olan iman ve kulluk, iyi ve kötü, zararlı ve faydalı, geniş ve dar, acı ve tatlı her durumda Allah’ı hatırlamak, ibadet, dua, tövbe, hamd, şükür gibi davranışlarla O’na yönelmektir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 88

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Yûnus 10/12 · aynı tefsir grubu

وَاِذَا مَسَّ الْاِنْسَانَ الضُّرُّ دَعَانَا لِجَنْبِهٖٓ اَوْ قَاعِدًا اَوْ قَٓائِمًاۚ فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُ ضُرَّهُ مَرَّ كَاَنْ لَمْ یَدْعُنَٓا اِلٰى ضُرٍّ مَسَّهُؕ كَذٰلِكَ زُیِّنَ لِلْمُسْرِفٖینَ مَا كَانُوا یَعْمَلُونَ

İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her halinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua eder. Ama biz onun bu sıkıntısını ondan kaldırdık mı, sanki kendisine dokunan bir sıkıntı için bize hiç yalvarmamış gibi geçer gider. İşte o haddi aşanlara, yapmakta oldukları şeyler, böylece süslenmiş (hoş gösterilmiş)tir.

Bakara 2/215 · bu âyete atıf yapan tefsir

یَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا یُنْفِقُونَؕ قُلْ مَٓا اَنْفَقْتُمْ مِنْ خَیْرٍ فَلِلْوَالِدَیْنِ وَالْاَقْرَبٖینَ وَالْیَتَامٰى وَالْمَسَاكٖینِ وَابْنِ السَّبٖیلِؕ وَمَا تَفْعَلُوا مِنْ خَیْرٍ فَاِنَّ اللّٰهَ بِهٖ عَلٖیمٌ

Sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "Hayır olarak ne harcarsanız o, ana-baba, akraba, yetimler, fakirler ve yolda kalmışlar içindir. Hayır olarak ne yaparsanız, gerçekten Allah onu hakkıyla bilir."

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?