Kur’an çalışması
6

En'âm

الْاَنْعَامِ

165 âyet iniş 55 cüz 7 sayfa 128

Önceki Sonraki
← Önceki En'âm 111 sayfa 142 · Diyanet tefsir grubu 111 Sonraki →

وَلَوْ اَنَّنَا نَزَّلْنَٓا اِلَیْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةَ وَكَلَّمَهُمُ الْمَوْتٰى وَحَشَرْنَا عَلَیْهِمْ كُلَّ شَیْءٍ قُبُلًا مَا كَانُوا لِیُؤْمِنُٓوا اِلَّٓا اَنْ یَشَٓاءَ اللّٰهُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ یَجْهَلُونَ

Diyanet meali

Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık Allah dilemedikçe yine de iman edecek değillerdi. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.

Kelime meali

وَلَوْ
اَنَّنَا
نَزَّلْنَٓا
اِلَیْهِمُ
الْمَلٰٓئِكَةَ
وَكَلَّمَهُمُ
الْمَوْتٰى
وَحَشَرْنَا Şayet biz
عَلَیْهِمْ İndirseydik
كُلَّ Onlara
شَیْءٍ Ve onlarla konuşsa Melekleri
قُبُلًا Ve toplasaydık Ölüler
مَا Onların üzerine
كَانُوا Her şeyi
لِیُؤْمِنُٓوا Küme, küme
اِلَّٓا Olmazlardı
اَنْ İman eder
یَشَٓاءَ Ancak
اللّٰهُ Dilerse
وَلٰكِنَّ Allah
اَكْثَرَهُمْ Fakat onların çoğu
یَجْهَلُونَ Bilmezler

Allah müşriklerin istedikleri şekilde mûcize olarak onlara melekleri indirse, onları ölülerle konuştursa, daha başka türlü mûcizeleri önlerine serse yine de Allah dilemedikçe inanmayacaklardır.

Bu ve bundan önceki âyetin üslûbuna bakarak bundan cebirci bir sonuç çıkarmak doğru değildir. Kur’an, kendine özgü üslûbu içinde, evrendeki bütün olup bitenler gibi insanların inanç ve amel hayatındaki gelişme ve değişmeleri de ontolojik bakımdan Allah’ın kuşatıcı iradesine bağlar ve bunu doğru bir tanrı akîdesinin gereği sayar. Buna göre müminin imanı da kâfirin inkârı da O’nun mutlak iradesi ve kanunları çerçevesinde oluşmaktadır; bunları Allah’ın kudret ve iradesinin dışında görmek, bazı şeylerin O’nun hâkimiyet ve tasarruf alanı dışında olup bittiği gibi yanlış bir sonuca ve kusurlu bir tanrı anlayışına götürür. Bununla birlikte Allah, yine kendi iradesi ve yaratmasıyla evrende sadece insanı akıl, irade gibi hakkı bâtıldan ayırma yetenekleriyle donatmıştır. Buna rağmen insan, müşrik Araplar gibi, içinde doğup büyüdüğü psikolojik ve sosyal şartların doğal tesirlerini aşamaz, insanî yeteneklerini kullanarak gerçeğin ve iyinin arayışı içinde olmaz, aksine bâtılda ısrar ederse, böylelerinin gözleri ve gönülleri iyice kararır. Allah’ın böylelerini zorla hakikate sevketmesi mümkünse de (meselâ bk. En‘âm 6/35, 107, 112, 137) bu durum, O’nun koymuş olduğu görev, sorumluluk ve ceza-mükâfat düzeniyle uyuşmaz. Bu yüzden bir âyette “Gerçek, rabbinizden gelendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin” (Kehf 18/29) buyurulur.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 455-456

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

En'âm 6/35 · tefsir atıfı

وَاِنْ كَانَ كَبُرَ عَلَیْكَ اِعْرَاضُهُمْ فَاِنِ اسْتَطَعْتَ اَنْ تَبْتَغِیَ نَفَقًا فِی الْاَرْضِ اَوْ سُلَّمًا فِی السَّمَٓاءِ فَتَاْتِیَهُمْ بِاٰیَةٍؕ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَجَمَعَهُمْ عَلَى الْهُدٰى فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْجَاهِلٖینَ

Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; bir delik açıp yerin dibine inerek, yahut bir merdiven kurup göğe çıkarak onlara bir mucize getirmeye gücün yetiyorsa durma, yap! Eğer Allah dileseydi elbette onları hidayet üzere toplardı. O halde sakın cahillerden olma.

En'âm 6/107 · tefsir atıfı

وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَٓا اَشْرَكُواؕ وَمَا جَعَلْنَاكَ عَلَیْهِمْ حَفٖیظًاۚ وَمَٓا اَنْتَ عَلَیْهِمْ بِوَكٖیلٍ

Allah dileseydi ortak koşmazlardı. Biz seni onların başına bir bekçi yapmadık. Sen onlara vekil (onlardan sorumlu) da değilsin.

En'âm 6/112 · tefsir atıfı

وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا لِكُلِّ نَبِیٍّ عَدُوًّا شَیَاطٖینَ الْاِنْسِ وَالْجِنِّ یُوحٖی بَعْضُهُمْ اِلٰى بَعْضٍ زُخْرُفَ الْقَوْلِ غُرُورًاؕ وَلَوْ شَٓاءَ رَبُّكَ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا یَفْتَرُونَ

İşte böylece biz her Peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. O halde onları iftiralarıyla baş başa bırak.

En'âm 6/137 · tefsir atıfı

وَكَذٰلِكَ زَیَّنَ لِكَثٖیرٍ مِنَ الْمُشْرِكٖینَ قَتْلَ اَوْلَادِهِمْ شُرَكَٓاؤُ࣑هُمْ لِیُرْدُوهُمْ وَلِیَلْبِسُوا عَلَیْهِمْ دٖینَهُمْؕ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ مَا فَعَلُوهُ فَذَرْهُمْ وَمَا یَفْتَرُونَ

Yine bunun gibi, Allah'a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güzel gösterdi ki; onları helake sürüklesinler ve dinlerini karıştırıp onları yanıltsınlar. Eğer Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. Artık sen onları uydurdukları ile baş başa bırak.

Kehf 18/29 · tefsir atıfı

وَقُلِ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكُمْ فَمَنْ شَٓاءَ فَلْیُؤْمِنْ وَمَنْ شَٓاءَ فَلْیَكْفُرْۙ اِنَّٓا اَعْتَدْنَا لِلظَّالِمٖینَ نَارًاۙ اَحَاطَ بِهِمْ سُرَادِقُهَاؕ وَاِنْ یَسْتَغٖیثُوا یُغَاثُوا بِمَٓاءٍ كَالْمُهْلِ یَشْوِی الْوُجُوهَؕ بِئْسَ الشَّرَابُؕ وَسَٓاءَتْ مُرْتَفَقًا

De ki: "Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin." Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir.

Ra'd 13/31 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَوْ اَنَّ قُرْاٰنًا سُیِّرَتْ بِهِ الْجِبَالُ اَوْ قُطِّعَتْ بِهِ الْاَرْضُ اَوْ كُلِّمَ بِهِ الْمَوْتٰىؕ بَلْ لِلّٰهِ الْاَمْرُ جَمٖیعًاؕ اَفَلَمْ یَایْــَٔسِ الَّذٖینَ اٰمَنُٓوا اَنْ لَوْ یَشَٓاءُ اللّٰهُ لَهَدَى النَّاسَ جَمٖیعًاؕ وَلَا یَزَالُ الَّذٖینَ كَفَرُوا تُصٖیبُهُمْ بِمَا صَنَعُوا قَارِعَةٌ اَوْ تَحُلُّ قَرٖیبًا مِنْ دَارِهِمْ حَتّٰى یَاْتِیَ وَعْدُ اللّٰهِؕ اِنَّ اللّٰهَ لَا یُخْلِفُ الْمٖیعَادَࣖ

Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir Kur'an olacak olsaydı (o yine bu kitap olurdu). Fakat bütün emir yalnız Allah'ındır. İman edenler anlamadılar mı ki, Allah dileseydi bütün insanları doğru yola eriştirirdi. Allah'ın sözü yerine gelinceye kadar, inkâr edenlere yaptıkları işler sebebiyle devamlı olarak, ya büyük bir felaket gelecek veya o felaket yurtlarının yakınına inecektir. Şüphesiz Allah verdiği sözden dönmez.

Kamer 54/1 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ

Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?