اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِی الْمُحْسِنٖینَ
Diyanet meali
Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
Kelime meali
Diyanet bu metni 114-122 âyetleri için birlikte vermiştir.
Mûsâ ve Hârûn’un peygamberliklerinin, ataları İbrâhim ve İshak’tan kalan bir miras değil, Allah Teâlâ’nın onlara bir lutfu olduğu bildirilmektedir.
“Büyük sıkıntı”dan maksat, Şevkânî’nin ifadesiyle (IV, 467) Firavun yönetiminin, Mısır’da yaşayan İsrâiloğulları’na köle muamelesi uygulaması, bu muameleden dolayı çektikleri maddî ve mânevî sıkıntılardır (bilgi için bk. A‘râf 7/104-105). “Açık seçik anlaşılabilen kitap” ise Tevrat’tır. Bu âyetlerde İsrâiloğulları’nın Hz. Mûsâ önderliğinde Mısır’dan ayrılıp Sina yarımadasına geçmeleri ve Tevrat’ın indirilmesi konusunda kısaca bilgi verilmekte, Allah’ın Mûsâ ve Hârûn ile İsrâil kavmine büyük lutufları hatırlatılmaktadır (ayrıntılı bilgi için bk. Bakara 2/49-93; A‘râf 7/103-156).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 548
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Sâffât 37/114 · aynı tefsir grubu
وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلٰى مُوسٰى وَهٰرُونَۚ
Andolsun, biz Mûsâ'ya ve Hârûn'a da lütufta bulunduk.
Sâffât 37/115 · aynı tefsir grubu
وَنَجَّیْنَاهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ الْكَرْبِ الْعَظٖیمِۚ
Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Sâffât 37/116 · aynı tefsir grubu
وَنَصَرْنَاهُمْ فَكَانُوا هُمُ الْغَالِبٖینَۚ
Onlara yardım ettik de onlar galip gelenler oldular.
Sâffât 37/117 · aynı tefsir grubu
وَاٰتَیْنَاهُمَا الْكِتَابَ الْمُسْتَبٖینَۚ
Biz onlara (hükümlerimizi) açıklayan Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik.
Sâffât 37/118 · aynı tefsir grubu
وَهَدَیْنَاهُمَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقٖیمَۚ
Onları doğru yola ilettik.
Sâffât 37/119 · aynı tefsir grubu
وَتَرَكْنَا عَلَیْهِمَا فِی الْاٰخِرٖینَ
Sonradan gelenler arasında onlara güzel birer ad bıraktık.
Sâffât 37/122 · aynı tefsir grubu
اِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنٖینَ
Çünkü onlar mü'min kullarımızdan idiler.
A'râf 7/104 · tefsir atıfı
وَقَالَ مُوسٰى یَا فِرْعَوْنُ اِنّٖی رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَمٖینَۚ
Mûsâ dedi ki: "Ey Firavun! Şüphesiz ki ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."
A'râf 7/105 · tefsir atıfı
حَقٖیقٌ عَلٰٓى اَنْ لَٓا اَقُولَ عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّؕ قَدْ جِئْتُكُمْ بِبَیِّنَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَرْسِلْ مَعِیَ بَنٖٓی اِسْرَٓایٖٔلَؕ
Bana, Allah'a karşı sadece gerçeği söylemem yaraşır. Ben size Rabbinizden açık bir delil (mucize) getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder.
Bakara 2/49 · tefsir atıfı
وَاِذْ نَجَّیْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ یَسُومُونَكُمْ سُٓوءَ الْعَذَابِ یُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَیَسْتَحْیُونَ نِسَٓاءَكُمْؕ وَفٖی ذٰلِكُمْ بَلَٓاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظٖیمٌ
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı.
A'râf 7/103 · tefsir atıfı
ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسٰى بِاٰیَاتِنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا࣑ئِهٖ فَظَلَمُوا بِهَاۚ فَانْظُرْ كَیْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِدٖینَ
Sonra onların ardından Mûsâ'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkar ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.