Kur’an çalışması
26

Şuarâ

الشُّعَرَاءِ

227 âyet iniş 47 cüz 19 sayfa 367

Önceki Sonraki
← Önceki Şuarâ 13 sayfa 367 · Diyanet tefsir grubu 12-14 Sonraki →

وَیَضٖیقُ صَدْرٖی وَلَا یَنْطَلِقُ لِسَانٖی فَاَرْسِلْ اِلٰى هٰرُونَ

Diyanet meali

"Göğsüm daralır. Akıcı konuşamam. Onun için, Hârûn'a da peygamberlik ver (ve onu bana yardımcı yap)."

Kelime meali

وَیَضٖیقُ Ve daralıyor
صَدْرٖی Göğsüm
وَلَا یَنْطَلِقُ Dönmüyor
لِسَانٖی Dilim
فَاَرْسِلْ Bu sebeple peygam- berlik ver
اِلٰى هٰرُونَ Harun’a

Diyanet bu metni 12-14 âyetleri için birlikte vermiştir.

Çoğu zaman insanlar peygamberleri yalancılıkla itham etmişlerdir. Hz. Mûsâ böyle bir durumla karşılaşmaktan endişe ettiği için moralinin bozulacağını, bunun da dilinin dolaşmasına sebep olacağını (krş. Tâhâ 20/27), dolayısıyla peygamberlik görevini yerine getirirken rahat konuşamayacağını Allah Teâlâ’ya arzetmiş; ya kendisine yardımcı olmak veya tek başına Firavun’a elçi olarak gitmek üzere kardeşi Hârûn’un görevlendirilmesini niyaz etmiştir. Ayrıca İsrâiloğulları’ndan biriyle kavga eden bir Kıptî’yi öldürmüş olmasından dolayı kendisinin de öldürülmekten korkması böyle bir talepte bulunmasına sebep olmuştur (bu konuda bilgi için ayrıca bk. Kasas 28/15).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 149-150

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Şuarâ 26/12 · aynı tefsir grubu

قَالَ رَبِّ اِنّٖٓی اَخَافُ اَنْ یُكَذِّبُونِؕ

Mûsâ şöyle dedi: "Ey Rabbim! Muhakkak ki ben, beni yalanlamalarından korkuyorum."

Şuarâ 26/14 · aynı tefsir grubu

وَلَهُمْ عَلَیَّ ذَنْبٌ فَاَخَافُ اَنْ یَقْتُلُونِۚ

"Bir de onlara karşı ben suçlu durumundayım. Bu yüzden onların beni öldürmelerinden korkarım."

Tâhâ 20/27 · tefsir atıfı

وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِنْ لِسَانٖیۙ

"Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar."

Kasas 28/15 · tefsir atıfı

وَدَخَلَ الْمَدٖینَةَ عَلٰى حٖینِ غَفْلَةٍ مِنْ اَهْلِهَا فَوَجَدَ فٖیهَا رَجُلَیْنِ یَقْتَتِلَانِؗ هٰذَا مِنْ شٖیعَتِهٖ وَهٰذَا مِنْ عَدُوِّهٖۚ فَاسْتَغَاثَهُ الَّذٖی مِنْ شٖیعَتِهٖ عَلَى الَّذٖی مِنْ عَدُوِّهٖۙ فَوَكَزَهُ مُوسٰى فَقَضٰى عَلَیْهِؗ قَالَ هٰذَا مِنْ عَمَلِ الشَّیْطَانِؕ اِنَّهُ عَدُوٌّ مُضِلٌّ مُبٖینٌ

Mûsâ halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Mûsâ da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Mûsâ, "Bu şeytanın işidir. O gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır" dedi.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?