ثُمَّ دَمَّرْنَا الْاٰخَرٖینَ
Diyanet meali
Sonra da diğerlerini yok ettik.
Kelime meali
Diyanet bu metni 133-136 âyetleri için birlikte vermiştir.
Lût aleyhisselâm, Hz. İbrâhim’in yeğeni olup Ölüdeniz kıyısındaki Sodom ve Gomore’de (Ammûre) peygamber olarak görevlendirilmiştir. Halkı, onun uyarılarına rağmen sapkın inanç ve yaşayışlarından vazgeçmeyince büyük bir felâketle yok edilmişlerdir (bk. A‘râf 7/80-84; Hûd 11/77-83; Hicr 15/58-77).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 551
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Sâffât 37/133 · aynı tefsir grubu
وَاِنَّ لُوطًا لَمِنَ الْمُرْسَلٖینَؕ
Şüphesiz Lût da peygamberlerdendi.
Sâffât 37/134 · aynı tefsir grubu
اِذْ نَجَّیْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اَجْمَعٖینَۙ
Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kâfir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
Sâffât 37/135 · aynı tefsir grubu
اِلَّا عَجُوزًا فِی الْغَابِرٖینَ
Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kâfir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.
A'râf 7/80 · tefsir atıfı
وَلُوطًا اِذْ قَالَ لِقَوْمِهٖٓ اَتَاْتُونَ الْفَاحِشَةَ مَا سَبَقَكُمْ بِهَا مِنْ اَحَدٍ مِنَ الْعَالَمٖینَ
Lût'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce âlemlerden hiçbir kimsenin yapmadığı çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
A'râf 7/81 · tefsir atıfı
اِنَّكُمْ لَتَاْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَٓاءِؕ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ
"Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz."
A'râf 7/82 · tefsir atıfı
وَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهٖٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُوهُمْ مِنْ قَرْیَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ یَتَطَهَّرُونَ
Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tutan insanlar!..." demek oldu.
A'râf 7/83 · tefsir atıfı
فَاَنْجَیْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُؗ كَانَتْ مِنَ الْغَابِرٖینَ
Bunun üzerine biz de onu ve karısı dışında aile fertlerini kurtardık. Karısı ise azab içinde kalanlardan oldu.
A'râf 7/84 · tefsir atıfı
وَاَمْطَرْنَا عَلَیْهِمْ مَطَرًاؕ فَانْظُرْ كَیْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُجْرِمٖینَࣖ
Onların üstüne bir azap yağmuru yağdırdık." Bak, suçluların akıbeti nasıl oldu.
Hûd 11/77 · tefsir atıfı
وَلَمَّا جَٓاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سٖٓیءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالَ هٰذَا یَوْمٌ عَصٖیبٌ
Elçilerimiz Lût'a gelince onların yüzünden üzüldü, göğsü daraldı ve "Bu çok zor bir gün" dedi.
Hûd 11/78 · tefsir atıfı
وَجَٓاءَهُ قَوْمُهُ یُهْرَعُونَ اِلَیْهِ وَمِنْ قَبْلُ كَانُوا یَعْمَلُونَ السَّیِّــَٔاتِؕ قَالَ یَا قَوْمِ هٰٓؤُ࣑لَٓاءِ بَنَاتٖی هُنَّ اَطْهَرُ لَكُمْ فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَلَا تُخْزُونِ فٖی ضَیْفٖیؕ اَلَیْسَ مِنْكُمْ رَجُلٌ رَشٖیدٌ
Kavmi, (konuklarıyla çirkin ilişkide bulunmak üzere) ona doğru koşa koşa geldiler. Zaten onlar önceden de bu tür çirkin işleri yapıyorlardı. Lût dedi ki: "Ey Kavmim! İşte kızlarım. Onlar(la nikahlanmanız) sizin için daha temizdir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve konuklarıma karşı beni rezil etmeyin. İçinizde hiç aklı başında bir adam yok mu?"
Hûd 11/79 · tefsir atıfı
قَالُوا لَقَدْ عَلِمْتَ مَا لَنَا فٖی بَنَاتِكَ مِنْ حَقٍّۚ وَاِنَّكَ لَتَعْلَمُ مَا نُرٖیدُ
Onlar, "İyi biliyorsun ki kızlarında bizim gözümüz yok. Sen bizim ne istediğimizi çok iyi biliyorsun" dediler.
Hûd 11/80 · tefsir atıfı
قَالَ لَوْ اَنَّ لٖی بِكُمْ قُوَّةً اَوْ اٰوٖٓی اِلٰى رُكْنٍ شَدٖیدٍ
(Lût da:) "Keşke size karşı (koyacak) bir gücüm olsaydı, ya da sağlam bir desteğe dayanabilseydim" dedi.
Hûd 11/81 · tefsir atıfı
قَالُوا یَا لُوطُ اِنَّا رُسُلُ رَبِّكَ لَنْ یَصِلُٓوا اِلَیْكَ فَاَسْرِ بِاَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ الَّیْلِ وَلَا یَلْتَفِتْ مِنْكُمْ اَحَدٌ اِلَّا امْرَاَتَكَؕ اِنَّهُ مُصٖیبُهَا مَٓا اَصَابَهُمْؕ اِنَّ مَوْعِدَهُمُ الصُّبْحُؕ اَلَیْسَ الصُّبْحُ بِقَرٖیبٍ
Konukları şöyle dedi: "Ey Lût! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin bir vakitte aileni al götür. İçinizden kimse ardına bakmasın. Ancak karın müstesna. (Onu bırak.) Çünkü onların (kavminin) başına gelecek olan azap, onun başına da gelecektir. Onların azabla buluşma zamanı sabahtır. Sabah yakın değil midir?!"
Hûd 11/82 · tefsir atıfı
فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا جَعَلْنَا عَالِیَهَا سَافِلَهَا وَاَمْطَرْنَا عَلَیْهَا حِجَارَةً مِنْ سِجّٖیلٍۙ مَنْضُودٍۙ
(Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Hûd 11/83 · tefsir atıfı
مُسَوَّمَةً عِنْدَ رَبِّكَؕ وَمَا هِیَ مِنَ الظَّالِمٖینَ بِبَعٖیدٍࣖ
(Azap) emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerine de Rabbinin katında işaretlenmiş pişirilmiş balçıktan taşlar yağdırdık. Bunlar zalimlerden uzak değildir.
Hicr 15/58 · tefsir atıfı
قَالُٓوا اِنَّٓا اُرْسِلْنَٓا اِلٰى قَوْمٍ مُجْرِمٖینَۙ
Şöyle dediler: "Şüphesiz biz suçlu bir millete gönderildik.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.