Kur’an çalışması
16

Nahl

النَّحْلِ

128 âyet iniş 70 cüz 14 sayfa 267

Önceki Sonraki
← Önceki Nahl 14 sayfa 268 · Diyanet tefsir grubu 14-16 Sonraki →

وَهُوَ الَّذٖی سَخَّرَ الْبَحْرَ لِتَاْكُلُوا مِنْهُ لَحْمًا طَرِیًّا وَتَسْتَخْرِجُوا مِنْهُ حِلْیَةً تَلْبَسُونَهَاۚ وَتَرَى الْفُلْكَ مَوَاخِرَ فٖیهِ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِهٖ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Diyanet meali

O, taze et yemeniz ve takınacağınız süs eşyası çıkarmanız için denizi sizin hizmetinize verendir. Gemilerin orada suyu yara yara gittiğini görürsün. (Bütün bunlar) onun lütfundan nasip aramanız ve şükretmeniz içindir.

Kelime meali

وَهُوَ O
الَّذٖی Öyle Zât’tır ki
سَخَّرَ Boyun eğdir- miştir
الْبَحْرَ Denize
لِتَاْكُلُوا Yemeniz için
مِنْهُ Ondan
لَحْمًا Et
طَرِیًّا Taze
وَتَسْتَخْرِجُوا Ve çıkarmanız için
مِنْهُ Denizden
حِلْیَةً Süs
تَلْبَسُونَهَا Onları takınacaksınız
وَتَرَى Ve görürsün
الْفُلْكَ Gemileri
مَوَاخِرَ Yara yara gider olduğu halde
فٖیهِ Denizde
وَلِتَبْتَغُوا Ve istemeniz için
مِنْ فَضْلِهٖ Allah’ın lütfundan
وَلَعَلَّكُمْ Ve ta ki siz
تَشْكُرُونَ Şükredesiniz

Diyanet bu metni 14-16 âyetleri için birlikte vermiştir.

Şimdi de sıra, insanı kuşatan tabii ortamın bir bölümü olarak deniz ve kara parçasına gelmiştir. Âyette denizin insanla ilgili başlıca üç özelliği söz konusu edilmektedir:

a) Deniz önce bir besin kaynağıdır,

b) Denizden mücevher elde edilir,

c) Nihayet deniz taşımacılık açısından da büyük önem taşır. Bunlar denizin maddî faydalarıdır; ama âyette denizin sadece bunlar için değil, ayrıca insanlar, onu yaratan ve nimetlerle donatan Allah’ı tanıyıp O’na şükretsinler ve böylece denizi mânevî bakımdan da bir nimet olarak değerlendirsinler diye onların hizmetine verildiğine dikkat çekilmektedir. Şu halde 10-11. âyetlerde ifade buyurulduğu üzere, tatlı yağmur suyunu türlü ürünleriyle insanlara ve genel olarak tabiata bahşeden yüce kudret, tuzlu deniz suyunu da nimetlerle donatarak yararlı kılmıştır; bu da O’nun derin hikmetinin anlamlı tecellilerinden biridir.

Eski tefsirlerde “O (Allah), sizi sarsmaması için yere sağlam dağlar yerleştirdi” ifadesi açıklanırken, dünyanın önce dümdüz ve üzerinde ikamet edilemeyecek kadar hareketli olduğu, daha sonra Allah’ın emriyle dağların yerleştirilmesi sayesinde yerin istikrarlı bir hale getirildiği ifade edilir. Gerek bu âyette gerekse Nebe’ sûresindeki (78/7) dağların birer kazık veya destek yapıldığını ifade eden âyette yer kabuğunun sertleşme sürecine değinildiği; yani yer kabuğunun, yer altındaki mağma ve gaz tabakalarının üzerini kapatıp dışa püskürmesini büyük ölçüde önleyecek bir yapı kazanmasıyla dünyanın üzerinde yaşanabilir hale gelişine işaret bulunduğu yönünde Muhammed Esed’in ileri sürdüğü görüş (II, 531-532) bizce de mâkul görünmektedir. Özellikle yeryüzünün dağlık kısımlarında zemin sağlam olduğu için, yapıların depremlerde daha az hasar görmesine karşılık vadilerin ve ovaların nisbeten riskli olduğu da bilinmektedir. Bilinen bir diğer husus da dağların yer hareketlerinde denge ve düzeni sağlama (balans) işlevinin bulunduğudur.

“Daha nice işaretler koydu” ifadesinden yeryüzünün, o dönem insan­larının henüz bilmedikleri, zamanla fizikî coğrafya, jeoloji, biyoloji gibi bilimlerin gelişmesiyle keşfedilecek olan daha başka sırlar taşıdığına işaret edilmektedir.

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Nahl 16/15 · aynı tefsir grubu

وَاَلْقٰى فِی الْاَرْضِ رَوَاسِیَ اَنْ تَمٖیدَ بِكُمْ وَاَنْهَارًا وَسُبُلًا لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَۙ

Sizi sarsmamasi için yeryüzünde saglam daglar; yolunuzu bulmaniz için de nehirler, yollar ve nice isaretler meydana getirdi. Insanlar yildizlarla da yollarini bulurlar.

Nahl 16/16 · aynı tefsir grubu

وَعَلَامَاتٍؕ وَبِالنَّجْمِ هُمْ یَهْتَدُونَ

Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağlar; yolunuzu bulmanız için de nehirler, yollar ve nice işaretler meydana getirirdi. İnsanlar yıldızlarla da yollarını bulurlar.

Hac 22/63 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًؗ فَتُصْبِحُ الْاَرْضُ مُخْضَرَّةًؕ اِنَّ اللّٰهَ لَطٖیفٌ خَبٖیرٌۚ

Allah'ın gökten yağmur indirdiği, böylece yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmedin mi? Şüphesiz, Allah çok lütufkârdır, hakkıyla haberdardır.

Hac 22/64 · bu âyete atıf yapan tefsir

لَهُ مَا فِی السَّمٰوَاتِ وَمَا فِی الْاَرْضِؕ وَاِنَّ اللّٰهَ لَهُوَ الْغَنِیُّ الْحَمٖیدُࣖ

. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Şüphesiz ki Allah elbette zengindir, elbette övgüye layıktır.

Hac 22/65 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِی الْاَرْضِ وَالْفُلْكَ تَجْرٖی فِی الْبَحْرِ بِاَمْرِهٖؕ وَیُمْسِكُ السَّمَٓاءَ اَنْ تَقَعَ عَلَى الْاَرْضِ اِلَّا بِاِذْنِهٖؕ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُ࣒فٌ رَحٖیمٌ

Görmüyor musun ki, Allah bütün yerdekileri ve emri uyarınca denizde akıp gitmekte olan gemileri sizin hizmetinize vermiştir. İzni olmaksızın yerin üzerine düşmesin diye göğü O tutuyor. Şüphesiz ki Allah insanlara karşı çok esirgeyici, çok merhametlidir.

Hac 22/66 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَهُوَ الَّذٖٓی اَحْیَاكُمْؗ ثُمَّ یُمٖیتُكُمْ ثُمَّ یُحْیٖیكُمْؕ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَكَفُورٌ

O, size hayat veren, sonra sizi öldürecek, daha sonra da diriltecek olandır. Şüphesiz, insan çok nankördür.

Neml 27/56 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهٖٓ اِلَّٓا اَنْ قَالُٓوا اَخْرِجُٓوا اٰلَ لُوطٍ مِنْ قَرْیَتِكُمْۚ اِنَّهُمْ اُنَاسٌ یَتَطَهَّرُونَ

Bunun üzerine kavminin cevabı ancak şöyle demek oldu: "Lût'un ailesini memleketinizden çıkarın. Çünkü Onlar temiz kalmak isteyen insanlarmış(!)"

Neml 27/57 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَاَنْجَیْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُؗ قَدَّرْنَاهَا مِنَ الْغَابِرٖینَ

Biz de onu ve ailesini kurtardık. Ancak karısı başka. Onun geride kalıp helak olmasını takdir ettik.

Neml 27/58 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاَمْطَرْنَا عَلَیْهِمْ مَطَرًاۚ فَسَٓاءَ مَطَرُ الْمُنْذَرٖینَࣖ

Onların üzerine bir yağmur (gibi taş) yağdırdık. (Başlarına gelecekler konusunda) uyarılanların yağmuru ne kötüydü!

Neml 27/59 · bu âyete atıf yapan tefsir

قُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِ وَسَلَامٌ عَلٰى عِبَادِهِ الَّذٖینَ اصْطَفٰىؕ آٰللّٰهُ خَیْرٌ اَمَّا یُشْرِكُونَؕ

(Ey Muhammed!) De ki: "Hamd Allah'a mahsustur. Selam O'nun seçtiği kullarına." Allah mı daha hayırlıdır yoksa onların ortak koştukları mı?

Neml 27/60 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَمَّنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ وَاَنْزَلَ لَكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءًۚ فَاَنْبَتْنَا بِهٖ حَدَٓائِقَ ذَاتَ بَهْجَةٍۚ مَا كَانَ لَكُمْ اَنْ تُنْبِتُوا شَجَرَهَاؕ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِؕ بَلْ هُمْ قَوْمٌ یَعْدِلُونَؕ

Yahut gökleri ve yeri yaratan ve size gökten yağmur indirip, onunla, ağaçlarını sizin yetiştiremeyeceğiniz gönül alıcı güzel bahçeler meydana getiren mi? Allah ile birlikte başka ilah mı var!? Hayır onlar (Allah'a) eş tutan bir kavimdir.

Neml 27/61 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَمَّنْ جَعَلَ الْاَرْضَ قَرَارًا وَجَعَلَ خِلَالَهَٓا اَنْهَارًا وَجَعَلَ لَهَا رَوَاسِیَ وَجَعَلَ بَیْنَ الْبَحْرَیْنِ حَاجِزًاؕ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِؕ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا یَعْلَمُونَؕ

Yahut yeryüzünü karar kılma yeri yapan, içinde nehirler akıtan, onun için oturaklı dağlar yapan ve iki denizin arasına bir engel koyan mı? Allah ile birlikte başka bir ilah mı var!? Hayır onların çoğu bilmiyor!

Neml 27/62 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَمَّنْ یُجٖیبُ الْمُضْطَرَّ اِذَا دَعَاهُ وَیَكْشِفُ السُّٓوءَ وَیَجْعَلُكُمْ خُلَفَٓاءَ الْاَرْضِؕ ءَاِلٰهٌ مَعَ اللّٰهِؕ قَلٖیلًا مَا تَذَكَّرُونَؕ

Yahut kendisine dua ettiği zaman zorda kalmışa cevap veren ve başa gelen kötülüğü kaldıran, sizi yeryüzünün halifeleri kılan mı? Allah ile birlikte başka ilah mı var!? Ne kadar az düşünüyorsunuz!

Rûm 30/46 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَمِنْ اٰیَاتِهٖٓ اَنْ یُرْسِلَ الرِّیَاحَ مُبَشِّرَاتٍ وَلِیُذٖیقَكُمْ مِنْ رَحْمَتِهٖ وَلِتَجْرِیَ الْفُلْكُ بِاَمْرِهٖ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِهٖ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Rüzgarları, yağmurun müjdecileri olarak göndermesi, Allah'ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir. O bunu, size rahmetinden tattırmak, emriyle gemilerin yol alması, onun lütfundan rızkınızı aramanız ve şükretmeniz için yapar.

Rûm 30/47 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ رُسُلًا اِلٰى قَوْمِهِمْ فَجَٓاؤُ࣒هُمْ بِالْبَیِّنَاتِ فَانْتَقَمْنَا مِنَ الَّذٖینَ اَجْرَمُواؕ وَكَانَ حَقًّا عَلَیْنَا نَصْرُ الْمُؤْمِنٖینَ

Andolsun, senden önce biz nice peygamberleri kendi kavimlerine gönderdik. Peygamberler onlara apaçık mucizeler getirdiler. Biz de suç işleyenlerden intikam aldık. Mü'minlere yardım etmek ise üzerimizde bir haktır.

Rûm 30/48 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَللّٰهُ الَّذٖی یُرْسِلُ الرِّیَاحَ فَتُثٖیرُ سَحَابًا فَیَبْسُطُهُ فِی السَّمَٓاءِ كَیْفَ یَشَٓاءُ وَیَجْعَلُهُ كِسَفًا فَتَرَى الْوَدْقَ یَخْرُجُ مِنْ خِلَالِهٖۚ فَاِذَٓا اَصَابَ بِهٖ مَنْ یَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِهٖٓ اِذَا هُمْ یَسْتَبْشِرُونَ

Allah rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.

Rûm 30/49 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلِ اَنْ یُنَزَّلَ عَلَیْهِمْ مِنْ قَبْلِهٖ لَمُبْلِسٖینَ

Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.

Rûm 30/50 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَانْظُرْ اِلٰٓى اٰثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كَیْفَ یُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاؕ اِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْيِ الْمَوْتٰىۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖیرٌ

Allah'ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki, o ölüleri de elbette diriltecektir. O her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Rûm 30/51 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَئِنْ اَرْسَلْنَا رٖیحًا فَرَاَوْهُ مُصْفَرًّا لَظَلُّوا مِنْ بَعْدِهٖ یَكْفُرُونَ

Andolsun, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgar göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar.

Rûm 30/52 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَاِنَّكَ لَا تُسْمِـعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِـعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِرٖینَ

Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?