Kur’an çalışması
6

En'âm

الْاَنْعَامِ

165 âyet iniş 55 cüz 7 sayfa 128

Önceki Sonraki
← Önceki En'âm 141 sayfa 146 · Diyanet tefsir grubu 141-142 Sonraki →

وَهُوَ الَّذٖٓی اَنْشَاَ جَنَّاتٍ مَعْرُوشَاتٍ وَغَیْرَ مَعْرُوشَاتٍ وَالنَّخْلَ وَالزَّرْعَ مُخْتَلِفًا اُكُلُهُ وَالزَّیْتُونَ وَالرُّمَّانَ مُتَشَابِهًا وَغَیْرَ مُتَشَابِهٍؕ كُلُوا مِنْ ثَمَرِهٖٓ اِذَٓا اَثْمَرَ وَاٰتُوا حَقَّهُ یَوْمَ حَصَادِهٖؗ وَلَا تُسْرِفُواؕ اِنَّهُ لَا یُحِبُّ الْمُسْرِفٖینَۙ

Diyanet meali

O, çardaklı, çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (herbiri) birbirine benzer ve (herbiri) birbirinden farklı biçimde yaratandır. Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin. Hasat günü de hakkını (öşürünü) verin, fakat israf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez.

Kelime meali

وَهُوَ O
الَّذٖٓی O zattır ki
اَنْشَاَ Yaratmıştır
جَنَّاتٍ Bahçeleri
مَعْرُوشَاتٍ Yere yayılmış
وَغَیْرَ مَعْرُوشَاتٍ Ve yere yayılmamış
وَالنَّخْلَ Hurmayı da
وَالزَّرْعَ Ve ekini de
مُخْتَلِفًا Çeşit çeşit
اُكُلُهُ Yemişi
وَالزَّیْتُونَ Ve zeytini de
وَالرُّمَّانَ Ve narı da
مُتَشَابِهًا Benzeşir
وَغَیْرَ مُتَشَابِهٍؕ Ve benzeşmez
كُلُوا مِنْ Yiyin
ثَمَرِهٖٓ اِذَٓا Onun meyvesin- den
اَثْمَرَ وَاٰتُوا Meyve verdiğinde
حَقَّهُ Ve verin
یَوْمَ Onun hakkını
حَصَادِهٖؗ وَلَا Onun hasat zamanı
تُسْرِفُواؕ Ve israf etmeyin
اِنَّهُ Muhakkak ki Allah
لَا یُحِبُّ Sevmez
الْمُسْرِفٖینَ İsraf yapanları

Diyanet bu metni 141-142 âyetleri için birlikte vermiştir.

Arapça’da cennet (çoğulu cennât) kelimesi “bahçe” anlamına gelirse de, âyetin devamındaki “ma‘rûşe” (çardaklı) kelimesi dikkate alındığında cennât kelimesini “bağlar” şeklinde tercüme etmek daha isabetli olur. Zemahşerî, “muhtelifen ükülühû” ifadesini “rengi, tadı, hacmi ve kokusu değişik” şeklinde açıklamıştır (II, 44). Yukarıdaki âyetlerde bazı Câhiliye uygulamalarının hükümsüz olduğu belirtildikten sonra burada tekrar sûrenin asıl konusu olan itikadî meselelere dönülerek yeryüzünü türlü nimetlerle bezeyen yüce Allah’ın kudretinin sınırsızlığına ve buna işaret eden delillerin zenginliğine dikkat çekilmesi yanında; müşriklerin, yukarıda değinilen telakkilerinin aksine, sahiplerinin bu tür meyve, ekin ve hayvanların ürünlerinden ve genel olarak Allah’ın insanlar için yarattığı rızıklardan istifade etmenin temelde mubah olduğu, bu sebeple onlardan öncelikle kendilerinin yemeleri veya kullanmalarında bir sakınca bulunmadığı; bunun yanında, başkalarının da bu ürünlerde zekât, sadaka, nafaka, komşu hakkı gibi hakları olduğu belirtilmekte ve bu hakkın ödenmesi emredilmektedir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 479

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

En'âm 6/142 · aynı tefsir grubu

وَمِنَ الْاَنْعَامِ حَمُولَةً وَفَرْشًاؕ كُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّیْطَانِؕ اِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُبٖینٌۙ

Yine O, hayvanlardan da irili ufaklı var edendir. Allah'ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?