Kur’an çalışması
3

Âl-i İmrân

اٰلِ عِمْرٰنَ

200 âyet iniş 89 cüz 3 sayfa 50

Önceki Sonraki
← Önceki Âl-i İmrân 148 sayfa 68 · Diyanet tefsir grubu 147-148 Sonraki →

فَاٰتٰیهُمُ اللّٰهُ ثَوَابَ الدُّنْیَا وَحُسْنَ ثَوَابِ الْاٰخِرَةِؕ وَاللّٰهُ یُحِبُّ الْمُحْسِنٖینَࣖ

Diyanet meali

Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükafatını verdi. Allah güzel davrananları sever.

Kelime meali

فَاٰتٰیهُمُ Sonuç olarak onlara verdi
اللّٰهُ Allah
ثَوَابَ الدُّنْیَا Dünya mükafatını
وَحُسْنَ ثَوَابِ الْاٰخِرَةِؕ Ve de ahiret mükafatının güzelliğini
وَاللّٰهُ Allah
یُحِبُّ Sever
الْمُحْسِنٖینَࣖ Muhsinleri

Diyanet bu metni 147-148 âyetleri için birlikte vermiştir.

Bu âyetlerde de yine Uhud Savaşı’nda “Abdullah b. Übey’e gidelim de müşriklerin başkanı Ebû Süfyân’dan bizim için eman dilesin” diyen müslüman veya münafıklara bir târiz ve bir sitem vardır. Çünkü bunlar bu sıkıntılı anda böyle söylerken geçmiş peygamberlerin yanında bulunan Allah erleri başlarına gelenlerin bir hikmeti bulunduğunu veya kendilerinde var olan bir kusurdan, bir hatadan yahut aldıkları emri ve görevi gerektiği gibi yerine getiremediklerinden dolayı cezalandırıldıklarını düşünerek, “Rabbimiz günahlarımızdan ve işimizdeki taşkınlığımızdan ötürü bizi bağışla!” diye dua etmişler, sonra da kâfirlere karşı yüce Allah’tan sabır ve zafer dilemişlerdi. 148. âyetten anlaşıldığına göre yüce Allah da onların bu samimi dileklerini kabul buyurmuş, onlara dünya mükâfatı olarak zafer ve ganimet nasip ederken, âhiret sevabının da güzelini vermiştir. “Allah işini güzel yapanları sever” cümlesi, o Allah erlerinin işlerini güzel yapan kimseler olduklarını, bu sebeple Allah’ın sevgi ve rızâsını kazandıklarını ifade eder.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 686-687

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Âl-i İmrân 3/147 · aynı tefsir grubu

وَمَا كَانَ قَوْلَهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا فٖٓی اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرٖینَ

Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kâfir topluma karşı bize yardım et" demekten ibaretti.

Nahl 16/90 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّ اللّٰهَ یَاْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْاِحْسَانِ وَاٖیتَٓائِ ذِی الْقُرْبٰى وَیَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْیِۚ یَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?