Kur’an çalışması
7

A'râf

الْاَعْرَافِ

206 âyet iniş 39 cüz 8 sayfa 151

Önceki Sonraki
← Önceki A'râf 148 sayfa 168 · Diyanet tefsir grubu 148 Sonraki →

وَاتَّخَذَ قَوْمُ مُوسٰى مِنْ بَعْدِهٖ مِنْ حُلِیِّهِمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌؕ اَلَمْ یَرَوْا اَنَّهُ لَا یُكَلِّمُهُمْ وَلَا یَهْدٖیهِمْ سَبٖیلًاۘ اِتَّخَذُوهُ وَكَانُوا ظَالِمٖینَ

Diyanet meali

Mûsâ'nın kavmi onun (Tur'a gitmesinin) ardından, ziynet eşyalarından, böğürmesi olan bir buzağı heykeli (yaparak ilah) edindiler. Onun kendileriyle konuşmadığını ve onlara hiçbir yol göstermediğini görmediler mi? (Böyle iken) onu (ilah) edindiler de zalim kimseler oldular.

Kelime meali

وَاتَّخَذَ Ve edindi
قَوْمُ مُوسٰى Musa’nın kavmi
مِنْ بَعْدِهٖ Ondan sonra
مِنْ حُلِیِّهِمْ Ziynet takılarından
عِجْلًا Bir buzağı
جَسَدًا Bir heykel
لَهُ Onun için vardır
خُوَارٌؕ Böğürme
اَلَمْ یَرَوْا Onlar gör- mediler mi?
اَنَّهُ Muhak- kak ki o
لَا یُكَلِّمُهُمْ Onlarla konuşmuyor
وَلَا یَهْدٖیهِمْ Onlara göstermiyor da
سَبٖیلًا Yol
اِتَّخَذُوهُ Onu edindiler
وَكَانُوا Ve oldular
ظَالِمٖینَ Zalimler

İsrâiloğulları daha önce Hz. Mûsâ’dan, tapmaları için kendilerine bir put yapmasını istemişler, bu yüzden Mûsâ onları şiddetle eleştirmiş ve uyarmıştı. Bu defa da, Mûsâ’nın kırk gün süren Tûr’da bulunuşu sırasında, Hz. Hârûn’un ısrarla karşı koymasına rağmen, böğürme şeklinde sesler de çıkarabilen bir buzağı heykelini tanrı edinerek ona tapmaya başladılar. Bugünkü Tevrat’ta bu buzağı heykelini yapanın Hârûn olduğu ileri sürülür. Tevrat’a göre, Mûsâ’nın gecikmesi üzerine kavmi Hârûn’un yanında toplanarak ondan kendileri için bir tanrı yapmasını istemişler; o da herkesin elindeki altın küpeleri getirterek bunlardan bir buzağı heykeli yapmıştır (Çıkış, 32/1-2). Bir peygamberin, put yaparak şirk inancına hizmet ettiğini ileri süren böyle bir iddia büyük bir iftira olup Tevrat’taki bu ifadelerin bir tahrif eseri olduğunda kuşku yoktur. Nitekim Kur’an-ı Kerîm, altın buzağıyı yapanın Sâmirî adında biri olduğunu açıkça bildirerek Hârûn aleyhisselâmı böyle bir bühtandan kurtarmıştır (Tâhâ 20/85-97).

Söz konusu altın buzağı heykelini Sâmirî denilen bir kuyumcu icat ettiği halde, İsrâiloğulları da bunu istedikleri, hatta belki de –Tevrat’taki bilgilere göre– onun malzemesini kendileri temin ettikleri için âyette bu suç hepsine nisbet edilmiştir. Bir rivayete göre Hz. Mûsâ Tûr’a giderken, kavmine otuz gün sonra döneceğini söylemiş; ancak on gün daha orada kalması gerekince, itibarlı bir kişi olan Sâmirî, yanında Mısırlılar’dan kalma bir buzağı heykeli bulunduğunu bildirerek halktan ona tapmalarını istemiş; onlar da bunu kabul etmişlerdir. Yüce Allah, “Görmediler mi ki o (buzağı heykeli), onlarla ne konuşuyor ne de onlara yol gösteriyor!” buyurarak böyle bir nesneyi tanrı sayıp ona tapmalarının ahmakça bir tutum olduğuna işaret etmiştir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 594-595

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Tâhâ 20/85 · tefsir atıfı

قَالَ فَاِنَّا قَدْ فَتَنَّا قَوْمَكَ مِنْ بَعْدِكَ وَاَضَلَّهُمُ السَّامِرِیُّ

Allah, "Şüphesiz, biz senden sonra halkını sınadık; Sâmirî onları saptırdı" dedi.

Bakara 2/92 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَقَدْ جَٓاءَكُمْ مُوسٰى بِالْبَیِّنَاتِ ثُمَّ اتَّخَذْتُمُ الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِهٖ وَاَنْتُمْ ظَالِمُونَ

Andolsun, Mûsâ size açık mucizeler getirmişti de, arkasından sizler nefislerinize zulüm ederek buzağıyı ilah edinmiştiniz.

Tâhâ 20/83 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَمَٓا اَعْجَلَكَ عَنْ قَوْمِكَ یَا مُوسٰى

(Mûsâ Tûr'a varınca): "Seni, acele ile kavminden uzaklaştıran nedir, ey Mûsâ?" (dedik.)

Tâhâ 20/84 · bu âyete atıf yapan tefsir

قَالَ هُمْ اُو࣑لَٓاءِ عَلٰٓى اَثَرٖی وَعَجِلْتُ اِلَیْكَ رَبِّ لِتَرْضٰى

Mûsâ şöyle dedi: "Onlar, işte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Sen hoşnut olasın diye, acele ederek sana geldim."

Tâhâ 20/86 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَرَجَعَ مُوسٰٓى اِلٰى قَوْمِهٖ غَضْبَانَ اَسِفًاۚ قَالَ یَا قَوْمِ اَلَمْ یَعِدْكُمْ رَبُّكُمْ وَعْدًا حَسَنًاؕ اَفَطَالَ عَلَیْكُمُ الْعَهْدُ اَمْ اَرَدْتُمْ اَنْ یَحِلَّ عَلَیْكُمْ غَضَبٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَخْلَفْتُمْ مَوْعِدٖی

Bunun üzerine Mûsâ öfke dolu ve üzgün bir halde halkına döndü. "Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?" dedi.

Tâhâ 20/87 · bu âyete atıf yapan tefsir

قَالُوا مَٓا اَخْلَفْنَا مَوْعِدَكَ بِمَلْكِنَا وَلٰكِنَّا حُمِّلْنَٓا اَوْزَارًا مِنْ زٖینَةِ الْقَوْمِ فَقَذَفْنَاهَا فَكَذٰلِكَ اَلْقَى السَّامِرِیُّۙ

Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte onları ateşe attık. Samirî de aynı şekilde attı."

Tâhâ 20/88 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَاَخْرَجَ لَهُمْ عِجْلًا جَسَدًا لَهُ خُوَارٌ فَقَالُوا هٰذَٓا اِلٰهُكُمْ وَاِلٰهُ مُوسٰى فَنَسِیَؕ

Böylece (Samirî) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Samirî ve adamları) "Bu sizin de ilahınızdır, Mûsâ'nın da ilahıdır. Öyle iken Mûsâ, (İlahını burada) unuttu (da onu Tûr'da aramaya gitti)" dediler.

Tâhâ 20/89 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَفَلَا یَرَوْنَ اَلَّا یَرْجِعُ اِلَیْهِمْ قَوْلًاۙ وَلَا یَمْلِكُ لَهُمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًاࣖ

Onlar bu heykelin, sözlerine karşılık vermediğini, kendilerinden hiçbir zararı uzaklaştıramayacağını ve onlara hiçbir fayda sağlayamayacağını görmezler mi?

Tâhâ 20/90 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هٰرُونُ مِنْ قَبْلُ یَا قَوْمِ اِنَّمَا فُتِنْتُمْ بِهٖۚ وَاِنَّ رَبَّكُمُ الرَّحْمٰنُ فَاتَّبِعُونٖی وَاَطٖیعُٓوا اَمْرٖی

Andolsun, Hârûn onlara daha önce şöyle demişti: "Ey kavmim! Siz bununla yalnızca imtihan edildiniz. Doğrusu sizin Rabbiniz ancak Rahmân'dır. Öyleyse bana uyun ve emrime itaat edin."

Tâhâ 20/91 · bu âyete atıf yapan tefsir

قَالُوا لَنْ نَبْرَحَ عَلَیْهِ عَاكِفٖینَ حَتّٰى یَرْجِعَ اِلَیْنَا مُوسٰى

Onlar da, "Mûsâ bize dönünceye kadar buzağıya ibadet etmeye devam edeceğiz" dediler.

Tâhâ 20/92 · bu âyete atıf yapan tefsir

قَالَ یَا هٰرُونُ مَا مَنَعَكَ اِذْ رَاَیْتَهُمْ ضَلُّواۙ

Mûsâ: (Tûr'dan dönünce) şöyle dedi: "Ey Hârûn! Saptıklarını gördüğün zaman bana uymana ne engel oldu? Yoksa emrime karşı mı geldin?"

Tâhâ 20/93 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَلَّا تَتَّبِعَنِؕ اَفَعَصَیْتَ اَمْرٖی

Mûsâ: (Tûr'dan dönünce) şöyle dedi: "Ey Hârûn! Saptıklarını gördüğün zaman bana uymana ne engel oldu? Yoksa emrime karşı mı geldin?"

Tâhâ 20/94 · bu âyete atıf yapan tefsir

قَالَ یَبْنَؤُ࣑مَّ لَا تَاْخُذْ بِلِحْیَتٖی وَلَا بِرَاْسٖیۚ اِنّٖی خَشٖیتُ اَنْ تَقُولَ فَرَّقْتَ بَیْنَ بَنٖٓی اِسْرَٓایٖٔلَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْلٖی

Hârûn: "Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum" dedi.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?