Kur’an çalışması
7

A'râf

الْاَعْرَافِ

206 âyet iniş 39 cüz 8 sayfa 151

Önceki Sonraki
← Önceki A'râf 158 sayfa 170 · Diyanet tefsir grubu 158 Sonraki →

قُلْ یَٓا اَیُّهَا النَّاسُ اِنّٖی رَسُولُ اللّٰهِ اِلَیْكُمْ جَمٖیعًاࣙ الَّذٖی لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ یُحْيٖ وَیُمٖیتُࣕ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ النَّبِیِّ الْاُمِّیِّ الَّذٖی یُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَكَلِمَاتِهٖ وَاتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Diyanet meali

(Ey Muhammed!) De ki: "Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah'ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, diriltir ve öldürür. O halde Allah'a ve O'nun sözlerine inanan Resûlüne, o ümmî peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız."

Kelime meali

قُلْ De ki
یَٓا اَیُّهَا النَّاسُ Ey insanlar!
اِنّٖی Muhakkak ki ben
رَسُولُ اللّٰهِ Allah’ın Resulüyüm
اِلَیْكُمْ Size
جَمٖیعًاࣙ Hepinize
الَّذٖی Öyle Allah ki
لَهُ O’nun içindir
مُلْكُ السَّمٰوَاتِ Göklerin mülkü
وَالْاَرْضِ Ve yerin mülkü
لَٓا اِلٰهَ Hiçbir ilah yoktur
اِلَّا هُوَ Ancak O vardır
یُحْيٖ O hem diriltir
وَیُمٖیتُࣕ Hem de öldürür
فَاٰمِنُوا Artık iman edin
بِاللّٰهِ Allah’a
وَرَسُولِهِ Ve Resulü’ne
النَّبِیِّ الْاُمِّیِّ Ümmî Nebi’ye
الَّذٖی Öyle nebi ki
یُؤْمِنُ İman eder
بِاللّٰهِ Allah’a
وَكَلِمَاتِهٖ Ve O’nun kelimelerine
وَاتَّبِعُوهُ Ona tabi olun
لَعَلَّكُمْ Tâ ki siz
تَهْتَدُونَ Hidayete eresiniz

Bu âyet, Hz. Muhammed’in risâletinin, yalnız Araplar’ı değil, bütün insanları kapsadığını gösteren en kesin delillerdendir. Bu husus, Sebe’ sûresinin 28. âyetinde de benzer bir üslûpla bildirilmiştir. Âyetin Mekke’de inmiş olması, Hz. Peygamber’in daha o zaman böyle bir evrensel risâletle şereflendirilmiş olduğu hususunda bilgilendirildiğini göstermektedir. Ayrıca burada, bazı yahudilerin, “Muhammed gerçekten peygamberdir, ama sadece Araplar’ın peygamberidir; yahudilere gönderilmemiştir” diyerek onun bir millî peygamber olduğunu ileri süren iddiaları da reddedilmektedir (bk. Râzî, XV, 26). Esasen, Hz. Muhammed sadece son peygamber değil, aynı zamanda bütün peygamberler içinde, tebliğ ettiği kitapta risâletinin evrensel olduğu açıkça belirtilen tek peygamberdir; İslâmiyet de cihanşümul olduğu kesin ifadelerle bildirilen tek dindir. Her ne kadar bugün Hıristiyanlık fiilen evrensel bir din haline gelmişse de mevcut İncil metinlerinde Îsâ’nın evrensel peygamber olup olmadığı konusunda çelişkili ifadeler bulunmaktadır. Nitekim İnciller’de Hz. Mûsâ gibi Hz. Îsâ da genellikle İsrâiloğulları’na hitap eder; ayrıca Matta’da (15/24) onun “Ben İsrâil evinin kaybolmuş koyunlarından başkasına gönderilmedim” şeklinde sarih bir ifadesi bulunmaktadır. Yine Matta’da (10/5-6), havârilerini tebliğle görevlendirirken, “Milletler yoluna gitmeyin ve Sâmirîyeliler’in şehirlerinden hiçbirine girmeyin; fakat daha ziyade İsrâil evinin kaybolmuş koyunlarına gidin” demesi Hz. Îsâ’nın yalnız İsrâiloğulları’na gönderilmiş bir peygamber olduğu kanaatini güçlendirmektedir. Kur’an-ı Kerîm’de de Hz. Îsâ’dan söz edilirken “Onu İsrâiloğulları’na bir elçi kılacak” (Âl-i İmrân 3/49) ifadesi kullanılmakta ve onun İsrâiloğulları’na “Size Allah tarafından gönderilmiş elçiyim” (Saf 61/6) şeklinde hitap ettiği bildirilmektedir. Bu açıklamalar karşısında, mevcut İnciller’in son bölümlerinde yer alan “Bütün dünyaya gidin, İncil’i bütün hilkate vaaz edin” vb. ifadelerin (Markos 16/15; Matta 28/19) mevsukiyeti, yani bir tahrif ve ilâve sonucu olup olmadığı tartışmaya açık bulunmaktadır. Ancak, Hıristiyanlığın evrensel bir din olup olmadığı tartışması bir yana, yukarıdaki âyet karşısında Kur’an bakımından artık bütün eski dinler geçerliliğini kaybetmiş olup, kitap ehli de dahil olmak üzere bütün insanlar Allah’a ve O’nun resulü Hz. Muhammed’e iman edip hidayete erebilmek için o resule tâbi olmaya çağırılmaktadır. Âyette Allah’ın birliği, kudret ve hükümranlığının mutlaklığı vurgulanarak dolaylı bir şekilde, İslâm dininin, diğer yönlerden olduğu gibi tevhid noktasından da, az çok tahrife uğrayan eski kitâbî dinlerden farklı bulunduğuna ve hak din olduğuna işaret edilmektedir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 607-608

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Âl-i İmrân 3/49 · tefsir atıfı

وَرَسُولًا اِلٰى بَنٖٓی اِسْرَٓایٖٔلَ اَنّٖی قَدْ جِئْتُكُمْ بِاٰیَةٍ مِنْ رَبِّكُمْۙ اَنّٖٓی اَخْلُقُ لَكُمْ مِنَ الطّٖینِ كَهَیْـَٔةِ الطَّیْرِ فَاَنْفُخُ فٖیهِ فَیَكُونُ طَیْرًا بِاِذْنِ اللّٰهِۚ وَاُبْرِئُ الْاَكْمَهَ وَالْاَبْرَصَ وَاُحْيِ الْمَوْتٰى بِاِذْنِ اللّٰهِۚ وَاُنَبِّئُكُمْ بِمَا تَاْكُلُونَ وَمَا تَدَّخِرُونَۙ فٖی بُیُوتِكُمْؕ اِنَّ فٖی ذٰلِكَ لَاٰیَةً لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنٖینَۚ

Allah onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): "Şüphesiz ben size Rabbinizden bir mucize getirdim. Ben çamurdan kuş şeklinde bir şey yapar, ona üflerim. O da Allah'ın izniyle hemen kuş oluverir. Körü ve alacalıyı iyileştiririm ve Allah'ın izniyle ölüleri diriltirim. Evlerinizde ne yiyip ne biriktirdiğinizi size haber veririm. Eğer mü'minler iseniz bunda sizin için elbette bir ibret vardır."

Bakara 2/78 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَمِنْهُمْ اُمِّیُّونَ لَا یَعْلَمُونَ الْكِتَابَ اِلَّٓا اَمَانِیَّ وَاِنْ هُمْ اِلَّا یَظُنُّونَ

Bunların bir de ümmî takımı vardır; Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Onların bütün bildikleri bir sürü kuruntulardır. Onlar sadece zanda bulunurlar.

Âl-i İmrân 3/19 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّ الدّٖینَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَامُࣞ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذٖینَ اُو࣒تُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْیًا بَیْنَهُمْؕ وَمَنْ یَكْفُرْ بِاٰیَاتِ اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ سَرٖیعُ الْحِسَابِ

Şüphesiz Allah katında din İslam'dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın âyetlerini inkar ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.

Âl-i İmrân 3/75 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَمِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ مَنْ اِنْ تَاْمَنْهُ بِقِنْطَارٍ یُؤَدِّهٖٓ اِلَیْكَۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اِنْ تَاْمَنْهُ بِدٖینَارٍ لَا یُؤَدِّهٖٓ اِلَیْكَ اِلَّا مَا دُمْتَ عَلَیْهِ قَٓائِمًاؕ ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ قَالُوا لَیْسَ عَلَیْنَا فِی الْاُمِّیّٖنَ سَبٖیلٌۚ وَیَقُولُونَ عَلَى اللّٰهِ الْكَذِبَ وَهُمْ یَعْلَمُونَ

Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, "Ümmîlere karşı (yaptıklarımızdan) bize vebal yoktur" demelerinden dolayıdır. Onlar, bile bile Allah'a karşı yalan söylerler.

Âl-i İmrân 3/79 · bu âyete atıf yapan tefsir

مَا كَانَ لِبَشَرٍ اَنْ یُؤْتِیَهُ اللّٰهُ الْكِتَابَ وَالْحُكْمَ وَالنُّبُوَّةَ ثُمَّ یَقُولَ لِلنَّاسِ كُونُوا عِبَادًا لٖی مِنْ دُونِ اللّٰهِ وَلٰكِنْ كُونُوا رَبَّانِیّٖنَ بِمَا كُنْتُمْ تُعَلِّمُونَ الْكِتَابَ وَبِمَا كُنْتُمْ تَدْرُسُونَۙ

Allah'ın, kendisine Kitab'ı, hükmü (hikmeti) ve peygamberliği verdiği hiçbir insanın, "Allah'ı bırakıp bana kullar olun" demesi düşünülemez. Fakat (şöyle öğüt verir:) "Öğretmekte ve derinlemesine incelemekte olduğunuz Kitap uyarınca rabbânîler (Allah'ın istediği örnek ve dindar kullar) olun."

Âl-i İmrân 3/80 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَا یَاْمُرَكُمْ اَنْ تَتَّخِذُوا الْمَلٰٓئِكَةَ وَالنَّبِیّٖنَ اَرْبَابًاؕ اَیَاْمُرُكُمْ بِالْكُفْرِ بَعْدَ اِذْ اَنْتُمْ مُسْلِمُونَࣖ

Onun size, "Melekleri ve peygamberleri ilahlar edinin." diye emretmesi de düşünülemez. Siz müslüman olduktan sonra, o size hiç inkârı emreder mi?

Ra'd 13/37 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَكَذٰلِكَ اَنْزَلْنَاهُ حُكْمًا عَرَبِیًّاؕ وَلَئِنِ اتَّبَعْتَ اَهْوَٓاءَهُمْ بَعْدَ مَا جَٓاءَكَ مِنَ الْعِلْمِۙ مَا لَكَ مِنَ اللّٰهِ مِنْ وَلِیٍّ وَلَا وَاقٍࣖ

Böylece biz onu (Kur'an'ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bu ilimden sonra eğer sen onların heva ve heveslerine uyarsan, Allah tarafından senin için ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu.

Şuarâ 26/192 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاِنَّهُ لَتَنْزٖیلُ رَبِّ الْعَالَمٖینَؕ

Şüphesiz bu Kur'an, âlemlerin Rabbi'nin indirmesidir.

Şuarâ 26/193 · bu âyete atıf yapan tefsir

نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْاَمٖینُۙ

Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.

Şuarâ 26/194 · bu âyete atıf yapan tefsir

عَلٰى قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ الْمُنْذِرٖینَۙ

Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.

Şuarâ 26/195 · bu âyete atıf yapan tefsir

بِلِسَانٍ عَرَبِیٍّ مُبٖینٍؕ

Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.

Ankebût 29/48 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَمَا كُنْتَ تَتْلُوا مِنْ قَبْلِهٖ مِنْ كِتَابٍ وَلَا تَخُطُّهُ بِیَمٖینِكَ اِذًا لَارْتَابَ الْمُبْطِلُونَ

Sen şu Kur'an'dan önce hiçbir kitap okumuyor ve onu sağ elinle yazmıyordun. (Okuyup yazsaydın) o takdirde batıl peşinde koşanlar, şüpheye düşerlerdi.

Cuma 62/2 · bu âyete atıf yapan tefsir

هُوَ الَّذٖی بَعَثَ فِی الْاُمِّیّٖنَ رَسُولًا مِنْهُمْ یَتْلُوا عَلَیْهِمْ اٰیَاتِهٖ وَیُزَكّٖیهِمْ وَیُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَࣗ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَفٖی ضَلَالٍ مُبٖینٍۙ

O, ümmîlere, içlerinden, kendilerine âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderendir. Halbuki onlar, bundan önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.

Cuma 62/3 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاٰخَرٖینَ مِنْهُمْ لَمَّا یَلْحَقُوا بِهِمْؕ وَهُوَ الْعَزٖیزُ الْحَكٖیمُ

(Allah o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Cuma 62/4 · bu âyete atıf yapan tefsir

ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ یُؤْتٖیهِ مَنْ یَشَٓاءُؕ وَاللّٰهُ ذُوالْفَضْلِ الْعَظٖیمِ

İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?