Kur’an çalışması
2

Bakara

الْبَقَرَةِ

286 âyet iniş 87 cüz 1 sayfa 2

Önceki Sonraki
← Önceki Bakara 160 sayfa 24 · Diyanet tefsir grubu 160-162 Sonraki →

اِلَّا الَّذٖینَ تَابُوا وَاَصْلَحُوا وَبَیَّنُوا فَاُو࣑لٰٓئِكَ اَتُوبُ عَلَیْهِمْۚ وَاَنَا التَّوَّابُ الرَّحٖیمُ

Diyanet meali

Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lanetlenmekten) kurtulmuşlardır. Çünkü ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira ben tövbeleri çok kabul edenim, çok merhamet edenim.

Kelime meali

اِلَّا الَّذٖینَ Ancak o kimseler hariç ki
تَابُوا Tevbe ettiler
وَاَصْلَحُوا Ve hallerini düzelttiler
وَبَیَّنُوا Ve beyan ettiler
فَاُو࣑لٰٓئِكَ İşte onlar
اَتُوبُ عَلَیْهِمْ Onların tövbelerini kabul ederim
وَاَنَا Ve ben
التَّوَّابُ Çokça tövbe kabul edenim
الرَّحٖیمُ Çokça merhamet edenim

Diyanet bu metni 160-162 âyetleri için birlikte vermiştir.

Allah’ın bildirdiği hükümleri, ilâhî gerçekleri insanlardan saklamak yahut onları maksatlı olarak yanlış yorumlayıp asıl maksadından saptırmak hem Allah’ın hem meleklerin hem de başka insanların ve özellikle bu saklamadan zarar görenlerin lânetini hak edecek kadar büyük bir suç ve günahtır (ayrıca bk. Âl-i İmrân 3/87). Bununla birlikte tövbe edip aklını başına toplayan, ilâhî gerçekleri bilip de insanlara açıklaması gereken diğer bilgileri eğip bükmeden ifade edenleri de Allah bağışlayacak; fakat inkâr edip küfrüyle ölenler ebedî lânetlenmiş olarak azabı boylayacaklardır (bk. Âl-i İmrân 3/89-90).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 246

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Bakara 2/161 · aynı tefsir grubu

اِنَّ الَّذٖینَ كَفَرُوا وَمَاتُوا وَهُمْ كُفَّارٌ اُو࣑لٰٓئِكَ عَلَیْهِمْ لَعْنَةُ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَعٖینَۙ

Fakat âyetlerimizi inkar etmiş ve kafir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onların üstünedir.

Bakara 2/162 · aynı tefsir grubu

خَالِدٖینَ فٖیهَاۚ لَا یُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ یُنْظَرُونَ

Onlar ebedî olarak lânet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.

Âl-i İmrân 3/87 · tefsir atıfı

اُو࣑لٰٓئِكَ جَزَٓاؤُ࣑هُمْ اَنَّ عَلَیْهِمْ لَعْنَةَ اللّٰهِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالنَّاسِ اَجْمَعٖینَۙ

İşte onların cezası; Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lanetinin üzerlerine olmasıdır.

Âl-i İmrân 3/89 · tefsir atıfı

اِلَّا الَّذٖینَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖیمٌ

Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Âl-i İmrân 3/90 · tefsir atıfı

اِنَّ الَّذٖینَ كَفَرُوا بَعْدَ اٖیمَانِهِمْ ثُمَّ ازْدَادُوا كُفْرًا لَنْ تُقْبَلَ تَوْبَتُهُمْۚ وَاُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الضَّٓالُّونَ

Şüphesiz iman ettikten sonra inkar eden, sonra da inkarda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?