Kur’an çalışması
3

Âl-i İmrân

اٰلِ عِمْرٰنَ

200 âyet iniş 89 cüz 3 sayfa 50

Önceki Sonraki
← Önceki Âl-i İmrân 160 sayfa 71 · Diyanet tefsir grubu 160 Sonraki →

اِنْ یَنْصُرْكُمُ اللّٰهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْۚ وَاِنْ یَخْذُلْكُمْ فَمَنْ ذَا الَّذٖی یَنْصُرُكُمْ مِنْ بَعْدِهٖؕ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْیَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ

Diyanet meali

Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül etsinler.

Kelime meali

اِنْ یَنْصُرْكُمُ Eğer size yardım ederse
اللّٰهُ Allah
فَلَا غَالِبَ Galip gelecek yoktur
لَكُمْ Size
وَاِنْ یَخْذُلْكُمْ Ve eğer sizi yüz- üstü bırakırsa
فَمَنْ Kimdir?
ذَا الَّذٖی O kimse ki
یَنْصُرُكُمْ Size yardım edecek
مِنْ بَعْدِهٖؕ Ondan sonra
وَعَلَى اللّٰهِ Ve yalnız Allah’a
فَلْیَتَوَكَّلِ Tevekkül etsin
الْمُؤْمِنُونَ Müminler

150. âyette buyurulduğu üzere müminlerin yardımcısı yüce Allah’tır ve O, en iyi yardımcıdır. O, dostlarını ve sevdiği kullarını korur, gözetir ve onlara yardım eder. Nitekim Bedir Savaşı’nda melekleriyle müminlere yardım etmiş ve onları düşmanlarına galip getirmişti. Uhud Savaşı’nda da müminler tamamen imha edilmekten Allah’ın yardımıyla kurtulmuşlardır. Allah’ın dostluğunu ve yardımını kazanmış olan kimse başkalarının yardımına muhtaç olmaz. O’nun yardımının tecelli ettiği yerde mağlûbiyet yoktur; yardımsız bıraktıkları ise iflâh olmazlar. Bu sebeple müminler sadece O’na dayanmalı, O’na tevekkül etmeli ve O’ndan yardım istemelidirler. Allah’ın bir kimseye veya bir millete yardım etmesi veya onları yardımsız bırakması şüphesiz ki sebeplere ve hikmetlere dayanmaktadır. Bu sebeple müminler Allah’ın yardımına erişebilmek için O’nun rızâsına uygun hareket etmeli ve gazabına sebep olacak davranışlardan da sakınmalıdır. Ancak böyle yaptıkları takdirde yüce Allah’ın yardımına lâyık olurlar. Nitekim “Ey iman edenler! Allah’a yardım ederseniz O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır” (Muhammed 47/7) meâlindeki âyette buna işaret buyurulmuştur. Burada Allah’a yardımdan maksat O’nun emir ve yasaklarına, evrende yarattığı ilâhî kanunlara uygun davranarak sebeplere sarılmaktır. Aksi takdirde Uhud Savaşı’nda olduğu gibi başarısızlık kaçınılmaz olur.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 705-706

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Muhammed 47/7 · tefsir atıfı

یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُٓوا اِنْ تَنْصُرُوا اللّٰهَ یَنْصُرْكُمْ وَیُثَبِّتْ اَقْدَامَكُمْ

Ey iman edenler! Eğer siz Allah'a yardım ederseniz (emrini tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.

Âl-i İmrân 3/149 · bu âyete atıf yapan tefsir

یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُٓوا اِنْ تُطٖیعُوا الَّذٖینَ كَفَرُوا یَرُدُّوكُمْ عَلٰٓى اَعْقَابِكُمْ فَتَنْقَلِبُوا خَاسِرٖینَ

Ey iman edenler! Siz eğer kâfir olanlara uyarsanız sizi gerisin geriye (küfre) çevirirler de büsbütün hüsrana uğrarsınız.

Âl-i İmrân 3/150 · bu âyete atıf yapan tefsir

بَلِ اللّٰهُ مَوْلٰیكُمْۚ وَهُوَ خَیْرُ النَّاصِرٖینَ

Hayır! Yalnız Allah yardımcınızdır. O, yardımcıların en hayırlısıdır.

Hûd 11/9 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَئِنْ اَذَقْنَا الْاِنْسَانَ مِنَّا رَحْمَةً ثُمَّ نَزَعْنَاهَا مِنْهُۚ اِنَّهُ لَیَؤُ࣒سٌ كَفُورٌ

Eğer insana tarafımızdan bir rahmet (nimet) tattırır da, sonra bunu ondan çekip alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör oluverir.

Hûd 11/10 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَئِنْ اَذَقْنَاهُ نَعْمَٓاءَ بَعْدَ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُ لَیَقُولَنَّ ذَهَبَ السَّیِّـَٔاتُ عَنّٖیؕ اِنَّهُ لَفَرِحٌ فَخُورٌۙ

Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, "Kötülükler benden gitti" diyecektir. Çünkü o şımarık ve böbürlenen biridir.

Hûd 11/11 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِلَّا الَّذٖینَ صَبَرُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِؕ اُو࣑لٰٓئِكَ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ كَبٖیرٌ

Ancak sabredip salih amel işleyenler böyle değildir. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?