Kur’an çalışması
4

Nisâ

النِّسَاءِ

176 âyet iniş 92 cüz 4 sayfa 77

Önceki Sonraki
← Önceki Nisâ 162 sayfa 103 · Diyanet tefsir grubu 162 Sonraki →

لٰكِنِ الرَّاسِخُونَ فِی الْعِلْمِ مِنْهُمْ وَالْمُؤْمِنُونَ یُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَیْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَالْمُقٖیمٖینَ الصَّلٰوةَ وَالْمُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالْمُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْیَوْمِ الْاٰخِرِؕ اُو࣑لٰٓئِكَ سَنُؤْتٖیهِمْ اَجْرًا عَظٖیمًاࣖ

Diyanet meali

Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükâfat vereceğiz.

Kelime meali

لٰكِنِ Lakin
الرَّاسِخُونَ Derinleşmiş olanlar
فِی الْعِلْمِ İlimde
مِنْهُمْ Onlardan
وَالْمُؤْمِنُونَ Ve müminler
یُؤْمِنُونَ İman ettikleri halde
بِمَٓا O şeye ki
اُنْزِلَ O indirildi
اِلَیْكَ Sana
وَمَٓا Ve o şeye ki
اُنْزِلَ O indirildi
مِنْ قَبْلِكَ Senden önce
وَالْمُقٖیمٖینَ Ve hususen hakkıy- la kılanlar
الصَّلٰوةَ Namazı
وَالْمُؤْتُونَ Ve verenler
الزَّكٰوةَ Zekatı
وَالْمُؤْمِنُونَ Ve iman edenler
بِاللّٰهِ Allah’a
وَالْیَوْمِ الْاٰخِرِؕ Ve ahiret gününe
اُو࣑لٰٓئِكَ İşte onlar var ya
سَنُؤْتٖیهِمْ Çok yakında onlara vereceğiz
اَجْرًا Bir mükafat
عَظٖیمًاࣖ Büyük

Ehl-i kitabın gerçeğe uymayan inançları, hem kendilerine hem de başkalarına zarar veren birtakım davranışları zikredildikten sonra tamamının böyle olmadığı, içlerinde müstesna kimselerin de bulunduğu ifade ediliyor. Bu farklı Ehl-i kitap mensupları da ikiye ayrılıyor: İlimde derinleşenler, böyle bir özellikleri bulunmamakla beraber fıtrî akıllarını kullanarak iman edenler. Her iki grup, daha öncekilere gönderilenler yanında son peygambere vahyedilmiş bulunan kitaba da iman ettikleri, bununla da kalmayıp hem bedenî (namaz) hem de malî (zekât) ibadetlerini yerine getirdikleri için Allah’tan büyük bir mükâfatı hak etmiş oluyorlar.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 182

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Âl-i İmrân 3/7 · bu âyete atıf yapan tefsir

هُوَ الَّذٖٓی اَنْزَلَ عَلَیْكَ الْكِتَابَ مِنْهُ اٰیَاتٌ مُحْكَمَاتٌ هُنَّ اُمُّ الْكِتَابِ وَاُخَرُ مُتَشَابِهَاتٌؕ فَاَمَّا الَّذٖینَ فٖی قُلُوبِهِمْ زَیْغٌ فَیَتَّبِعُونَ مَا تَشَابَهَ مِنْهُ ابْتِغَٓاءَ الْفِتْنَةِ وَابْتِغَٓاءَ تَاْوٖیلِهٖۚ وَمَا یَعْلَمُ تَاْوٖیلَهُٓ اِلَّا اللّٰهُۘ وَالرَّاسِخُونَ فِی الْعِلْمِ یَقُولُونَ اٰمَنَّا بِهٖۙ كُلٌّ مِنْ عِنْدِ رَبِّنَاۚ وَمَا یَذَّكَّرُ اِلَّٓا اُو࣑لُوا الْاَلْبَابِ

O, sana Kitab'ı indirendir. Onun (Kur'an'ın) bazı âyetleri muhkemdir, onlar kitabın anasıdır. Diğerleri de müteşabihdir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve onun olmadık yorumlarını yapmak için müteşabih âyetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır" derler. (Bu inceliği) ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?