Kur’an çalışması
37

Sâffât

الصَّاۤفَّاتِ

182 âyet iniş 56 cüz 23 sayfa 446

Önceki Sonraki
← Önceki Sâffât 166 sayfa 452 · Diyanet tefsir grubu 164-166 Sonraki →

وَاِنَّا لَنَحْنُ الْمُسَبِّحُونَ

Diyanet meali

"Şüphesiz biz (Allah'ı) tespih edip yüceltenleriz."

Kelime meali

وَاِنَّا Ve muhak- kak ki biz
لَنَحْنُ Elbette biz
الْمُسَبِّحُونَ Tesbih edenleriz

Diyanet bu metni 164-166 âyetleri için birlikte vermiştir.

Sûrenin başında Allah’ın huzurunda O’na ibadet etmek ve buyruklarını almak üzere sıra sıra dizilen meleklerden söz edilmişti. Burada aynı şey meleklerin ağzından ifade edilmektedir. Amaç putperestlerin, önceki âyetlerde söz konusu edilen melek telakkisinin yanlışlığını, meleklerle Allah arasında bir nesep ilişkisi değil rab-kul ilişkisi bulunduğunu ortaya koymaktır. 166. âyet, Allah nezdinde meleklerin farklı derecelerde ve değişik görevlerle yükümlü olduklarını ifade etmektedir (Râzî, XXVI, 171). “Ve biz, kuşkusuz Allah’ı tesbih ederiz” cümlesi bu bağlamda özellikle şu anlama gelir: Putperestlerin melekleri Allah’ın kızları sayması, Allah ile görülmez varlıklar arasında bir akrabalık bağı kurmaları gibi insanlar tarafından ileri sürülen ve asla yüce Allah’ın şanına yakışmayan her türlü isnatlardan, yakıştırmalardan Allah’ı tenzih eder; O’nu zatına lâyık olduğu şekilde anarız (bk. Şevkânî, IV, 475; İbn Âşûr, XXIII, 192).

Meleklerin saf saf dizilişinden söz eden 165. âyette müslümanların namazlarında saf tutmalarının melekleri andırdığına da bir ima vardır. Nitekim Hz. Peygamber, müslümanların başka ümmetlerden üstün olduklarını gösteren özelliklerden birini şöyle ifade etmiştir: “Saflarımız meleklerin safları gibidir” (Müslim, “Mesâcid”, 4). Hz. Ömer’in de cemaatle namaza dururken, “Ey insanlar! Saflarınızı düzeltin; Allah, sizin meleklere benzemenizi istiyor” dedikten sonra bu âyeti okuduğu, safların iyice düzeltildiğini görünce namaza başladığı rivayet edilir (Taberî, XXIII, 112).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 558-559

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Sâffât 37/164 · aynı tefsir grubu

وَمَا مِنَّٓا اِلَّا لَهُ مَقَامٌ مَعْلُومٌ

(Melekler derler ki:) "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır."

Sâffât 37/165 · aynı tefsir grubu

وَاِنَّا لَنَحْنُ الصَّٓافُّونَۚ

"Şüphesiz biz (orada) saf duranlarız."

Aşağıdaki cümleler Diyanet tefsir metninden alınmıştır.

Peygamber, müslümanların başka ümmetlerden üstün olduklarını gösteren özelliklerden birini şöyle ifade etmiştir: “Saflarımız meleklerin safları gibidir ” (Müslim, “Mesâcid”, 4).

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?