Kur’an çalışması
46

Ahkâf

الْاَحْقَافِ

35 âyet iniş 66 cüz 26 sayfa 502

Önceki Sonraki
← Önceki Ahkâf 17 sayfa 504 · Diyanet tefsir grubu 17-18 Sonraki →

وَالَّذٖی قَالَ لِوَالِدَیْهِ اُفٍّ لَكُمَٓا اَتَعِدَانِنٖٓی اَنْ اُخْرَجَ وَقَدْ خَلَتِ الْقُرُونُ مِنْ قَبْلٖی وَهُمَا یَسْتَغٖیثَانِ اللّٰهَ وَیْلَكَ اٰمِنْࣗ اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ حَقٌّۚ فَیَقُولُ مَا هٰذَٓا اِلَّٓا اَسَاطٖیرُ الْاَوَّلٖینَ

Diyanet meali

Anne ve babasına, "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni tekrar diriltilecek olmakla mı tehdit ediyorsunuz?" diyen kimseye onlar Allah'a sığınarak, "Yazıklar olsun sana! İman et, Allah'ın va'di gerçektir" diyorlar, o da, "Bu, eskilerin masallarından başka bir şey değildir" diyordu.

Kelime meali

وَالَّذٖی O kimse ki
قَالَ Dedi
لِوَالِدَیْهِ Ana babasına
اُفٍّ Öf
لَكُمَٓا Size
اَتَعِدَانِنٖٓی Beni tehdit mi edi- yorsunuz
اَنْ اُخْرَجَ Kabirden çıkartılmakla
وَقَدْ خَلَتِ Geçmiş iken
الْقُرُونُ Nesiller
مِنْ قَبْلٖی Benden önce
وَهُمَا Ve anne babası
یَسْتَغٖیثَانِ Yardım diler- ler
اللّٰهَ Allah’tan
وَیْلَكَ Yazıklar olsun sana!
اٰمِنْࣗ İman et
اِنَّ وَعْدَ اللّٰهِ Muhakkak ki Allah’ın sözü
حَقٌّ Gerçektir
فَیَقُولُ Bunun üzerine der
مَا هٰذَٓا Bu diriliş değildir
اِلَّٓا Ancak
اَسَاطٖیرُ الْاَوَّلٖینَ Eskilerin masallarıdır

Diyanet bu metni 17-18 âyetleri için birlikte vermiştir.

Ana babaların çocuk eğitimi, çocuğun kimlik ve kişilik kazanması konusunda önemli rolleri ve etkileri vardır. İstisnaları bulunmakla beraber ebeveynler, çocuklarının da kendileri gibi inanmalarını ister, bunun için çaba gösterirler. 17. âyet bu genel çerçeve içinde inanan ebeveyn ile inkâr eden bir evlât arasındaki tartışmayı tasvir ediyor. Hz. Ebû Bekir’in oğlu Abdurrahman, önce inanmaz iken sonra inanmış ve iyi bir insan olmuştur, Zeccâc gibi bazı tefsirciler âyetin bu olay üzerine geldiğini ileri sürmüşlerse de –burada örnek verilen evlat ve benzerlerinin cehennemlik oldukları âyette ifade edildiği için– bu yorum haklı olarak genellikle kabul görmemiştir. Muâviye’nin Medine valiliğine getirdiği Mervân b. Hakem, onun emri gereğince halkı Yezîd’in veliahtlığı için biat etmeye zorluyordu. Abdurrahman, “Bu Herakliyüs usulüdür, siz bunu mu getiriyorsunuz?” diyerek biata itiraz etti. Mervân, açıklamakta olduğumuz âyeti kastederek, “İşte bu âyet senin için gönderildi” dedi ve Abdurrahman’ın tutuklanmasını emretti. Abdurrahman kardeşi Hz. Âişe’nin evine sığınarak kurtuldu. Hz. Âişe, Mervân’ın hakaret ve iddiasını reddederek, “Bizim hakkımızda gelen âyet bu değil, benim beratımla ilgili olan âyettir” dedi (İbn Kesîr, VII, 266-267; Buhârî, “Tefsîr”, 46/1).

İleride, 29-33. âyetlerde cinlerin de Kur’an’ı dinledikleri, bir kısmının ona inandığı açıklanacaktır. 18. âyette hem bir gerçeği bildirmek hem de cinlerle ilgili bilgi edinmeye teşvik için “inkâr eden insanlarla beraber cinlerin de cezalarını çekecekleri” zikredilmektedir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 34-35

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Ahkâf 46/18 · aynı tefsir grubu

اُو࣑لٰٓئِكَ الَّذٖینَ حَقَّ عَلَیْهِمُ الْقَوْلُ فٖٓی اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِؕ اِنَّهُمْ كَانُوا خَاسِرٖینَ

İşte onlar, kendilerinden önce cinlerden ve insanlardan gelip geçmiş topluluklar içinde, haklarında o sözün (azabın) gerçekleştiği kimselerdir. Şüphesiz onlar ziyana uğrayanlardır.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?