Kur’an çalışması
85

Burûc

الْبُرُوجِ

22 âyet iniş 27 cüz 30 sayfa 590

Önceki Sonraki
← Önceki Burûc 17 sayfa 591 · Diyanet tefsir grubu 17-20 Sonraki →

هَلْ اَتٰیكَ حَدٖیثُ الْجُنُودِۙ

Diyanet meali

Orduların, Firavun ve Semûd'un haberi sana geldi mi?

Kelime meali

هَلْ اَتٰیكَ Sana geldi mi?
حَدٖیثُ الْجُنُودِ Orduların haberi

Diyanet bu metni 17-20 âyetleri için birlikte vermiştir.

Allah Teâlâ’nın, dilediğini yapan yüce kudretin sahibi olduğu ve yakalamasından hiç kimsenin kurtulamayacağı gerçeği Firavun ve Semûd orduları (kavimleri) örneği ile anlatılarak Hz. Peygamber ve müminler teselli edilmektedir. Çünkü bu iki topluluk ilâhî mesajları inkâr etmeleri ve işledikleri zulümler sebebiyle ilâhî bir ceza neticesinde tarih sahnesinden silinip gitmişlerdir (Firavun ve kavmi hakkında bk. A‘râf 7/103-136; Semûd kavmi hakkında bk. 7/73-78; Hûd 11/61-68). 19-20. âyetlerde bütün bu anlatılanlara rağmen Mekkeliler’in hâlâ inkâr içinde oldukları ve Kur’an’ın onlara yönelik uyarı dolu açıklamalarına aldırış etmedikleri için Firavun ve Semûd kavimlerinin başına gelen felâketlerin veya benzeri ağır sonuçların putperest Araplar için ve genel olarak başka zamanlarda başka inkârcı ve zalimler için de söz konusu olabileceği uyarısında bulunulmaktadır.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 594

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Burûc 85/18 · aynı tefsir grubu

فِرْعَوْنَ وَثَمُودَؕ

Orduların, Firavun ve Semûd'un haberi sana geldi mi?

Burûc 85/19 · aynı tefsir grubu

بَلِ الَّذٖینَ كَفَرُوا فٖی تَكْذٖیبٍۙ

Hayır, inkar edenler, hâlâ yalanlamaktadırlar.

Burûc 85/20 · aynı tefsir grubu

وَاللّٰهُ مِنْ وَرَٓائِهِمْ مُحٖیطٌۚ

Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır.

A'râf 7/103 · tefsir atıfı

ثُمَّ بَعَثْنَا مِنْ بَعْدِهِمْ مُوسٰى بِاٰیَاتِنَٓا اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا࣑ئِهٖ فَظَلَمُوا بِهَاۚ فَانْظُرْ كَیْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُفْسِدٖینَ

Sonra onların ardından Mûsâ'yı, apaçık mucizelerimizle Firavun'a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onları (mucizeleri) inkar ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.

Hûd 11/61 · tefsir atıfı

وَاِلٰى ثَمُودَ اَخَاهُمْ صَالِحًاۘ قَالَ یَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَیْرُهُؕ هُوَ اَنْشَاَكُمْ مِنَ الْاَرْضِ وَاسْتَعْمَرَكُمْ فٖیهَا فَاسْتَغْفِرُوهُ ثُمَّ تُوبُٓوا اِلَیْهِؕ اِنَّ رَبّٖی قَرٖیبٌ مُجٖیبٌ

Semûd kavmine de kardeşleri Salih'i peygamber gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin ondan başka hiçbir ilahınız yok. O sizi yeryüzünden (topraktan) yarattı ve sizi oranın imarında görevli (ve buna donanımlı) kıldı. Öyle ise ondan bağışlanma dileyin; sonra da ona tövbe edin. Şüphesiz Rabbim yakındır ve dualara cevap verendir.

Hûd 11/62 · tefsir atıfı

قَالُوا یَا صَالِحُ قَدْ كُنْتَ فٖینَا مَرْجُوًّا قَبْلَ هٰذَٓا اَتَنْهٰینَٓا اَنْ نَعْبُدَ مَا یَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ࣑نَا وَاِنَّنَا لَفٖی شَكٍّ مِمَّا تَدْعُونَٓا اِلَیْهِ مُرٖیبٍ

Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Bundan önce sen, aramızda ümit beslenen bir kimseydin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmamızı bize yasaklıyor musun? Şüphesiz, biz senin bizi çağırdığın şeyden derin bir şüphe içindeyiz."

Hûd 11/63 · tefsir atıfı

قَالَ یَا قَوْمِ اَرَاَیْتُمْ اِنْ كُنْتُ عَلٰى بَیِّنَةٍ مِنْ رَبّٖی وَاٰتٰینٖی مِنْهُ رَحْمَةً فَمَنْ یَنْصُرُنٖی مِنَ اللّٰهِ اِنْ عَصَیْتُهُ فَمَا تَزٖیدُونَنٖی غَیْرَ تَخْسٖیرٍ

Salih dedi ki: "Ey kavmim! Söyleyin bakayım, eğer ben Rabbim tarafından apaçık bir delil üzerinde isem ve bana tarafından bir rahmet (peygamberlik) vermişse ona karşı geldiğim takdirde beni Allah'dan kim koruyabilir? Demek ki zarara uğratmaktan başka bana katkınız olmaz."

Hûd 11/64 · tefsir atıfı

وَیَا قَوْمِ هٰذِهٖ نَاقَةُ اللّٰهِ لَكُمْ اٰیَةً فَذَرُوهَا تَاْكُلْ فٖٓی اَرْضِ اللّٰهِ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُٓوءٍ فَیَاْخُذَكُمْ عَذَابٌ قَرٖیبٌ

"Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp otlasın. Ona kötülük dokundurmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar."

Hûd 11/65 · tefsir atıfı

فَعَقَرُوهَا فَقَالَ تَمَتَّعُوا فٖی دَارِكُمْ ثَلٰثَةَ اَیَّامٍؕ ذٰلِكَ وَعْدٌ غَیْرُ مَكْذُوبٍ

Derken onu kestiler. Salih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşte bu, yalanlanamayacak bir tehdittir."

Hûd 11/66 · tefsir atıfı

فَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّیْنَا صَالِحًا وَالَّذٖینَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَمِنْ خِزْیِ یَوْمِئِذٍؕ اِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْقَوِیُّ الْعَزٖیزُ

(Helâk) emrimiz geldiğinde Salih'i ve beraberindeki iman etmiş olanları tarafımızdan bir rahmetle helaktan ve o günün rezilliğinden kurtardık. Şüphesiz Rabbin mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hûd 11/67 · tefsir atıfı

وَاَخَذَ الَّذٖینَ ظَلَمُوا الصَّیْحَةُ فَاَصْبَحُوا فٖی دِیَارِهِمْ جَاثِمٖینَۙ

Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Hûd 11/68 · tefsir atıfı

كَاَنْ لَمْ یَغْنَوْا فٖیهَاؕ اَلَٓا اِنَّ ثَمُودَا࣑ كَفَرُوا رَبَّهُمْؕ اَلَا بُعْدًا لِثَمُودَࣖ

Sanki orada hiç yaşamamışlardı. Biliniz ki Semûd kavmi Rablerini inkâr etti. (Yine) biliniz ki Semûd kavmi Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?