وَجَٓاؤُ࣒ عَلٰى قَمٖیصِهٖ بِدَمٍ كَذِبٍؕ قَالَ بَلْ سَوَّلَتْ لَكُمْ اَنْفُسُكُمْ اَمْرًاؕ فَصَبْرٌ جَمٖیلٌؕ وَاللّٰهُ الْمُسْتَعَانُ عَلٰى مَا تَصِفُونَ
Diyanet meali
Bir de üzerine, sahte bir kan bulaştırılmış gömleğini getirdiler. Yakub dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz sizi aldatıp böyle bir işe sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Anlattıklarınıza karşı yardımı istenilecek de ancak Allah'tır."
Kelime meali
Diyanet bu metni 16-18 âyetleri için birlikte vermiştir.
Kardeşleri, Hz. Yûsuf’un gömleğini, kestikleri bir hayvanın kanına bulayarak akşam üzeri babalarına getirdiler ve kendileri yarış yaparken onu bir kurdun yediğini ağlayarak söylediler. Rivayete göre bu acı haberi alan Hz. Ya‘kūb, çok üzüldü ve gömleği alıp yüzüne sürerek dedi ki: “Bugüne kadar böyle yumuşak huylu bir kurt görmedim! Oğlumu yemiş fakat sırtındaki gömleği yırtmamış!” (Taberî, XII, 164). Ya‘kūb bu sözleriyle oğullarının söylediklerine inanmadığını ifade etmek istemiştir. Nitekim oğullarına, “Hayır! Nefsiniz sizi kötü bir iş yapmaya sürüklemiş” diyerek bu kanaatini belirtmiştir.
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 222
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Yûsuf 12/16 · aynı tefsir grubu
وَجَٓاؤُ࣒ٓ اَبَاهُمْ عِشَٓاءً یَبْكُونَؕ
(Yûsuf'u kuyuya bırakıp) akşamleyin ağlayarak babalarına geldiler.
Yûsuf 12/17 · aynı tefsir grubu
قَالُوا یَٓا اَبَانَٓا اِنَّا ذَهَبْنَا نَسْتَبِقُ وَتَرَكْنَا یُوسُفَ عِنْدَ مَتَاعِنَا فَاَكَلَهُ الذِّئْبُۚ وَمَٓا اَنْتَ بِمُؤْمِنٍ لَنَا وَلَوْ كُنَّا صَادِقٖینَ
"Ey babamız! Biz yarışa girmiştik. Yûsuf'u da eşyamızın yanında bırakmıştık. (Bir de ne görelim) O'nu kurt yemiş. Her ne kadar doğru söylesek de sen bize inanmazsın" dediler.
Nûr 24/11 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِنَّ الَّذٖینَ جَٓاؤُ࣒ بِالْاِفْكِ عُصْبَةٌ مِنْكُمْؕ لَا تَحْسَبُوهُ شَرًّا لَكُمْؕ بَلْ هُوَ خَیْرٌ لَكُمْؕ لِكُلِّ امْرِئٍ مِنْهُمْ مَا اكْتَسَبَ مِنَ الْاِثْمِۚ وَالَّذٖی تَوَلّٰى كِبْرَهُ مِنْهُمْ لَهُ عَذَابٌ عَظٖیمٌ
O ağır iftirayı uyduranlar, sizin içinizden bir güruhtur. Bu iftirayı kendiniz için kötü bir şey sanmayın. Aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her biri için, işledikleri günahın cezası vardır. İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.
Nûr 24/12 · bu âyete atıf yapan tefsir
لَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِاَنْفُسِهِمْ خَیْرًاۙ وَقَالُوا هٰذَٓا اِفْكٌ مُبٖینٌ
Bu iftirayı işittiğiniz zaman, iman eden erkek ve kadınlar, kendi (din kardeş)leri hakkında iyi zan besleyip de, "Bu apaçık bir iftiradır" deselerdi ya!
Nûr 24/13 · bu âyete atıf yapan tefsir
لَوْلَا جَٓاؤُ࣒ عَلَیْهِ بِاَرْبَعَةِ شُهَدَٓاءَۚ فَاِذْ لَمْ یَاْتُوا بِالشُّهَدَٓاءِ فَاُو࣑لٰٓئِكَ عِنْدَ اللّٰهِ هُمُ الْكَاذِبُونَ
Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Madem ki şahit getirmediler; işte onlar Allah yanında yalancıların ta kendileridir.
Nûr 24/14 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَیْكُمْ وَرَحْمَتُهُ فِی الدُّنْیَا وَالْاٰخِرَةِ لَمَسَّكُمْ فٖی مَٓا اَفَضْتُمْ فٖیهِ عَذَابٌ عَظٖیمٌۚ
Eğer size dünya ve ahirette Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız bu iftiradan dolayı size mutlaka büyük bir azap dokunurdu!
Nûr 24/15 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِذْ تَلَقَّوْنَهُ بِاَلْسِنَتِكُمْ وَتَقُولُونَ بِاَفْوَاهِكُمْ مَا لَیْسَ لَكُمْ بِهٖ عِلْمٌ وَتَحْسَبُونَهُ هَیِّنًاࣗ وَهُوَ عِنْدَ اللّٰهِ عَظٖیمٌ
Hani o iftirayı dilden dile dolaştırıyor; hakkında hiçbir bilginiz olmayan şeyleri ağzınıza alıp söylüyor ve bunu önemsiz bir iş sanıyordunuz. Halbuki bu, Allah katında büyük bir günahtır.
Nûr 24/16 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَلَوْلَٓا اِذْ سَمِعْتُمُوهُ قُلْتُمْ مَا یَكُونُ لَنَٓا اَنْ نَتَكَلَّمَ بِهٰذَاࣗ سُبْحَانَكَ هٰذَا بُهْتَانٌ عَظٖیمٌ
Bu iftirayı işittiğiniz vakit, "Böyle sözleri ağzımıza almamız bize yaraşmaz. Seni eksikliklerden uzak tutarız Allah'ım! Bu çok büyük bir iftiradır" deseydiniz ya!
Nûr 24/17 · bu âyete atıf yapan tefsir
یَعِظُكُمُ اللّٰهُ اَنْ تَعُودُوا لِمِثْلِهٖٓ اَبَدًا اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنٖینَۚ
Eğer inanıyorsanız, bu gibi şeylere bir daha ebediyyen dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor.
Nûr 24/18 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَیُبَیِّنُ اللّٰهُ لَكُمُ الْاٰیَاتِؕ وَاللّٰهُ عَلٖیمٌ حَكٖیمٌ
Allah size âyetleri açıklıyor. Allah her şeyi hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Nûr 24/19 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِنَّ الَّذٖینَ یُحِبُّونَ اَنْ تَشٖیعَ الْفَاحِشَةُ فِی الَّذٖینَ اٰمَنُوا لَهُمْ عَذَابٌ اَلٖیمٌۙ فِی الدُّنْیَا وَالْاٰخِرَةِؕ وَاللّٰهُ یَعْلَمُ وَاَنْتُمْ لَا تَعْلَمُونَ
İnananlar arasında hayasızlığın yayılmasını arzu eden kimseler var ya; onlar için dünya ve ahirette elem dolu bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Nûr 24/20 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَلَوْلَا فَضْلُ اللّٰهِ عَلَیْكُمْ وَرَحْمَتُهُ وَاَنَّ اللّٰهَ رَؤُ࣒فٌ رَحٖیمٌࣖ
Allah'ın lütfu ve rahmeti sizin üzerinize olmasaydı ve Allah çok esirgeyici ve çok merhametli olmasaydı haliniz nice olurdu?
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.