Kur’an çalışması
16

Nahl

النَّحْلِ

128 âyet iniş 70 cüz 14 sayfa 267

Önceki Sonraki
← Önceki Nahl 18 sayfa 269 · Diyanet tefsir grubu 17-19 Sonraki →

وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَةَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاؕ اِنَّ اللّٰهَ لَغَفُورٌ رَحٖیمٌ

Diyanet meali

Halbuki Allah'ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah; çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Kelime meali

وَاِنْ تَعُدُّوا Şayet saysanız
نِعْمَةَ اللّٰهِ Allah’ın nimetlerini
لَا تُحْصُوهَاؕ Onu bitiremezsiniz
اِنَّ اللّٰهَ Muhakkak ki Allah
لَغَفُورٌ Çok mağ ret edendir
رَحٖیمٌ Çok merha- metlidir

Diyanet bu metni 17-19 âyetleri için birlikte vermiştir.

Allah’ın varlığına, birliğine, yaratıcı kudretine, geniş lutuf ve merhametine işaret eden yukarıdaki âyetlerin muhatapları öncelikle Hz. Peygamber dönemindeki putperest Araplar olduğu için onların putları kastedilerek, “O halde yaratanla yaratmayan bir olur mu? Siz düşünmez misiniz?” buyurulmakta, böylece muhataplar bu bilgiler ışığında inançlarını akıl ve düşünce süzgecinden geçirmeye davet edilmektedir. Üstelik Allah’ın nimetleri burada hatırlatılanlardan ibaret de değildir; aksine O, insanlığa sayamayacakları kadar bol ve güzel nimetler vermiştir. 18. âyetin sonunda Allah’ın bağışlayıcılığının ve merhametinin özellikle hatırlatılması, hem bunların yukarıdaki maddî nimetler kadar önemli olduğu anlamını taşımakta hem de insanlar, eğer akıl ve düşüncelerini kullanarak yaratan Allah ile yaratmaktan âciz olan sözde tanrıların bir olmadığı gerçeğinin farkına varıp iman ederlerse o güne kadar sürdürdükleri yanlış inanç ve tutumları yüzünden ümitsizliğe kapılmalarına mahal bulunmadığına işaret edilmekte, Allah’ın af ve merhametine güvenmeleri istenmektedir. Bununla birlikte, eğer dıştan inanmış gibi görünmelerine rağmen içten eski yanlış inançlarını, müslümanlara karşı kötü niyetlerini, düşmanlık duygularını sürdürmeye kalkışırlarsa Allah’ın gizli açık her türlü hallerinden kesinlikle haberdar olduğunu da bilmeleri gerektiği uyarısında bulunulmaktadır.

18 ve 19. âyetlerde muhatabın müminler olduğu düşünülerek şöyle bir farklı yorum daha yapılmıştır: Ey Müminler! Allah’ın nimetleri sayılamayacak kadar çok olduğu için bunların hepsinin şükrünü yerine getirmeniz elbette mümkün değildir; ama siz içinizde Allah’a eksiksiz şükretme arzusu ve niyetini taşırsanız, bunu fiilen gerçekleştiremeseniz de Allah, dışa vurduğunuz şükrünüz gibi içinizde taşıdığınız bu iyi niyetinizi de bilmektedir, bunun da ecrini ihsan edecektir (İbn Atıyye, III, 385).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 385-386

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Nahl 16/17 · aynı tefsir grubu

اَفَمَنْ یَخْلُقُ كَمَنْ لَا یَخْلُقُؕ اَفَلَا تَذَكَّرُونَ

Şu halde yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz?

Nahl 16/19 · aynı tefsir grubu

وَاللّٰهُ یَعْلَمُ مَا تُسِرُّونَ وَمَا تُعْلِنُونَ

Allah gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilir.

İhlâs 112/4 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَمْ یَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ

"Hiçbir şey O'na denk ve benzer değildir."

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?