قَالَ اَلَمْ نُرَبِّكَ فٖینَا وَلٖیدًا وَلَبِثْتَ فٖینَا مِنْ عُمُرِكَ سِنٖینَ
Diyanet meali
Firavun şöyle dedi: "Seni biz küçük bir çocuk olarak alıp aramızda büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirdin."
Kelime meali
Diyanet bu metni 18-21 âyetleri için birlikte vermiştir.
Vaktiyle Firavun’un, İsrâiloğulları’nın yeni doğan erkek çocuklarını öldürtmesi sebebiyle Mûsâ dünyaya geldiğinde annesi onu bir sandık içinde nehre bırakmıştı; çocuk Firavun’un hizmetçileri tarafından bulunmuş ve Firavun’un sarayında yetiştirilmişti. Bu arada Mûsâ, İsrâiloğulları’ndan biriyle kavga eden bir Kıptî’nin saldırılarını engelleme girişiminde bulunurken bir yumruk vurmuş, adam da ölmüştü; 18 ve 19. âyetlerde Firavun bu olaylara işaret ederek Mûsâ’yı nankörlükle itham etmektedir. Tefsirlerde Hz. Mûsâ’nın, öldürme kastı olmaksızın Kıptî’ye vurduğu ve bu olayın kastı aşan müessir fiil neticesinde meydana geldiği anlatılmaktadır (ayrıca bk. Kasas 28/16).
Bu olaydan sonra Hz. Mûsâ, Firavun ve kavminin kendisini öldürmek istediklerini haber alınca korkmuş ve Mısır’ı terkederek Akabe körfezinin kuzeyindeki Medyen’e gitmişti (krş. Kasas 28/20). Cenâb-ı Hak daha sonra ona ilim, hikmet ve peygamberlik görevi verdi, kardeşi Hârûn’la birlikte Firavun ve kavmine gönderdi.
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Şuarâ 26/19 · aynı tefsir grubu
وَفَعَلْتَ فَعْلَتَكَ الَّتٖی فَعَلْتَ وَاَنْتَ مِنَ الْكَافِرٖینَ
"(Böyle iken) sen o yaptığın işi yaptın (adam öldürdün). Sen nankörlerdensin."
Şuarâ 26/20 · aynı tefsir grubu
قَالَ فَعَلْتُهَٓا اِذًا وَاَنَا࣑ مِنَ الضَّٓالّٖینَؕ
Mûsâ şöyle dedi: "Ben onu, o vakit kendimi kaybetmiş bir halde iken (istemeyerek) yaptım."
Şuarâ 26/21 · aynı tefsir grubu
فَفَرَرْتُ مِنْكُمْ لَمَّا خِفْتُكُمْ فَوَهَبَ لٖی رَبّٖی حُكْمًا وَجَعَلَنٖی مِنَ الْمُرْسَلٖینَ
"Sizden korktuğum için de hemen aranızdan kaçtım. Derken, Rabbim bana hüküm ve hikmet bahşetti de beni peygamberlerden kıldı."
Kasas 28/16 · tefsir atıfı
قَالَ رَبِّ اِنّٖی ظَلَمْتُ نَفْسٖی فَاغْفِرْ لٖی فَغَفَرَ لَهُؕ اِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحٖیمُ
Mûsâ, "Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet" dedi. Allah da O'nu affetti. Şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Kasas 28/20 · tefsir atıfı
وَجَٓاءَ رَجُلٌ مِنْ اَقْصَا الْمَدٖینَةِ یَسْعٰىؗ قَالَ یَا مُوسٰٓى اِنَّ الْمَلَاَ یَاْتَمِرُونَ بِكَ لِیَقْتُلُوكَ فَاخْرُجْ اِنّٖی لَكَ مِنَ النَّاصِحٖینَ
Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi. "Ey Mûsâ! İleri gelenler seni öldürmek için aralarında senin durumunu görüşüyorlar. Şehirden hemen çık. Şüphesiz ben sana öğüt verenlerdenim" dedi.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.