Kur’an çalışması
7

A'râf

الْاَعْرَافِ

206 âyet iniş 39 cüz 8 sayfa 151

Önceki Sonraki
← Önceki A'râf 182 sayfa 174 · Diyanet tefsir grubu 182-183 Sonraki →

وَالَّذٖینَ كَذَّبُوا بِاٰیَاتِنَا سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَیْثُ لَا یَعْلَمُونَۚ

Diyanet meali

Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, biz onları bilemeyecekleri bir yerden yavaş yavaş felakete götüreceğiz.

Kelime meali

وَالَّذٖینَ O kimseler ki
كَذَّبُوا Yalanladılar
بِاٰیَاتِنَا Bizim ayetlerimizi
سَنَسْتَدْرِجُهُمْ Yavaş yavaş onları helaka yaklaştıracağız
مِنْ حَیْثُ لَا O yerden ki
یَعْلَمُونَ Bilmiyorlar

Diyanet bu metni 182-183 âyetleri için birlikte vermiştir.

“Adım adım yıkıma götürürüz” şeklinde çevirdiğimiz fiilin masdarı olan istidrâc kelimesi, sözlükte “derece derece yükseltmek veya alçaltmak, azar azar toplamak, katlamak” gibi anlamlara gelir. Bu kelime zamanla, “Allah’ın bazı insanlara, kötü niyetlerinin ve davranışlarının ardından, onların daha da şımarmaları, günahlarını daha da arttırmaları sonucunu doğurabilecek maddî veya mânevî imkân ve fırsatlar vermesi” anlamında terim haline gelmiştir. Meselâ peygamberlerde görülen olağan üstü hallere “mûcize”, velîlerde görülene “keramet” denirken inancı veya yaşayışı bozuk kimselerin zâhiren mûcize veya keramete benzer olaylar sergilemelerine istidrâc denmektedir. “Cezalandırma” diye çevirdiğimiz keyd kelimesi ise aslında “tuzak” mânasına gelmekle birlikte, Allah için kullanıldığında İslâmiyet ve müslümanlar için bazı tuzaklar kurmaya ve onları çökertmeye çalışan inkârcıların bu planlarını boşa çıkaran Allah’ın kusursuz, adaletli ve hikmetli planını ifade eder. Burada yüce Allah, âyetlerini yalanlayan ve böylece onları etkisiz kılmaya çalışan inkârcıları, güçlü ve şaşmaz planı uyarınca hemen cezalandırmayıp onlara mühlet verdiğini, bazı imkân ve fırsatlar tanıdığını, bu suretle onları derece derece yıkıma doğru götürdüğünü veya alçalttığını ifade buyurmaktadır. Allah’ın onlara önce mühlet verip sonra da helâk etmesi zâhiren tuzak kurmaya benzediği için âyette buna “keyd” denmiştir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 636

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

A'râf 7/183 · aynı tefsir grubu

وَاُمْلٖی لَهُمْؕ اِنَّ كَیْدٖی مَتٖینٌ

Ben onlara mühlet veririm. Şüphesiz benim tuzağım çetindir.

En'âm 6/44 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَلَمَّا نَسُوا مَا ذُكِّرُوا بِهٖ فَتَحْنَا عَلَیْهِمْ اَبْوَابَ كُلِّ شَیْءٍؕ حَتّٰٓى اِذَا فَرِحُوا بِمَٓا اُو࣒تُٓوا اَخَذْنَاهُمْ بَغْتَةً فَاِذَا هُمْ مُبْلِسُونَ

Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Sonra kendilerine verilenle sevinip şımardıkları sırada onları ansızın yakaladık da bir anda tüm ümitlerini kaybedip yıkıldılar.

En'âm 6/45 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَقُطِـعَ دَابِرُ الْقَوْمِ الَّذٖینَ ظَلَمُواؕ وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖینَ

Böylece zulmeden o toplumun kökü kesildi. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.

Meryem 19/73 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَیْهِمْ اٰیَاتُنَا بَیِّنَاتٍ قَالَ الَّذٖینَ كَفَرُوا لِلَّذٖینَ اٰمَنُٓواۙ اَیُّ الْفَرٖیقَیْنِ خَیْرٌ مَقَامًا وَاَحْسَنُ نَدِیًّا

Âyetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, inkar edenler, inananlara, "İki topluluktan hangisinin bulunduğu yer daha hayırlı meclis ve mahfili daha güzeldir?" dediler.

Meryem 19/74 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَكَمْ اَهْلَكْنَا قَبْلَهُمْ مِنْ قَرْنٍ هُمْ اَحْسَنُ اَثَاثًا وَرِءْیًا

Biz onlardan önce, mal-mülk ve görünümü daha güzel olan nice nesilleri helak ettik.

Meryem 19/75 · bu âyete atıf yapan tefsir

قُلْ مَنْ كَانَ فِی الضَّلَالَةِ فَلْیَمْدُدْ لَهُ الرَّحْمٰنُ مَدًّاۚ حَتّٰٓى اِذَا رَاَوْا مَا یُوعَدُونَ اِمَّا الْعَذَابَ وَاِمَّا السَّاعَةَؕ فَسَیَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ شَرٌّ مَكَانًا وَاَضْعَفُ جُنْدًا

(Ey Muhammed!) De ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahmân onlara, istenildiği kadar süre versin! Nihayet kendilerine vaad olunan azabı, ya da kıyameti gördüklerinde kimin yeri daha kötüymüş, kimin taraftarları daha zayıfmış bilecekler.

Kalem 68/44 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَذَرْنٖی وَمَنْ یُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَدٖیثِؕ سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَیْثُ لَا یَعْلَمُونَۙ

(Ey Muhammed!) Bu sözü (Kur'an'ı) yalanlayanlarla beni başbaşa bırak. Biz onları bilemeyecekleri biçimde adım adım helaka yaklaştıracağız.

Kalem 68/45 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاُمْلٖی لَهُمْؕ اِنَّ كَیْدٖی مَتٖینٌ

Onlara mühlet veriyorum. Şüphesiz benim tuzağım sağlamdır.

Cin 72/16 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاَنْ لَوِ اسْتَقَامُوا عَلَى الطَّرٖیقَةِ لَاَسْقَیْنَاهُمْ مَٓاءً غَدَقًاۙ

Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: ‘Eğer yolda dosdoğru olurlarsa mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."

Cin 72/17 · bu âyete atıf yapan tefsir

لِنَفْتِنَهُمْ فٖیهِۚ وَمَنْ یُعْرِضْ عَنْ ذِكْرِ رَبِّهٖ یَسْلُكْهُ عَذَابًا صَعَدًاۙ

Yine de ki: "Bana şöyle de vahyedildi: ‘Eğer yolda dosdoğru olurlarsa mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar."

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?