Kur’an çalışması
38

Sâd

صۤ

88 âyet iniş 38 cüz 23 sayfa 453

Önceki Sonraki
← Önceki Sâd 19 sayfa 454 · Diyanet tefsir grubu 18-19 Sonraki →

وَالطَّیْرَ مَحْشُورَةًؕ كُلٌّ لَهُٓ اَوَّابٌ

Diyanet meali

Kendisiyle birlikte sabah akşam tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Dâvûd'un emrine verdik. Onların her biri Allah'a yönelmişlerdi.

Kelime meali

وَالطَّیْرَ Ve kuşları
مَحْشُورَةًؕ Toplu olduk- ları halde
كُلٌّ Tamamı
لَهُٓ Ona
اَوَّابٌ Yönelicidir

Diyanet bu metni 18-19 âyetleri için birlikte vermiştir.

Müfessirlerin çoğunluğuna göre bu âyetler, Hz. Dâvûd Allah’ı tesbih ederken dağların ve kuşların da dile gelerek onun tesbihine katıldıkları şeklindeki mûcizevî bir olayı anlatmaktadır. Ancak bu âyetleri mecazi anlamda yorumlayanlar da vardır. Buna göre Dâvûd Zebûr okuyarak Allah’ı tesbih ettiği gibi kuşlar ve dağlar da kendi varlık yapılarıyla Allah’ın kudretini ve yüceliğini yansıtmakta, böylece lisân-ı halleriyle Allah’ı tesbih etmektedirler (ayrıca bk. Enbiyâ 21/79). Bu mânaya göre cansız tabiatın Allah’ı tesbih etmesine dağlar, canlı varlıkların tesbihine de kuşlar örnek olarak zikredilmiştir; özellikle inanmış insanların bilinçli tesbihine örnek de Hz. Dâvûd’un tesbihidir.

“Hepsi de Allah’a yönelmişlerdi” diye çevirdiğimiz 19. âyetin son cümlesi, “Gerek dağlar gerekse kuşlar Dâvûd’un etrafında toplanıp ona itaat ederlerdi” veya “Dâvûd tesbihe başlayınca onlar da kendisine katılırlardı” şeklinde de açıklanmıştır (Taberî, XXIII, 138; Râzî, XXVI, 186; İbn Âşûr, XXIII, 228-229).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 573

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Sâd 38/18 · aynı tefsir grubu

اِنَّا سَخَّرْنَا الْجِبَالَ مَعَهُ یُسَبِّحْنَ بِالْعَشِیِّ وَالْاِشْرَاقِۙ

Kendisiyle birlikte sabah akşam tesbih etsinler diye biz, dağları ve toplanıp gelen kuşları Dâvûd'un emrine verdik. Onların her biri Allah'a yönelmişlerdi.

Enbiyâ 21/79 · tefsir atıfı

فَفَهَّمْنَاهَا سُلَیْمٰنَۚ وَكُلًّا اٰتَیْنَا حُكْمًا وَعِلْمًاؗ وَسَخَّرْنَا مَعَ دَاوُ࣒دَ الْجِبَالَ یُسَبِّحْنَ وَالطَّیْرَؕ وَكُنَّا فَاعِلٖینَ

Biz hüküm vermeyi Süleyman'a kavratmıştık. Zaten her birine hükümranlık ve ilim vermiştik. Dâvûd ile birlikte, Allah'ı tespih etmeleri için dağları ve kuşları onun emrine verdik. Bunları yapan biz idik.

Neml 27/15 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَقَدْ اٰتَیْنَا دَاوُ࣒دَ وَسُلَیْمٰنَ عِلْمًاۚ وَقَالَا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذٖی فَضَّلَنَا عَلٰى كَثٖیرٍ مِنْ عِبَادِهِ الْمُؤْمِنٖینَ

Andolsun! Biz Dâvûd'a ve Süleyman'a ilim verdik. Onlar, "Hamd, bizi mü'min kullarının bir çoğundan üstün kılan Allah'a mahsustur" dediler.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?