فَاَمَّا مَنْ اُو࣒تِیَ كِتَابَهُ بِیَمٖینِهٖ فَیَقُولُ هَٓاؤُ࣑مُ اقْرَؤُ࣒ا كِتَابِیَهْۚ
Diyanet meali
İşte o vakit, kitabı kendisine sağından verilen kimse der ki: "Gelin, kitabımı okuyun!"
Kelime meali
Diyanet bu metni 19-24 âyetleri için birlikte vermiştir.
“Kitap”tan maksat amel defteridir; mahşerde kişinin amel defterinin sağ tarafından verilmesi onun dünya hayatında Allah’ın emrine uygun, dürüst ve erdemli bir hayat yaşadığını, dolayısıyla sicilinin temiz olduğunu gösterir. Bu durumda olan kimse Allah’ın lutfuyla kurtuluşa erenlerden olduğunu anlar ve “Alın, kitabımı okuyun” diyerek mutluluğunu başkalarıyla paylaşmak ister (bk. Râzî, XXX, 111). 20. âyet amel defteri sağından verilen kimsenin dünyada iken âhirete iman ettiğini ve ona göre hazırlık yaptığını gösterir. 24. âyette zikredilen “geçmiş günler”den maksat ise dünya hayatında geçen günlerdir (bk. Râzî, XXX, 113). Buna göre 21-24. âyetlerde mahşerde amel defteri sağ tarafından verilen kimsenin dünyada yaptığı iyi amellere karşılık âhirette elde edeceği nimetler tasvir edilmektedir.
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 447
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Hâkka 69/20 · aynı tefsir grubu
اِنّٖی ظَنَنْتُ اَنّٖی مُلَاقٍ حِسَابِیَهْۚ
"Çünkü ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum."
Hâkka 69/23 · aynı tefsir grubu
قُطُوفُهَا دَانِیَةٌ
Onun meyveleri sarkar (kolaylıkla devşirilebilir).
Hâkka 69/24 · aynı tefsir grubu
كُلُوا وَاشْرَبُوا هَنٖٓیـًٔا بِمَٓا اَسْلَفْتُمْ فِی الْاَیَّامِ الْخَالِیَةِ
(Onlara şöyle denir:) "Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için."
Sâffât 37/27 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ یَتَسَٓاءَلُونَ
Birbirlerine yönelip sorarlar (çekişirler).
Sâffât 37/28 · bu âyete atıf yapan tefsir
قَالُٓوا اِنَّكُمْ كُنْتُمْ تَاْتُونَنَا عَنِ الْیَمٖینِ
Şöyle derler: "Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz."
Sâffât 37/29 · bu âyete atıf yapan tefsir
قَالُوا بَلْ لَمْ تَكُونُوا مُؤْمِنٖینَۚ
Diğerleri de onlara şöyle derler: "Hayır, siz zaten mü'min kimseler değildiniz."
Sâffât 37/30 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَمَا كَانَ لَنَا عَلَیْكُمْ مِنْ سُلْطَانٍۚ بَلْ كُنْتُمْ قَوْمًا طَاغٖینَ
"Bizim, sizin üzerinizde hiçbir hakimiyetimiz yoktu. Hatta siz azgın bir kavimdiniz."
Sâffât 37/31 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَحَقَّ عَلَیْنَا قَوْلُ رَبِّنَاࣗ اِنَّا لَذَٓائِقُونَ
"Artık Rabbimizin sözü (azap) bizim hakkımızda gerçekleşti. Biz onu mutlaka tadacağız."
Sâffât 37/32 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَاَغْوَیْنَاكُمْ اِنَّا كُنَّا غَاوٖینَ
"Evet, biz sizi saptırdık. Çünkü biz de sapkın kimselerdik."
Sâffât 37/33 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَاِنَّهُمْ یَوْمَئِذٍ فِی الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ
Artık onlar o gün azapta ortaktırlar
Sâffât 37/34 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِنَّا كَذٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِمٖینَ
İşte biz suçlulara böyle yaparız.
Vâkıa 56/1 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِذَا وَقَعَتِ الْوَاقِعَةُۙ
Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır.
Vâkıa 56/2 · bu âyete atıf yapan tefsir
لَیْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌۘ
Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır.
Vâkıa 56/3 · bu âyete atıf yapan tefsir
خَافِضَةٌ رَافِعَةٌۙ
Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
Vâkıa 56/4 · bu âyete atıf yapan tefsir
اِذَا رُجَّتِ الْاَرْضُ رَجًّاۙ
Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
Vâkıa 56/5 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَبُسَّتِ الْجِبَالُ بَسًّاۙ
Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
Vâkıa 56/6 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَكَانَتْ هَبَٓاءً مُنْبَثًّاۙ
Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
Vâkıa 56/7 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَكُنْتُمْ اَزْوَاجًا ثَلٰثَةًؕ
Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.