Kur’an çalışması
75

Kıyâmet

الْقِيٰمَةِ

40 âyet iniş 31 cüz 29 sayfa 577

Önceki Sonraki
← Önceki Kıyâmet 19 sayfa 577 · Diyanet tefsir grubu 16-19 Sonraki →

ثُمَّ اِنَّ عَلَیْنَا بَیَانَهُؕ

Diyanet meali

Sonra onu açıklamak da bize aittir.

Kelime meali

ثُمَّ Sonra
اِنَّ Şüp- hesiz
عَلَیْنَا Bizim üzerimi-
بَیَانَهُؕ Onun beyanı zedir

Diyanet bu metni 16-19 âyetleri için birlikte vermiştir.

Hz. Peygamber, gelen vahyi hemen hâfızasına yerleştirmek için tamamlanmasını beklemeden diliyle tekrarlıyordu. Allah Teâlâ bu âyetleri indirerek ona vahiy geldiğinde nasıl davranması gerektiğini öğretmiştir (bk. Taberî, XXIX, 116-119; Buhârî, “Tefsîr”, Sûre, 75, 2). Bu âyetlerde yüce Allah üç şeyi kendi üzerine aldığını bildirmiştir: 1. Vahyi hafızalarda ve yazılı olarak toplayıp Resûlullah’ın unutmamasını sağlamak (bu hususta ayrıca bk. A‘lâ 87/6); 2. Vahyi Hz. Peygamber’in okumasını sağlamak; 3. Vahyi açıklamak. Ayrıca 19. âyette vahiy kendisine okunduğunda Hz. Peygamber’in susarak onu dinlemesi emredilmiş, o da böyle yapmıştır (Buhârî, “Tefsîr”, 75; Müslim, “Salât”, 148). Allah Teâlâ “biz onu okuduğumuz zaman” buyurarak okuma fiilini kendisine isnat etmiştir; başka âyetlerde onu vahiy meleğinin (Cebrâil) Hz. Peygamber’in kalbine indirdiği bildirilmektedir (meselâ bk. Bakara 2/97; Nahl 16/102; Şuarâ 26/193). Bu âyetler arasında çelişki yoktur. İlâhî vahyin Cebrâil aracılığı ile Hz. Peygamber’in zihnine yerleştirilmesi de bir okumadır. Sonuçta kelâmın sahibi O’dur. Söz/Kur’an O’nun sözüdür; okutan O’dur; şu halde gerçekte okuyan da O’dur. (vahyin geliş şekilleri hakkında bilgi için bk. “Tefsire Giriş” bölümü, “I. Kur’an-ı Kerîm A) Tanımı ve özellikleri, 2. Vahiy” başlığı).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 509

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Kıyâmet 75/16 · aynı tefsir grubu

لَا تُحَرِّكْ بِهٖ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِهٖؕ

(Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.

Kıyâmet 75/17 · aynı tefsir grubu

اِنَّ عَلَیْنَا جَمْعَهُ وَقُرْاٰنَهُۚ

Şüphesiz onu toplamak ve okumak bize aittir.

Kıyâmet 75/18 · aynı tefsir grubu

فَاِذَا قَرَاْنَاهُ فَاتَّبِعْ قُرْاٰنَهُۚ

O halde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy.

A'lâ 87/6 · tefsir atıfı

سَنُقْرِئُكَ فَلَا تَنْسٰىۙ

Sana Kur'an'ı okutacağız ve sen onu unutmayacaksın.

Bakara 2/97 · tefsir atıfı

قُلْ مَنْ كَانَ عَدُوًّا لِجِبْرٖیلَ فَاِنَّهُ نَزَّلَهُ عَلٰى قَلْبِكَ بِاِذْنِ اللّٰهِ مُصَدِّقًا لِمَا بَیْنَ یَدَیْهِ وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُؤْمِنٖینَ

De ki: "Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve müjde verici olarak senin kalbine indirmiştir."

Nahl 16/102 · tefsir atıfı

قُلْ نَزَّلَهُ رُوحُ الْقُدُسِ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ لِیُثَبِّتَ الَّذٖینَ اٰمَنُوا وَهُدًى وَبُشْرٰى لِلْمُسْلِمٖینَ

Ey Muhammed! De ki: "Kur'an'ı, Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) inananların inançlarını sağlamlaştırmak, müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere hak olarak indirdi."

Şuarâ 26/193 · tefsir atıfı

نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْاَمٖینُۙ

Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.

A'lâ 87/7 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُؕ اِنَّهُ یَعْلَمُ الْجَهْرَ وَمَا یَخْفٰىؕ

Ancak Allah'ın dilediği başka. Şüphesiz O, açık olanı da bilir, gizliyi de.

A'lâ 87/8 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَنُیَسِّرُكَ لِلْیُسْرٰىۚ

Biz seni en kolay olana kolayca ileteceğiz.

Aşağıdaki cümleler Diyanet tefsir metninden alınmıştır.

Buhârî, “Tefsîr”, Sûre, 75, 2).

Peygamber'in susarak onu dinlemesi emredilmiş, o da böyle yapmıştır (Buhârî, “Tefsîr”, 75;

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?