Kur’an çalışması
10

Yûnus

يُونُسَ

109 âyet iniş 51 cüz 11 sayfa 208

Önceki Sonraki
← Önceki Yûnus 20 sayfa 210 · Diyanet tefsir grubu 20 Sonraki →

وَیَقُولُونَ لَوْلَٓا اُنْزِلَ عَلَیْهِ اٰیَةٌ مِنْ رَبِّهٖۚ فَقُلْ اِنَّمَا الْغَیْبُ لِلّٰهِ فَانْتَظِرُواۚ اِنّٖی مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِرٖینَࣖ

Diyanet meali

"Ona (peygambere) Rabbinden bir mucize indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gayb ancak Allah'ındır. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!"

Kelime meali

وَیَقُولُونَ Ve derler
لَوْلَٓا Keşke
اُنْزِلَ İndirilseydi
عَلَیْهِ Onun üze- rine
اٰیَةٌ Bir mucize
مِنْ رَبِّهٖ Rabbinden
فَقُلْ De ki
اِنَّمَا الْغَیْبُ Gayb ancak
لِلّٰهِ Allah’a aittir
فَانْتَظِرُوا Artık bekleyin
اِنّٖی Elbette ben de
مَعَكُمْ مِنَ Sizinle birlikte
الْمُنْتَظِرٖینَࣖ Bekleyenlerdenim

Müşrikler Hz. Peygamber’in tevhid çağrısına karşı itirazlarına devam ederek yeni bir Kur’an talebinden sonra bu defa da yeni bir işaret (mûcize, âyet) istiyorlar. Meâlde “işaret” diye tercüme edilen âyet kelimesi, “Kur’an âyeti, mûcize, insanı Allah’a inanmaya götüren işaretler, nişanlar” gibi anlamlarda kullanılmaktadır. Mûcizeler hem Allah’ın varlığını hem de Peygamber’in doğru söylediğini gösteren işaret ve delillerdir, ancak mûcizeyi yaratan, onu dilediği zaman peygamberine lutfeden Allah’tır, mûcize gayb âlemine dahildir; Allah yaratıp göstermedikçe peygamber tarafından bile bilinemez ve gösterilemez.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 93

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Nisâ 4/153 · bu âyete atıf yapan tefsir

یَسْـَٔلُكَ اَهْلُ الْكِتَابِ اَنْ تُنَزِّلَ عَلَیْهِمْ كِتَابًا مِنَ السَّمَٓاءِ فَقَدْ سَاَلُوا مُوسٰٓى اَكْبَرَ مِنْ ذٰلِكَ فَقَالُٓوا اَرِنَا اللّٰهَ جَهْرَةً فَاَخَذَتْهُمُ الصَّاعِقَةُ بِظُلْمِهِمْۚ ثُمَّ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَتْهُمُ الْبَیِّنَاتُ فَعَفَوْنَا عَنْ ذٰلِكَۚ وَاٰتَیْنَا مُوسٰى سُلْطَانًا مُبٖینًا

Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Mûsâ'dan, bundan daha büyüğünü istemişler ve "Allah'ı bize açıkça göster" demişlerdi. Böylece zulümleri sebebiyle onları yıldırım çarptı. Sonra kendilerine apaçık deliller gelmesinin ardından (tuttular) buzağıyı tanrı edindiler. Biz bunu da affettik ve Mûsâ'ya apaçık bir güç ve yetki verdik.

Nisâ 4/154 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَرَفَعْنَا فَوْقَهُمُ الطُّورَ بِمٖیثَاقِهِمْ وَقُلْنَا لَهُمُ ادْخُلُوا الْبَابَ سُجَّدًا وَقُلْنَا لَهُمْ لَا تَعْدُوا فِی السَّبْتِ وَاَخَذْنَا مِنْهُمْ مٖیثَاقًا غَلٖیظًا

Verdikleri sağlam söz(ü yerine getirmemeleri) sebebiyle "Tûr"u üzerlerine kaldırdık ve onlara, "Tevazu ile kapıdan girin" dedik. Yine onlara, "Cumartesi (yasakları) konusunda haddi aşmayın" dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?