Kur’an çalışması
54

Kamer

الْقَمَرِ

55 âyet iniş 37 cüz 27 sayfa 528

Önceki Sonraki
← Önceki Kamer 20 sayfa 529 · Diyanet tefsir grubu 18-22 Sonraki →

تَنْزِعُ النَّاسَۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ مُنْقَعِرٍ

Diyanet meali

İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.

Kelime meali

تَنْزِعُ Savuruyordu
النَّاسَ İnsanları
كَاَنَّهُمْ Sanki onlar
اَعْجَازُ نَخْلٍ Hurma kü- tükleridir
مُنْقَعِرٍ Sökülmüş olan

Diyanet bu metni 18-22 âyetleri için birlikte vermiştir.

Âd, Hûd peygamberin gönderildiği kavmin adıdır; çok tanrıcı inanca taassupla bağlanma ve tevhid inancına yapılan çağrıya karşı zorba bir tavır sergileme konusunda Kur’an’ın değişik yerlerinde kötü bir örnek olarak anılır (bilgi için bk. A‘râf 7/65-72; Hûd 11/50-60). 20. âyette şiddetli rüzgârın sürüklediği insanlardan söz edilirken onların, “sökülmüş hurma kütükleri”ne benzetilmesi Âd kavmi mensuplarının iri yapılı ve uzun kimseler olması ve kafalarının kopup gövdelerinin kütük gibi yuvarlanıp gitmesiyle açıklanmıştır (Taberî, XXVII, 99; Zemahşerî, IV, 46).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 190

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Kamer 54/18 · aynı tefsir grubu

كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَیْفَ كَانَ عَذَابٖی وَنُذُرِ

Âd kavmi de (Hûd'u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!

Kamer 54/19 · aynı tefsir grubu

اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَیْهِمْ رٖیحًا صَرْصَرًا فٖی یَوْمِ نَحْسٍ مُسْتَمِرٍّۙ

Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.

Kamer 54/21 · aynı tefsir grubu

فَكَیْفَ كَانَ عَذَابٖی وَنُذُرِ

Azabım ve uyarılarım nasılmış, (gördüler)!

Kamer 54/22 · aynı tefsir grubu

وَلَقَدْ یَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍࣖ

Andolsun biz, Kur'anı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?

A'râf 7/65 · tefsir atıfı

وَاِلٰى عَادٍ اَخَاهُمْ هُودًاؕ قَالَ یَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَیْرُهُؕ اَفَلَا تَتَّقُونَ

Âd kavmine de kardeşleri Hûd'u peygamber olarak gönderdik. Onlara, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için ondan başka hiçbir ilah yoktur. Allah'a karşı gelmekten sakınmaz mısınız?" dedi.

A'râf 7/66 · tefsir atıfı

قَالَ الْمَلَاُ الَّذٖینَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِهٖٓ اِنَّا لَنَرٰیكَ فٖی سَفَاهَةٍ وَاِنَّا لَنَظُنُّكَ مِنَ الْكَاذِبٖینَ

Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüyoruz. Biz senin mutlaka yalancılardan biri olduğuna inanıyoruz."

A'râf 7/67 · tefsir atıfı

قَالَ یَا قَوْمِ لَیْسَ بٖی سَفَاهَةٌ وَلٰكِنّٖی رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَمٖینَ

Hûd şöyle dedi: "Ey kavmim! Bende akıl kıtlığı yok. Aksine ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim."

A'râf 7/68 · tefsir atıfı

اُبَلِّغُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّٖی وَاَنَا࣑ لَكُمْ نَاصِحٌ اَمٖینٌ

"Rabbimin vahyettiklerini size tebliğ ediyorum. Ben sizin için güvenilir bir nasihatçıyım."

A'râf 7/69 · tefsir atıfı

اَوَعَجِبْتُمْ اَنْ جَٓاءَكُمْ ذِكْرٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَلٰى رَجُلٍ مِنْكُمْ لِیُنْذِرَكُمْؕ وَاذْكُرُٓوا اِذْ جَعَلَكُمْ خُلَفَٓاءَ مِنْ بَعْدِ قَوْمِ نُوحٍ وَزَادَكُمْ فِی الْخَلْقِ بَصْۣطَةًۚ فَاذْكُرُٓوا اٰلَٓاءَ اللّٰهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

"Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nûh kavminden sonra onların yerine getirdi ve sizi yaratılış itibariyle daha güçlü kıldı. Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz."

A'râf 7/70 · tefsir atıfı

قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِنَعْبُدَ اللّٰهَ وَحْدَهُ وَنَذَرَ مَا كَانَ یَعْبُدُ اٰبَٓاؤُ࣑نَاۚ فَاْتِنَا بِمَا تَعِدُنَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقٖینَ

Onlar, "Sen bize tek Allah'a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi geldin? Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi bizi tehdit ettiğin azabı bize getir" dediler.

A'râf 7/71 · tefsir atıfı

قَالَ قَدْ وَقَعَ عَلَیْكُمْ مِنْ رَبِّكُمْ رِجْسٌ وَغَضَبٌؕ اَتُجَادِلُونَنٖی فٖٓی اَسْمَٓاءٍ سَمَّیْتُمُوهَٓا اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ࣑كُمْ مَا نَزَّلَ اللّٰهُ بِهَا مِنْ سُلْطَانٍؕ فَانْتَظِرُٓوا اِنّٖی مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِرٖینَ

Hûd, "Artık size Rabbinizden bir azap ve öfke inmiştir. Allah'ın, haklarında hiçbir delil indirmediği, yalnızca sizin ve babalarınızın uydurduğu bir takım isimler (düzmece tanrılar) hakkında mı benimle tartışıyorsunuz? Öyleyse (başınıza geleceği) bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!" dedi.

A'râf 7/72 · tefsir atıfı

فَاَنْجَیْنَاهُ وَالَّذٖینَ مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّا وَقَطَعْنَا دَابِرَ الَّذٖینَ كَذَّبُوا بِاٰیَاتِنَا وَمَا كَانُوا مُؤْمِنٖینَࣖ

Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik.

Hûd 11/50 · tefsir atıfı

وَاِلٰى عَادٍ اَخَاهُمْ هُودًاؕ قَالَ یَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَیْرُهُؕ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا مُفْتَرُونَ

Âd kavmine de kardeşleri Hûd'u gönderdik. Hûd şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Ondan başka sizin hiçbir ilahınız yoktur. Siz, sadece iftira ediyorsunuz."

Hûd 11/58 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَمَّا جَٓاءَ اَمْرُنَا نَجَّیْنَا هُودًا وَالَّذٖینَ اٰمَنُوا مَعَهُ بِرَحْمَةٍ مِنَّاۚ وَنَجَّیْنَاهُمْ مِنْ عَذَابٍ غَلٖیظٍ

Helâk emrimiz gelince, Hûd'u ve beraberindeki iman etmiş olanları, tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Onları ağır bir azaptan kurtardık.

Hâkka 69/4 · bu âyete atıf yapan tefsir

كَذَّبَتْ ثَمُودُ وَعَادٌ بِالْقَارِعَةِ

Semûd ve Âd kavimleri, yüreklerini hoplatacak olan büyük felaketi (Kıyameti) yalanladılar.

Hâkka 69/5 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَاَمَّا ثَمُودُ فَاُهْلِكُوا بِالطَّاغِیَةِ

Semûd kavmi korkunç bir sarsıntı ile helâk edildi.

Hâkka 69/6 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاَمَّا عَادٌ فَاُهْلِكُوا بِرٖیحٍ صَرْصَرٍ عَاتِیَةٍۙ

Âd kavmine gelince onlar da uğultulu ve dondurucu şiddetli bir rüzgarla helak edildi.

Hâkka 69/7 · bu âyete atıf yapan tefsir

سَخَّرَهَا عَلَیْهِمْ سَبْعَ لَیَالٍ وَثَمَانِیَةَ اَیَّامٍۙ حُسُومًا فَتَرَى الْقَوْمَ فٖیهَا صَرْعٰىۙ كَاَنَّهُمْ اَعْجَازُ نَخْلٍ خَاوِیَةٍۚ

Allah onu kesintisiz olarak yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat etti. Öyle ki (eğer orada olsaydın), o kavmi, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.

Hâkka 69/8 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَهَلْ تَرٰى لَهُمْ مِنْ بَاقِیَةٍ

Şimdi onlardan geri kalan bir şey görüyor musun?

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?