Kur’an çalışması
6

En'âm

الْاَنْعَامِ

165 âyet iniş 55 cüz 7 sayfa 128

Önceki Sonraki
← Önceki En'âm 20 sayfa 130 · Diyanet tefsir grubu 20 Sonraki →

اَلَّذٖینَ اٰتَیْنَاهُمُ الْكِتَابَ یَعْرِفُونَهُ كَمَا یَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْۘ اَلَّذٖینَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ فَهُمْ لَا یُؤْمِنُونَࣖ

Diyanet meali

Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar.

Kelime meali

اَلَّذٖینَ O kim- seler ki
اٰتَیْنَاهُمُ Biz onlara verdik
الْكِتَابَ Kitabı
یَعْرِفُونَهُ Onlar onu tanırlar
كَمَا یَعْرِفُونَ Tanıdıkları gibi
اَبْنَٓاءَهُمْ Çocuklarını
اَلَّذٖینَ O kim- seler ki
خَسِرُٓوا Yazık ettiler
اَنْفُسَهُمْ Kendilerine
فَهُمْ İşte onlar
لَا یُؤْمِنُونَࣖ İman etmezler

Zemahşerî ve diğer birçok müfessir, âyette Ehl-i kitabın tanıdıkları ifade edilenin Hz. Muhammed olduğunu belirtmişler, bazıları da bunun Kur’an-ı Kerîm olduğunu söylemişlerdir (Zemahşerî, II, 7; Şevkânî, 122; İbn Âşûr, VII, 171; Elmalılı, III, 1893). İlk anlayışa göre Ehl-i kitap, özellikle hıristiyanlar kendi kutsal kitaplarında Hz. Muhammed’in peygamberliğine ilişkin bazı işaretler bulunduğunu biliyorlardı (bk. A‘râf 7/157). İkinci anlayışın daha isabetli olduğunu düşünen İbn Âşûr’a göre Ehl-i kitap âlimleri Kur’an’ın Allah katından geldiğini biliyorlardı. Çünkü Kur’an, onların kitaplarında da haber verilmiş olan bilgiler ihtiva etmekteydi. Ayrıca onların kitaplarında, son peygamberle ilgili bilgiler bulunduğundan, Kur’an’ı bildireni de bu bakımdan tanıyorlardı (ayrıca bk. Bakara 2/146).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 387

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

A'râf 7/157 · tefsir atıfı

اَلَّذٖینَ یَتَّبِعُونَ الرَّسُولَ النَّبِیَّ الْاُمِّیَّ الَّذٖی یَجِدُونَهُ مَكْتُوبًا عِنْدَهُمْ فِی التَّوْرٰیةِ وَالْاِنْجٖیلِؗ یَاْمُرُهُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَیَنْهٰیهُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَیُحِلُّ لَهُمُ الطَّیِّبَاتِ وَیُحَرِّمُ عَلَیْهِمُ الْخَبَٓائِثَ وَیَضَعُ عَنْهُمْ اِصْرَهُمْ وَالْاَغْلَالَ الَّتٖی كَانَتْ عَلَیْهِمْؕ فَالَّذٖینَ اٰمَنُوا بِهٖ وَعَزَّرُوهُ وَنَصَرُوهُ وَاتَّبَعُوا النُّورَ الَّذٖٓی اُنْزِلَ مَعَهُٓۙ اُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَࣖ

Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resûle, o ümmî peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helal, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur'an'a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.

Bakara 2/146 · tefsir atıfı

اَلَّذٖینَ اٰتَیْنَاهُمُ الْكِتَابَ یَعْرِفُونَهُ كَمَا یَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْؕ وَاِنَّ فَرٖیقًا مِنْهُمْ لَیَكْتُمُونَ الْحَقَّ وَهُمْ یَعْلَمُونَ

Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken içlerinden bir takımı bile bile gerçeği gizlerler.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?