وَاذْكُرُوا اللّٰهَ فٖٓی اَیَّامٍ مَعْدُودَاتٍؕ فَمَنْ تَعَجَّلَ فٖی یَوْمَیْنِ فَلَٓا اِثْمَ عَلَیْهِۚ وَمَنْ تَاَخَّرَ فَلَٓا اِثْمَ عَلَیْهِۙ لِمَنِ اتَّقٰىؕ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُٓوا اَنَّكُمْ اِلَیْهِ تُحْشَرُونَ
Diyanet meali
Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur. Bu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar içindir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve onun huzurunda toplanacağınızı bilin.
Kelime meali
“Belirlenmiş günler”den maksat, “eyyâmü’t-teşrîk” denilen tekbir günleri; “Allah’ı zikretmek”ten maksat da bu günlerde, beş vakit namazın farzlarından sonra okunması vâcip olan tekbir sözleridir. Hanbelîler’e ve Hanefîler’in uygulamaya esas olan görüşlerine göre bu tekbirlerin ilki, kurban bayramının arefe günü sabah namazının farzından sonra, sonuncusu da bayramın 4. günü ikindi namazından sonra okunur. Diğer mezheplerdeki yaygın uygulamada teşrîk tekbirlerinin başlangıç vakti bayramın birinci günü öğle namazı, bitiş vakti de dördüncü günü sabah namazıdır.
Âyetteki “iki gün”den maksat, bayramın iki ve üçüncü günleridir. Müfessirlerin yorumuna göre âyette acelesi olan hacıların isterlerse kalan cemreleri bu iki güne sığdırarak üçüncü günün sonunda Mina’dan Mekke’ye dönmelerine izin verilmektedir. Kalanlar ise dördüncü günde de şeytan taşlarlar. Her durumda önemli olan, Allah’a saygı duyup O’nun hoşnutluğunu gözetmek ve en sonunda O’nun huzurunda toplanıp niyetlerimizin ve eylemlerimizin hesabını vereceğimizi unutmamaktır.
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 319-320
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Bakara 2/185 · bu âyete atıf yapan tefsir
شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذٖٓی اُنْزِلَ فٖیهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَیِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْیَصُمْهُؕ وَمَنْ كَانَ مَرٖیضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَیَّامٍ اُخَرَؕ یُرٖیدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْیُسْرَ وَلَا یُرٖیدُ بِكُمُ الْعُسْرَؗ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰیكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.
Âl-i İmrân 3/97 · bu âyete atıf yapan tefsir
فٖیهِ اٰیَاتٌ بَیِّنَاتٌ مَقَامُ اِبْرٰهٖیمَۚ وَمَنْ دَخَلَهُ كَانَ اٰمِنًاؕ وَلِلّٰهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَیْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ اِلَیْهِ سَبٖیلًاؕ وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِیٌّ عَنِ الْعَالَمٖینَ
Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey ona muhtaçtır.)
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.