اَفَرَاَیْتَ اِنْ مَتَّعْنَاهُمْ سِنٖینَۙ
Diyanet meali
Ey Muhammed! Ne dersin; biz onları yıllarca (dünya nimetlerinden) yararlandırsak,
Kelime meali
Diyanet bu metni 204-207 âyetleri için birlikte vermiştir.
Zâhiren 203. âyet ile 204. âyet arasında bir çelişki varmış gibi görünmektedir. Zira ilk bakışta birinden, ansızın gelen azap karşısında inkârcıların mühlet istedikleri, diğerinden ise azabın çabucak gelmesini talep ettikleri anlaşılmaktadır. Gerçekte ise çelişki ifadede değil, inkârcıların bu ifadelerle özetlenen tutumlarındadır. Çünkü 203. âyete göre onlar, beklemedikleri azapla âhirette karşılaşınca azaplarının ertelenerek, yanlışlarını telâfi etmeleri için kendilerine yeni bir hayat, yeni bir fırsat tanınmasını isteyeceklerdir. Oysa 204. âyete göre daha önce onlar, –alay yollu ifadelerle– Hz. Peygamber’in söyledikleri doğru ise hemen şimdi başlarına taş yağdırmasını veya elem verici bir azap göndermesini Allah’tan istemişlerdi (bk. Enfâl 8/32).
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Şuarâ 26/204 · aynı tefsir grubu
اَفَبِعَذَابِنَا یَسْتَعْجِلُونَ
Bizim azabımızın çabuklaşmasını mı istiyorlar?
Şuarâ 26/206 · aynı tefsir grubu
ثُمَّ جَٓاءَهُمْ مَا كَانُوا یُوعَدُونَۙ
Sonra da kendilerine tehdit edildikleri şey gelse, (halleri nice olurdu?)
Şuarâ 26/207 · aynı tefsir grubu
مَٓا اَغْنٰى عَنْهُمْ مَا كَانُوا یُمَتَّعُونَؕ
(Dünyada) yararlandırıldıkları şeyler onlara fayda sağlamazdı.
Enfâl 8/32 · tefsir atıfı
وَاِذْ قَالُوا اللّٰهُمَّ اِنْ كَانَ هٰذَا هُوَ الْحَقَّ مِنْ عِنْدِكَ فَاَمْطِرْ عَلَیْنَا حِجَارَةً مِنَ السَّمَٓاءِ اَوِ ائْتِنَا بِعَذَابٍ اَلٖیمٍ
Hani onlar, "Ey Allah'ım, eğer şu (Kur'an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir" demişlerdi.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.