وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْیَةٍ اِلَّا لَهَا مُنْذِرُونَࣗۛ
Diyanet meali
Biz hiçbir memleketi uyarıcıları olmadıkça helak etmedik.
Kelime meali
Diyanet bu metni 208-209 âyetleri için birlikte vermiştir.
Yüce Allah insanları iyiyi kötüden ayırt edebilecek niteliklerle donatmıştır. Ancak yine de O, –merhametinin bir sonucu olarak– peygamber gönderip onlara doğru yolu gösteren mesajını ulaştırmadıkça sorumlu tutmamaktadır. Helâk edilen toplumlara mutlaka önceden peygamber gönderilerek Allah’ın mesajı kendilerine ulaştırılmış, fakat insanlar onu reddettikleri için cezalandırılmışlardır (bu konuda bilgi için bk. Hicr 15/4; İsrâ 17/15; Tâhâ 20/134).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 175
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Şuarâ 26/209 · aynı tefsir grubu
ذِكْرٰىࣞۛ وَمَا كُنَّا ظَالِمٖینَ
Bu bir hatırlatmadır. Biz zalim değiliz.
Hicr 15/4 · tefsir atıfı
وَمَٓا اَهْلَكْنَا مِنْ قَرْیَةٍ اِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَعْلُومٌ
Helâk ettiğimiz her memleketin mutlaka bilinen bir yazısı (belli vakti) vardır.
İsrâ 17/15 · tefsir atıfı
مَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا یَهْتَدٖی لِنَفْسِهٖۚ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا یَضِلُّ عَلَیْهَاؕ وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰىؕ وَمَا كُنَّا مُعَذِّبٖینَ حَتّٰى نَبْعَثَ رَسُولًا
Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.
Tâhâ 20/134 · tefsir atıfı
وَلَوْ اَنَّٓا اَهْلَكْنَاهُمْ بِعَذَابٍ مِنْ قَبْلِهٖ لَقَالُوا رَبَّنَا لَوْلَٓا اَرْسَلْتَ اِلَیْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ اٰیَاتِكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَذِلَّ وَنَخْزٰى
Eğer biz onları o Kur'an'dan önce bir azap ile helâk etseydik mutlaka, "Ey Rabbimiz! Keşke bize bir peygamber gönderseydin de alçalıp rezil olmadan önce âyetlerine uysaydık" derlerdi.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.