Kur’an çalışması
31

Lokmân

لُقْمٰانَ

34 âyet iniş 57 cüz 21 sayfa 411

Önceki Sonraki
← Önceki Lokmân 21 sayfa 413 · Diyanet tefsir grubu 20-21 Sonraki →

وَاِذَا قٖیلَ لَهُمُ اتَّبِعُوا مَٓا اَنْزَلَ اللّٰهُ قَالُوا بَلْ نَتَّبِعُ مَا وَجَدْنَا عَلَیْهِ اٰبَٓاءَنَاؕ اَوَلَوْ كَانَ الشَّیْطَانُ یَدْعُوهُمْ اِلٰى عَذَابِ السَّعٖیرِ

Diyanet meali

Kendilerine, "Allah'ın indirdiğine uyun" denildiği zaman, "Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız" derler. Şeytan kendilerini cehennem azabına çağırıyor olsa da mı?

Kelime meali

وَاِذَا قٖیلَ Ve denildiğinde
لَهُمُ Onlara
اتَّبِعُوا Tâbi olun!
مَٓا O şe- ye ki
اَنْزَلَ Onu indirdi
اللّٰهُ Allah
قَالُوا Derler ki:
بَلْ Bilakis
نَتَّبِعُ Biz tabi oluruz
مَا O şe- ye ki
وَجَدْنَا Bulduk
عَلَیْهِ Onun üze- rinde
اٰبَٓاءَنَاؕ Babalarımızı
اَوَلَوْ كَانَ Olsa bile mi?
الشَّیْطَانُ Şeytan
یَدْعُوهُمْ Babalarını davet eder
اِلٰى عَذَابِ السَّعٖیرِ Alevli ateşin azabına

Diyanet bu metni 20-21 âyetleri için birlikte vermiştir.

Yukarıda (13. âyet), Lokmân’ın dilinden “Allah’a ortak koşmak çok büyük bir haksızlıktır” buyurulmuştu. İşte bu ve bundan sonraki âyetlerde Allah’ın varlık ve birliğine dair kanıtlar sıralanarak insanların bu büyük haksızlığa sapmaktan kurtarılması amaçlanmaktadır. Allah’ın, göklerde ve yerde bulunan şeyleri insanların hizmetine vermesinden maksat, bu varlıkların, insanların yararlanabileceği şekilde yaratılmış, düzenlenmiş olmasıdır. Nitekim âyetin devamındaki “nimetlerini gizli ve açık olarak önünüze serdiğini...” şeklindeki ifade de bunu göstermektedir. Âyetin başındaki “görmez misiniz” sorusu, insanların varlık düzenini sağlıklı bir şekilde incelerlerse bu gerçeği kendi akıllarıyla da kavrayabileceklerine işaret etmektedir.

Tefsirlerde 20. âyet metnindeki “ilim” akla veya nakle dayanan bilgi, “hüdâ” akıl ve basîret, “kitâbün münîr” ise ilâhî vahiy olarak açık­lanmıştır (İbn Atıyye, IV, 352; Şevkânî, IV, 277; krş. Râzî, XXV, 152). Buna göre putperestlerin ve benzer inanç sahiplerinin atalarından devraldıkları bâtıl inançları, gelenekleri, hurafeleri yaşatmakta ısrar etmeleri ne doğru bilgiye ne akıl ve basîrete ne de ilâhî vahye dayan­maktadır; aksine sadece şeytanın bir aldatması olup 21. âyette ifade buyurulduğu üzere sonu da kaçınılmaz olarak cehennem azabıdır.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 342

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Lokmân 31/20 · aynı tefsir grubu

اَلَمْ تَرَوْا اَنَّ اللّٰهَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِی السَّمٰوَاتِ وَمَا فِی الْاَرْضِ وَاَسْبَغَ عَلَیْكُمْ نِعَمَهُ ظَاهِرَةً وَبَاطِنَةًؕ وَمِنَ النَّاسِ مَنْ یُجَادِلُ فِی اللّٰهِ بِغَیْرِ عِلْمٍ وَلَا هُدًى وَلَا كِتَابٍ مُنٖیرٍ

Göklerde, yerde ne varsa hepsini Allah'ın sizin hizmetinize verdiğini ve açıkça yahut gizlice üzerinizdeki nimetlerini tamamladığını görmediniz mi? Yine de insanlar arasında, hiçbir bilgisi, yol göstericisi ve aydınlatıcı bir kitabı olmadan Allah hakkında tartışıp duranlar vardır.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?