Kur’an çalışması
39

Zümer

الزُّمَرِ

75 âyet iniş 59 cüz 23 sayfa 458

Önceki Sonraki
← Önceki Zümer 21 sayfa 460 · Diyanet tefsir grubu 21-22 Sonraki →

اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ اَنْزَلَ مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَسَلَكَهُ یَنَابٖیعَ فِی الْاَرْضِ ثُمَّ یُخْرِجُ بِهٖ زَرْعًا مُخْتَلِفًا اَلْوَانُهُ ثُمَّ یَهٖیجُ فَتَرٰیهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ یَجْعَلُهُ حُطَامًاؕ اِنَّ فٖی ذٰلِكَ لَذِكْرٰى لِاُو࣑لِی الْاَلْبَابِࣖ

Diyanet meali

Görmedin mi, Allah gökten su indirdi de onu yeryüzündeki kaynaklara ulaştırdı. Sonra onunla renkleri çeşit çeşit ekinler çıkarıyor. Sonra ekinler kuruyor da onları sapsarı kesilmiş görüyorsun. Sonra da Allah onları kurumuş çer çöp haline getirir. Şüphesiz ki bunda akıl sahipleri için bir öğüt vardır.

Kelime meali

اَلَمْ تَرَ Görmedin mi?
اَنَّ اللّٰهَ Kuşkusuz Allah
اَنْزَلَ İndirdi
مِنَ السَّمَٓاءِ Gökten
مَٓاءً Su
فَسَلَكَهُ Onu indirdi
یَنَابٖیعَ Kaynaklara
فِی الْاَرْضِ Yeryüzünde
ثُمَّ Sonra
یُخْرِجُ Çıkartıyor
بِهٖ O su ile
زَرْعًا Ekinleri
مُخْتَلِفًا Muhtelif
اَلْوَانُهُ Renkleri
ثُمَّ Sonra
یَهٖیجُ Kuru- (Ne yor da
فَتَرٰیهُ Artık onu gö- rüyorsun olduğu halde?)
مُصْفَرًّا Sararmış olduğu halde
ثُمَّ Sonra
یَجْعَلُهُ Onu yapı- veriyor
حُطَامًاؕ Çöp
اِنَّ فٖی ذٰلِكَ Kuşkusuz bunda vardır
لَذِكْرٰى Bir öğüt
لِاُو࣑لِی الْاَلْبَابِࣖ Halis akıl sahipleri için

Diyanet bu metni 21-22 âyetleri için birlikte vermiştir.

Yağmur ve onun sayesinde yetişen bitki çeşitleriyle tabiatın canlanması, ardından bitkilerin kuruyup toza toprağa karışması örneğinden yola çıkılarak, ilâhî kudret ve iradenin evren üzerindeki mutlak hükümranlığına dikkat çekilmekte; daha sonra aynı güç ve iradenin, insanın mânevî gelişimindeki tesirine atıfta bulunulmaktadır. Yağmurla tabiatı canlandıran irade, hidayetiyle de insanın gönlünü İslâm’a açmakta; ona, ilâhî buyruklara teslim olan bir ruh yapısı kazandırmakta, bu suretle kendisinden gelen bir ışıkla aydınlanmasını sağlamaktadır.

“Allah’ı anma konusunda kalpleri katılaşanlar”dan maksat, gönüllerinde Allah’a yer vermeyen, –putperest Araplar’ın yaptığı gibi– sorulduğunda O’na inandıklarını söyleseler bile, hayatlarında bu inancın izi görülmeyen, kendilerine yapılan uyarılardan akıllarını kullanarak yararlanmasını bilmeyen, hakikatlere karşı duyarsız hale gelmiş kimselerdir. İnanç ve değerler konusunda doğru ile yanlışı, iyi ile kötüyü, yararlı ile zararlıyı ayırma kaygısı taşımadıkları, bu husustaki yeteneklerini de körelttikleri için âyette bunların “apaçık bir sapkınlık” içinde bulundukları bildirilmektedir.

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Zümer 39/22 · aynı tefsir grubu

اَفَمَنْ شَرَحَ اللّٰهُ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِ فَهُوَ عَلٰى نُورٍ مِنْ رَبِّهٖؕ فَوَیْلٌ لِلْقَاسِیَةِ قُلُوبُهُمْ مِنْ ذِكْرِ اللّٰهِؕ اُو࣑لٰٓئِكَ فٖی ضَلَالٍ مُبٖینٍ

Allah'ın, göğsünü İslâm'a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah'ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay haline! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?