Kur’an çalışması
15

Hicr

الْحِجْرِ

99 âyet iniş 54 cüz 14 sayfa 262

Önceki Sonraki
← Önceki Hicr 22 sayfa 263 · Diyanet tefsir grubu 22 Sonraki →

وَاَرْسَلْنَا الرِّیَاحَ لَوَاقِـحَ فَاَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَٓاءِ مَٓاءً فَاَسْقَیْنَاكُمُوهُۚ وَمَٓا اَنْتُمْ لَهُ بِخَازِنٖینَ

Diyanet meali

Rüzgârları da aşılayıcı olarak gönderip yukarıdan su indirerek sizi onunla suladık. Onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.

Kelime meali

وَاَرْسَلْنَا Ve biz gön- derdik
الرِّیَاحَ Rüzgârları
لَوَاقِـحَ Aşılayıcı
فَاَنْزَلْنَا Ve biz indirdik
مِنَ السَّمَٓاءِ Gökten
مَٓاءً Suyu
فَاَسْقَیْنَاكُمُوهُ Ve sizi onunla suladık
وَمَٓا اَنْتُمْ Siz olmadınız
لَهُ Onun için
بِخَازِنٖینَ Hazinedar

Bitkileri aşılayan rüzgârlar, canlıların su ihtiyaçlarını karşılayan yağmurlar da O’nun hazinelerinden gelen nimetlerdir. Rüzgâr esmese aşılanma olmaz, yağmur yağmasa canlılar su bulamaz ve hayat sönerdi. Bunları insan depolamış da o depolardan geliyor değildir. Hepsinin hazinesi Allah’a aittir. Her gün her saat içinde yaşadığımız için bu olaylar bize normal ve sıradan geliyorsa da her birinde Allah’ın sonsuz kudretini, akıllara durgunluk veren hikmetini yansıtan nice tecelliler vardır. Sadece arzdaki suyun önce güneşten gelen yeterli ölçüdeki ısıyla buharlaşması, buharların uygun meteorolojik şartların yardımıyla, kezâ esen rüzgârların, fırtınaların denizlerden kaldırdığı tuz zerrecikleri ve karalardan kaldırdığı toz zerreciklerinden oluşan “yoğunlaşma çekirdekleri” sayesinde üst atmosfer tabakasına taşınması ve burada uygun fiziksel ortamda tekrar yoğunlaşarak kazandığı ağırlıkla, –yukarıdan aşağıya düşen diğer bütün cisimlerin aksine– hızında ivme olmadan, tahribata yol açmayacak ölçüdeki sabit bir hızla (limit hız) yere inmesi; ardından insanlar ve diğer canlılar tarafından kullanılabildiği kadarının kullanılması, bir kısmının da yerin üstünde (denizler, göller) veya altında depolanması ve nihayet bütün bu olup bitenlerin bağlı bulunduğu sayısız çeşitteki diğer doğal şartların gerçekleşmesi, ince ince ayarların yapılması, bunların hepsi gören göze, hisseden kalbe, düşünen akla sürekli Allah’ı hatırlatmaktadır. Onun için Kur’an-ı Kerîm’de bunlara “Allah’ın âyetleri” yani O’nun varlığının işaretleri, delilleri denmektedir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 245-246

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Rûm 30/46 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَمِنْ اٰیَاتِهٖٓ اَنْ یُرْسِلَ الرِّیَاحَ مُبَشِّرَاتٍ وَلِیُذٖیقَكُمْ مِنْ رَحْمَتِهٖ وَلِتَجْرِیَ الْفُلْكُ بِاَمْرِهٖ وَلِتَبْتَغُوا مِنْ فَضْلِهٖ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Rüzgarları, yağmurun müjdecileri olarak göndermesi, Allah'ın (varlık ve kudretinin) delillerindendir. O bunu, size rahmetinden tattırmak, emriyle gemilerin yol alması, onun lütfundan rızkınızı aramanız ve şükretmeniz için yapar.

Rûm 30/47 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ رُسُلًا اِلٰى قَوْمِهِمْ فَجَٓاؤُ࣒هُمْ بِالْبَیِّنَاتِ فَانْتَقَمْنَا مِنَ الَّذٖینَ اَجْرَمُواؕ وَكَانَ حَقًّا عَلَیْنَا نَصْرُ الْمُؤْمِنٖینَ

Andolsun, senden önce biz nice peygamberleri kendi kavimlerine gönderdik. Peygamberler onlara apaçık mucizeler getirdiler. Biz de suç işleyenlerden intikam aldık. Mü'minlere yardım etmek ise üzerimizde bir haktır.

Rûm 30/48 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَللّٰهُ الَّذٖی یُرْسِلُ الرِّیَاحَ فَتُثٖیرُ سَحَابًا فَیَبْسُطُهُ فِی السَّمَٓاءِ كَیْفَ یَشَٓاءُ وَیَجْعَلُهُ كِسَفًا فَتَرَى الْوَدْقَ یَخْرُجُ مِنْ خِلَالِهٖۚ فَاِذَٓا اَصَابَ بِهٖ مَنْ یَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِهٖٓ اِذَا هُمْ یَسْتَبْشِرُونَ

Allah rüzgarları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.

Rûm 30/49 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلِ اَنْ یُنَزَّلَ عَلَیْهِمْ مِنْ قَبْلِهٖ لَمُبْلِسٖینَ

Oysa onlar daha önce kendilerine yağmur yağdırılmadan evvel kesin bir ümitsizliğe kapılmışlardı.

Rûm 30/50 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَانْظُرْ اِلٰٓى اٰثَارِ رَحْمَتِ اللّٰهِ كَیْفَ یُحْيِ الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَاؕ اِنَّ ذٰلِكَ لَمُحْيِ الْمَوْتٰىۚ وَهُوَ عَلٰى كُلِّ شَیْءٍ قَدٖیرٌ

Allah'ın rahmetinin eserlerine bak! Yeryüzünü ölümünden sonra nasıl diriltiyor. Şüphe yok ki, o ölüleri de elbette diriltecektir. O her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Rûm 30/51 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَئِنْ اَرْسَلْنَا رٖیحًا فَرَاَوْهُ مُصْفَرًّا لَظَلُّوا مِنْ بَعْدِهٖ یَكْفُرُونَ

Andolsun, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgar göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar.

Rûm 30/52 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَاِنَّكَ لَا تُسْمِـعُ الْمَوْتٰى وَلَا تُسْمِـعُ الصُّمَّ الدُّعَٓاءَ اِذَا وَلَّوْا مُدْبِرٖینَ

Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.

Rûm 30/53 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَمَٓا اَنْتَ بِهَادِ الْعُمْیِ عَنْ ضَلَالَتِهِمْؕ اِنْ تُسْمِعُ اِلَّا مَنْ یُؤْمِنُ بِاٰیَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُونَࣖ

Sen körleri sapkınlıklarından çıkarıp doğru yola iletemezsin. Sen çağrını ancak, âyetlerimize inanıp müslüman olan kimselere işittirebilirsin.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?