كُلَّمَٓا اَرَادُٓوا اَنْ یَخْرُجُوا مِنْهَا مِنْ غَمٍّ اُعٖیدُوا فٖیهَا وَذُوقُوا عَذَابَ الْحَرٖیقِࣖ
Diyanet meali
Her ne zaman cehennemden, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara, "Tadın yangın azabını" denilir.
Kelime meali
Diyanet bu metni 18-24 âyetleri için birlikte vermiştir.
Kur’an’ın birçok âyetinde olduğu gibi burada da, evrendeki zorunlu itaat yasaları uyarınca Allah’a boyun eğen varlıklara dikkat çekilmekte, insanların ise sınav ortamının icabı olarak hür iradeleriyle baş başa bırakılmaları neticesinde topyekün bir teslimiyet ve itaat içinde olmadıkları, dolayısıyla birçok insan Allah’a itaat edip kurtuluşa ererken nicelerinin de azabı hak etmiş olacağı uyarısı yapılmaktadır. Âyetlerde yer alan tasvirlerde açıkça görüldüğü üzere, dünyadakinden başka bir hayat tanımayıp inkârcılıkta direnen ve rableri hakkında çekişme içine girenlerin öteki dünyadaki âkıbetleri pek acı olacaktır. İman edip Allah’ın hoşnutluğuna uygun davranışlarda bulunanların mükâfatı ise dünyada en cazip görünen nimetlere eriştirilmekten ibaret değildir. Çünkü onlar her türlü övgüye lâyık olan Allah katında en itibarlı mevkiye, Allah’ın yoluna iletilmiş ve sözlerin en güzeline yöneltilmişlerdir ki bu da mutlulukların en büyüğüdür.
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Hac 22/18 · aynı tefsir grubu
اَلَمْ تَرَ اَنَّ اللّٰهَ یَسْجُدُ لَهُ مَنْ فِی السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِی الْاَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَٓابُّ وَكَثٖیرٌ مِنَ النَّاسِؕ وَكَثٖیرٌ حَقَّ عَلَیْهِ الْعَذَابُؕ وَمَنْ یُهِنِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ مُكْرِمٍؕ اِنَّ اللّٰهَ یَفْعَلُ مَا یَشَٓاءُ
Görmedin mi ki şüphesiz, göklerde ve yerde olanlar, güneş ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde etmektedir. Birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah kimi alçaltırsa ona saygınlık kazandıracak hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz, Allah dilediğini yapar.
Hac 22/19 · aynı tefsir grubu
هٰذَانِ خَصْمَانِ اخْتَصَمُوا فٖی رَبِّهِمْؗ فَالَّذٖینَ كَفَرُوا قُطِّعَتْ لَهُمْ ثِیَابٌ مِنْ نَارٍؕ یُصَبُّ مِنْ فَوْقِ رُؤُ࣒سِهِمُ الْحَمٖیمُۚ
İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkar edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de kaynar su dökülür.
Hac 22/20 · aynı tefsir grubu
یُصْهَرُ بِهٖ مَا فٖی بُطُونِهِمْ وَالْجُلُودُؕ
Onunla, karınlarının içindekiler ve derileri eritilir.
Hac 22/21 · aynı tefsir grubu
وَلَهُمْ مَقَامِعُ مِنْ حَدٖیدٍ
Onlar için bir de demirden topuzlar vardır.
Hac 22/23 · aynı tefsir grubu
اِنَّ اللّٰهَ یُدْخِلُ الَّذٖینَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ جَنَّاتٍ تَجْرٖی مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ یُحَلَّوْنَ فٖیهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤً࣑اؕ وَلِبَاسُهُمْ فٖیهَا حَرٖیرٌ
Şüphesiz, Allah iman edip salih ameller işleyenleri içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyacak, orada altından bileziklerle, incilerle süsleneceklerdir. Oradaki giysileri ise ipektir.
Hac 22/24 · aynı tefsir grubu
وَهُدُٓوا اِلَى الطَّیِّبِ مِنَ الْقَوْلِࣗ وَهُدُٓوا اِلٰى صِرَاطِ الْحَمٖیدِ
Onlar hem sözün hoş olanına ulaştırılmışlar, hem de övgüye layık olan Allah'ın yoluna iletilmişlerdir.
Mâide 5/37 · bu âyete atıf yapan tefsir
یُرٖیدُونَ اَنْ یَخْرُجُوا مِنَ النَّارِ وَمَا هُمْ بِخَارِجٖینَ مِنْهَاؗ وَلَهُمْ عَذَابٌ مُقٖیمٌ
Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkabilecek değillerdir. Onlara sürekli bir azap vardır.
Şuarâ 26/29 · bu âyete atıf yapan tefsir
قَالَ لَئِنِ اتَّخَذْتَ اِلٰهًا غَیْرٖی لَاَجْعَلَنَّكَ مِنَ الْمَسْجُونٖینَ
Firavun, "Eğer benden başka bir ilah edinirsen, andolsun seni zindana atılanlardan ederim."
Şuarâ 26/30 · bu âyete atıf yapan tefsir
قَالَ اَوَلَوْ جِئْتُكَ بِشَیْءٍ مُبٖینٍ
Mûsâ, "Sana apaçık bir delil getirmiş olsam da mı?" dedi.
Şuarâ 26/31 · bu âyete atıf yapan tefsir
قَالَ فَاْتِ بِهٖٓ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقٖینَ
Firavun, "Doğru söyleyenlerden isen haydi getir onu," dedi.
Şuarâ 26/32 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِیَ ثُعْبَانٌ مُبٖینٌۚ
Bunun üzerine Mûsâ, asasını attı, bir de ne görsünler asa açıkça kocaman bir yılan olmuş.
Şuarâ 26/33 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَنَزَعَ یَدَهُ فَاِذَا هِیَ بَیْضَٓاءُ لِلنَّاظِرٖینَࣖ
Elini koynundan çıkardı, bir de ne görsünler, bakanlara bembeyaz olmuş.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.