Kur’an çalışması
43

Zuhruf

الزُّخْرُفِ

89 âyet iniş 63 cüz 25 sayfa 489

Önceki Sonraki
← Önceki Zuhruf 22 sayfa 490 · Diyanet tefsir grubu 20-22 Sonraki →

بَلْ قَالُٓوا اِنَّا وَجَدْنَٓا اٰبَٓاءَنَا عَلٰٓى اُمَّةٍ وَاِنَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ مُهْتَدُونَ

Diyanet meali

Hayır! Onlar sadece, "Şüphesiz biz babalarımızı bir din üzerinde bulduk, ve biz onların izlerinden gitmekteyiz" dediler.

Kelime meali

بَلْ Bilakis
قَالُٓوا Dedi- ler ki
اِنَّا Kuşku- suz biz
وَجَدْنَٓا Bulduk
اٰبَٓاءَنَا Atalarımızı
عَلٰٓى اُمَّةٍ Bir din üzerine
وَاِنَّا Ve muhakkak bizler
عَلٰٓى اٰثَارِهِمْ Onların izlerine
مُهْتَدُونَ Uyanlarız

Diyanet bu metni 20-22 âyetleri için birlikte vermiştir.

O’ndan alınan bir bilgiye (vahye, kitaba) dayanmadan “O isteseydi biz putlara tapmazdık, şöyle veya böyle yapardık” demek, boş bir iddiada bulunma örneği olmanın ötesinde bir anlam taşımaz.

22. âyetin ortaya koyduğu gerçek evrenseldir; tarihte ve günümüzde inanç ve kanaatlerin büyük bir kısmı taklide dayanır. Burada taklitten maksat, kanıt aramadan, aklını işletmeden, şüphe ve test etmeden bir otoritenin söylediklerini kabul etmek ve ona inanmaktır. Müşrik Araplar da Allah, din, putlar ve melekler gibi konulardaki bilgilerini vahiy, akıl, gözlem gibi muteber bilgi kaynaklarına değil, taklide dayandırıyorlardı.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 770-771

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Zuhruf 43/20 · aynı tefsir grubu

وَقَالُوا لَوْ شَٓاءَ الرَّحْمٰنُ مَا عَبَدْنَاهُمْؕ مَا لَهُمْ بِذٰلِكَ مِنْ عِلْمٍࣗ اِنْ هُمْ اِلَّا یَخْرُصُونَؕ

"Eğer Rahmân dileseydi biz onlara kulluk etmezdik" dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

Zuhruf 43/21 · aynı tefsir grubu

اَمْ اٰتَیْنَاهُمْ كِتَابًا مِنْ قَبْلِهٖ فَهُمْ بِهٖ مُسْتَمْسِكُونَ

Yoksa bundan önce onlara bir kitap verdik de ona mı sarılıyorlar?

Hûd 11/8 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَئِنْ اَخَّرْنَا عَنْهُمُ الْعَذَابَ اِلٰٓى اُمَّةٍ مَعْدُودَةٍ لَیَقُولُنَّ مَا یَحْبِسُهُؕ اَلَا یَوْمَ یَاْتٖیهِمْ لَیْسَ مَصْرُوفًا عَنْهُمْ وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِهٖ یَسْتَهْزِؤُ࣒نَࣖ

Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka "Onu ne alıkoyuyor?" derler. İyi bilin ki, azap onlara geleceği gün, kendilerinden bir daha uzaklaştırılmaz ve alay etmekte oldukları şey, kendilerini çepeçevre kuşatmış olur.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?