Kur’an çalışması
7

A'râf

الْاَعْرَافِ

206 âyet iniş 39 cüz 8 sayfa 151

Önceki Sonraki
← Önceki A'râf 22 sayfa 152 · Diyanet tefsir grubu 22-23 Sonraki →

فَدَلّٰیهُمَا بِغُرُورٍۚ فَلَمَّا ذَاقَا الشَّجَرَةَ بَدَتْ لَهُمَا سَوْاٰتُهُمَا وَطَفِقَا یَخْصِفَانِ عَلَیْهِمَا مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِؕ وَنَادٰیهُمَا رَبُّهُمَٓا اَلَمْ اَنْهَكُمَا عَنْ تِلْكُمَا الشَّجَرَةِ وَاَقُلْ لَكُمَٓا اِنَّ الشَّیْطَانَ لَكُمَا عَدُوٌّ مُبٖینٌ

Diyanet meali

Bu sûretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rableri onlara, "Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?" diye seslendi.

Kelime meali

فَدَلّٰیهُمَا İkisini de aldattı
بِغُرُورٍ Bir aldat- maca ile
فَلَمَّا ذَاقَا Ne zaman ki tattılar
الشَّجَرَةَ O ağacı
بَدَتْ Göründü
لَهُمَا O ikisine
سَوْاٰتُهُمَا İkisinin ayıp yerleri
وَطَفِقَا Derhal koyuldular
یَخْصِفَانِ Örtmeye
عَلَیْهِمَا Üzerlerine
مِنْ وَرَقِ الْجَنَّةِؕ Cennet yapraklarından
وَنَادٰیهُمَا Ve ikisine nida etti
رَبُّهُمَٓا O ikisinin Rabbi
اَلَمْ اَنْهَكُمَا Sizi men etmedim mi?
عَنْ تِلْكُمَا الشَّجَرَةِ İşte bu ağaçtan
وَاَقُلْ Ve demedim mi?
لَكُمَٓا Siz ikinize ki
اِنَّ الشَّیْطَانَ Muhakkak ki şeytan
لَكُمَا İkinize
عَدُوٌّ Düşmandır ki
مُبٖینٌ Apaçık

Diyanet bu metni 22-23 âyetleri için birlikte vermiştir.

Âdem ve Havvâ yasak meyveyi yemeden önce, bir bakıma çocuk gibi saf ve günahtan habersizlerdi; birbirinin cinsel özelliklerine ilgi duymuyorlardı. Fakat şeytanın kışkırtmasına kapılarak yasağı çiğneyince birbirinin mahrem yerlerini gördüler ve hemen yapraklarla kapatmaya gayret ettiler. Şeytanın Âdem ve Havvâ’yı vesveseyle kandırması onun insanlığa ilk kötülüğü, onların yasak meyveyi yemeleri de insanlığın ilk günahı oldu. Âdem ve eşinin, mahrem yerleri açılınca herhangi bir telkin altında kalmadan hemen örtmeye girişmeleri insanda hayâ duygusunun fıtrattan geldiğini, çıplaklığın ve vücudun belli yerlerini teşhir etmenin insandaki doğal ahlâk duygusuna aykırı olduğunu kanıtlar. 12. âyette işaret edildiği gibi İblîs bir günah işlemiş; tövbe edeceği yerde kibre kapılıp günahında ısrar etmiş ve sonuçta alçaltılmıştır. Âdem ve eşi de bir günah işlemişler; fakat tövbe edip pişman olmuşlar ve sonuçta affa mazhar kılınıp yüceltilmişlerdir. Ayrıca bu olaydan sonra İblîs ile melekler, yeryüzünün halifesi olarak nitelenen insanın bir faziletine de şahit olma fırsatı bulmuşlardır. İblîs gibi kötülükte ısrar etmek kulun değerini düşürür, Âdem ve Havvâ gibi kötülükten dönüp pişman olmak, tövbe etmek ise kulun değerini yükseltir. Hz. Peygamber bu ilâhî yasaya işaret ederken “Kim Allah için alçak gönüllü olursa Allah onu yüceltir; kim büyüklük taslarsa onu da alçaltır” (Müsned, III, 76; İbn Mâce, “Zühd”, 16) buyurmuşlardır (Râzî, XIV, 25).

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

A'râf 7/23 · aynı tefsir grubu

قَالَا رَبَّنَا ظَلَمْنَٓا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرٖینَ

Dediler ki: "Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz."

Aşağıdaki cümleler Diyanet tefsir metninden alınmıştır.

İbn Mâce, “Zühd”, 16) buyurmuşlardır (Râzî, XIV, 25).

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?