Kur’an çalışması
26

Şuarâ

الشُّعَرَاءِ

227 âyet iniş 47 cüz 19 sayfa 367

Önceki
← Önceki Şuarâ 227 sayfa 376 · Diyanet tefsir grubu 224-227

اِلَّا الَّذٖینَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَذَكَرُوا اللّٰهَ كَثٖیرًا وَانْتَصَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُواؕ وَسَیَعْلَمُ الَّذٖینَ ظَلَمُٓوا اَیَّ مُنْقَلَبٍ یَنْقَلِبُونَ

Diyanet meali

Ancak iman edip salih amel işleyen, Allah'ı çok anan ve haksızlığa uğratıldıktan sonra öçlerini alanlar başka. Zulmedenler hangi akıbete uğrayacaklarını göreceklerdir.

Kelime meali

اِلَّا Ancak hariç
الَّذٖینَ O kim- seler ki
اٰمَنُوا İman ettiler
وَعَمِلُوا Ve işlediler
الصَّالِحَاتِ Salih amelleri
وَذَكَرُوا Ve zikrettiler
اللّٰهَ Allah’ı
كَثٖیرًا Çokça
وَانْتَصَرُوا Öçlerini aldılar
مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُواؕ Zulme uğradıktan sonra
وَسَیَعْلَمُ Bilecek
الَّذٖینَ O kimse- ler ki
ظَلَمُٓوا اَیَّ Zalim oldular
مُنْقَلَبٍ Hangi dönüşle
یَنْقَلِبُونَ Dönecekler

Diyanet bu metni 224-227 âyetleri için birlikte vermiştir.

İnkârcılar Kur’an’ın gayb âleminden verdiği haberleri şeytanların ilhamı, nazmını da şiir olarak telakki ediyor, dolayısıyla Hz. Peygamber’e kâhin ve şair diyorlardı. İşte bu âyetler onların bu tür temelsiz iddialarını reddetmekte; inkârcı şairlere gerçekleri arayanlar değil, ancak hevâ ve hevesleri peşinde giden, zevk ve eğlence düşkünlerinin tâbi olacağını bildirmektedir.

“Her vadide dolaşmak” her konuya girmek, her konuda söz söylemek demektir. Gerçekten de –müteakip âyette belirtildiği üzere inançlı ve ahlâkî değerlere bağlı olanlar farklı olmakla beraber– öyle şairler de vardır ki bunlar her vadide dolaşır, iyi kötü, eğri doğru her konuya girerek toplumu etkilemeye çalışırlar. Sözleri ile yaptıkları birbirini tutmaz, yapmadıklarını söyler, söylemediklerini yaparlar. Bu sebeple onların peşinden dürüst insanlar değil, ancak sapkınlar gider (Elmalılı, V, 3649-3650). Bu nitelikte olan şiir ve şairle Kur’an ve Peygamber’i karşılaştırmak bile abestir.

Kur’an insanların sosyal ve kültürel hayatlarında önemli bir yer işgal eden şiiri ve şairleri mutlak olarak yermemiş, bilâkis şiirin iyisine ve güzeline insanları özendirmiştir. Kur’an’ın üstün ifade gücünü gören Araplar onu şiire benzetmişler, Hz. Peygamber’e de şair demişlerdir (bk. Enbiyâ 21/5; Sâffât 37/36; Tûr 52/30). Bu durum karşısında Kur’an kendisinin ne şair ne de kâhin sözü olduğunu, fakat Allah tarafından indirilmiş ilâhî bir kelâm olduğunu vurgulamış (bk. Hâkka 69/41-42) ve putperestlik döneminin İslâm ilkeleriyle ters düşen şiirini yermiştir. Nitekim 227. âyette özellikleri anlatılan gerçek müminler, müşrik dönem şairlerini yeren yukarıdaki hükmün dışında tutulmuşlardır. Bunlar söyledikleri şiirde gerçekleri dile getirirler; söyledikleriyle yaptıkları birbirine uygundur. Allah’ın birliği esasına dayanan tevhid dininin ilkelerini savunur, Allah’ı zikreder, O’nu yüceltirler. Yaptıkları iyi işlerle hem kendilerinin hem de toplumun yücelmesini ve yükselmesini gözetirler. Zulmün ve haksızlığın karşısında şiirleriyle mücadele verir, hakkı savunurlar. Sahih hadis kaynaklarında yer alan birçok hadiste de iyi maksatla kullanılan şiir, yukarıda kötülenen şiirden istisna edilmiş, hatta özendirilmiştir (bk. Buhârî, “Edeb”, 90; İbn Mâce, “Edeb”, 42). Meselâ Câhiliye döneminin önde gelen şairleri arasında yer alan ve Medine döneminin sonlarına doğru müslüman olan Lebîd b. Râbia’nın, “Bilinmelidir ki Allah’tan başka her şey bâtıldır” anlamındaki mısraı (Dîvân, s. 132), Hz. Peygamber’in “şairlerce söylenmiş en doğru söz” şeklindeki takdirine mazhar olmuştur (Buhârî, “Menâkıbü’l-ensâr”, 26). Kezâ ashâb-ı kirâm arasında Resûl-i Ekrem’in takdirlerini kazanmış başka birçok şair bulunmaktaydı. Bunların başında gelen Hassân b. Sabit’e, “Müşrikleri (şiirlerinle) hicvet, bil ki Cebrâil de seninle beraberdir” buyurmuştur (Buhârî, “Bed’ü’l-halk”, 6, “Megāzî”, 30; Müslim, “Fezâilü’s-sahâbe”, 153; ayrıca bk. Yâsîn 36/69).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 179-180

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Şuarâ 26/224 · aynı tefsir grubu

وَالشُّعَرَٓاءُ یَتَّبِعُهُمُ الْغَاوُ࣒نَؕ

Şairlere ise haddi aşan azgınlar uyarlar.

Şuarâ 26/225 · aynı tefsir grubu

اَلَمْ تَرَ اَنَّهُمْ فٖی كُلِّ وَادٍ یَهٖیمُونَۙ

Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.

Şuarâ 26/226 · aynı tefsir grubu

وَاَنَّهُمْ یَقُولُونَ مَا لَا یَفْعَلُونَۙ

Görmez misin ki onlar, her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.

Enbiyâ 21/5 · tefsir atıfı

بَلْ قَالُٓوا اَضْغَاثُ اَحْلَامٍ بَلِ افْتَرٰیهُ بَلْ هُوَ شَاعِرٌۚ فَلْیَاْتِنَا بِاٰیَةٍ كَمَٓا اُرْسِلَ الْاَوَّلُونَ

Onlar, "Hayır, bunlar karma karışık yalancı düşlerdir. Hayır, onu kendisi uydurdu, hayır, o bir şairdir. Eğer böyle değilse önceki peygamberlerin (mucizelerle) gönderildikleri gibi o da bize bir mucize getirsin" dediler.

Sâffât 37/36 · tefsir atıfı

وَیَقُولُونَ اَئِنَّا لَتَارِكُٓوا اٰلِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَجْنُونٍؕ

"Biz, deli bir şair için ilahlarımızı mı terk edeceğiz?" diyorlardı.

Tûr 52/30 · tefsir atıfı

اَمْ یَقُولُونَ شَاعِرٌ نَتَرَبَّصُ بِهٖ رَیْبَ الْمَنُونِ

Yoksa onlar, "O bir şairdir; onun, zamanın felaketlerine uğramasını bekliyoruz" mu diyorlar?

Hâkka 69/41 · tefsir atıfı

وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍؕ قَلٖیلًا مَا تُؤْمِنُونَۙ

O, bir şâirin sözü değildir. Ne de az inanıyorsunuz!

Hâkka 69/42 · tefsir atıfı

وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍؕ قَلٖیلًا مَا تَذَكَّرُونَؕ

Bir kâhinin sözü de değildir. Ne de az düşünüyorsunuz!

Yâsîn 36/69 · tefsir atıfı

وَمَا عَلَّمْنَاهُ الشِّعْرَ وَمَا یَنْبَغٖی لَهُؕ اِنْ هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْاٰنٌ مُبٖینٌۙ

Biz o Peygamber'e şiir öğretmedik. Bu ona yaraşmaz da. O(na verdiğimiz) ancak bir öğüt ve apaçık bir Kur'an'dır.

Aşağıdaki cümleler Diyanet tefsir metninden alınmıştır.

Peygamber'in “şairlerce söylenmiş en doğru söz” şeklindeki takdirine mazhar olmuştur (Buhârî, “Menâkıbü'l-ensâr”, 26).

Sabit'e, “Müşrikleri (şiirlerinle) hicvet, bil ki Cebrâil de seninle beraberdir ” buyurmuştur (Buhârî, “Bed'ü'l-halk”, 6, “Megāzî”, 30;

Müslim, “Fezâilü's-sahâbe”, 153;

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?