فَلَمَّٓا اَنْجٰیهُمْ اِذَا هُمْ یَبْغُونَ فِی الْاَرْضِ بِغَیْرِ الْحَقِّؕ یَٓا اَیُّهَا النَّاسُ اِنَّمَا بَغْیُكُمْ عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْۙ مَتَاعَ الْحَیٰوةِ الدُّنْیَا ثُمَّ اِلَیْنَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ
Diyanet meali
Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapıyorlar. Ey İnsanlar! Sizin taşkınlığınız, sırf kendi aleyhinizedir. (Bununla) sadece dünya hayatının yararını elde edersiniz. Sonunda dönüşünüz bizedir. (Biz de) bütün yaptıklarınızı size haber vereceğiz.
Kelime meali
Diyanet bu metni 21-23 âyetleri için birlikte vermiştir.
“Allah’a mahsus işaretler, deliller üzerinde hile yapmak” çeşitli şekillerde olmaktadır; âyette zikredildiği gibi “Allah müşrikleri lutuf olarak bir sıkıntıdan kurtardığı, böylece onlara varlık ve birliğinin işaretini verdiği halde bu lutfun putlardan geldiğini ifade etmek, sıkıştıklarında Allah’a sığınıp bir daha kötülük yapmayacaklarına söz verdikleri halde O’nun lutfuyla selâmete çıkınca yine haksızlık ve günahkârlık yoluna sapmak” bunun tipik örnekleridir.
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 3 Sayfa: 93-94
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Yûnus 10/21 · aynı tefsir grubu
وَاِذَٓا اَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً مِنْ بَعْدِ ضَرَّٓاءَ مَسَّتْهُمْ اِذَا لَهُمْ مَكْرٌ فٖٓی اٰیَاتِنَاؕ قُلِ اللّٰهُ اَسْرَعُ مَكْرًاؕ اِنَّ رُسُلَنَا یَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ
Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında onların bir tuzakları (birtakım tertipleri ve asılsız iddiaları) vardır. De ki: "Allah daha çabuk tuzak kurar." Şüphesiz elçilerimiz (melekler) kurmakta olduğunuz tuzakları yazıyorlar.
Yûnus 10/22 · aynı tefsir grubu
هُوَ الَّذٖی یُسَیِّرُكُمْ فِی الْبَرِّ وَالْبَحْرِؕ حَتّٰٓى اِذَا كُنْتُمْ فِی الْفُلْكِۚ وَجَرَیْنَ بِهِمْ بِرٖیحٍ طَیِّبَةٍ وَفَرِحُوا بِهَا جَٓاءَتْهَا رٖیحٌ عَاصِفٌ وَجَٓاءَهُمُ الْمَوْجُ مِنْ كُلِّ مَكَانٍ وَظَنُّٓوا اَنَّهُمْ اُحٖیطَ بِهِمْۙ دَعَوُا اللّٰهَ مُخْلِصٖینَ لَهُ الدّٖینَۚ لَئِنْ اَنْجَیْتَنَا مِنْ هٰذِهٖ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِرٖینَ
O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla seyrettiği, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada ona şiddetli bir fırtına gelip çatar ve her taraftan dalgalar onlara hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını (batıp boğulacaklarını) anlayınca dini Allah'a has kılarak "Andolsun, eğer bizi bundan kurtarırsan, mutlaka şükredenlerden olacağız" diye Allah'a yalvarırlar.
Rûm 30/30 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَاَقِمْ وَجْهَكَ لِلدّٖینِ حَنٖیفًاؕ فِطْرَتَ اللّٰهِ الَّتٖی فَطَرَ النَّاسَ عَلَیْهَاؕ لَا تَبْدٖیلَ لِخَلْقِ اللّٰهِؕ ذٰلِكَ الدّٖینُ الْقَیِّمُࣗ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا یَعْلَمُونَࣗ
Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Allah'ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata sımsıkı tutun. Allah'ın yaratmasında hiçbir değiştirme yoktur. İşte bu dosdoğru dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Rûm 30/31 · bu âyete atıf yapan tefsir
مُنٖیبٖینَ اِلَیْهِ وَاتَّقُوهُ وَاَقٖیمُوا الصَّلٰوةَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُشْرِكٖینَۙ
Allah'a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dinî anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.
Rûm 30/32 · bu âyete atıf yapan tefsir
مِنَ الَّذٖینَ فَرَّقُوا دٖینَهُمْ وَكَانُوا شِیَعًاؕ كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَیْهِمْ فَرِحُونَ
Allah'a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dinî anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.