Kur’an çalışması
78

Nebe

النَّبَأِ

40 âyet iniş 80 cüz 30 sayfa 582

Önceki Sonraki
← Önceki Nebe 23 sayfa 582 · Diyanet tefsir grubu 21-28 Sonraki →

لَابِثٖینَ فٖیهَٓا اَحْقَابًاۚ

Diyanet meali

Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.

Kelime meali

لَابِثٖینَ Kalıcılar oldukları halde
فٖیهَٓا O cehen- nemde
اَحْقَابًا Çağlar boyunca

Diyanet bu metni 21-28 âyetleri için birlikte vermiştir.

Sûrenin başından buraya kadar Yüce Allah’ın kudretini gösteren deliller sıralanarak yeniden dirilmenin gerçekleşeceği açıkça ortaya konduktan sonra inkârcıların âhiretteki durumları ele alınmıştır. Mülk sûresinin 8. âyetinde canlı bir varlık gibi tasvir edilerek neredeyse öfkesinden çatlayacak duruma geleceği bildirilen cehennem, burada da pusuda düşmanı gözetleyen bir savaşçı gibi tasvir edilmekte ve böylece günahkârlar âhirette kendilerini bekleyen büyük tehlike konusunda uyarılmaktadır.

23. âyetteki ahkāb kelimesi “belirsiz uzun süre” anlamına gelen hukubun çoğuludur. Bu kelimenin cehennem azabının süresiyle ilgili olması, İslâm âlimleri arasında önemli bir görüş ayrılığının ortaya çıkmasında etkili olmuştur. İlk dönemlerden itibaren aralarında Hz. Ömer, Hz. Ali ve Abdullah b. Abbas’ın da bulunduğu bazı sahâbiler, Abd. b. Humeyd ve Şa‘bi gibi bazı tâbiîn âlimleri, sonraki nesillerden İbn Teymiyye ve İbnü’l-Vezîr gibi sünnî âlimler ile İbnü’l-Arabî ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî gibi bir kısım mutasavvıflar, diğer bazı âyetler yanında (meselâ bk. En‘âm 6/128; Hûd 11/106-108), özellikle “Orada yıllar ve yıllar boyu kalırlar” meâlindeki konumuz olan 23. âyete, ayrıca Allah’ın rahmetinin her şeyi kuşattığını (A‘râf 7/156), rahmetinin azabına üstün geldiğini, azabını geçtiğini (Buhârî, “Tevhîd”, 15, 55; Müslim, “Tevbe”, 14-16) bildiren âyet ve hadislere dayanarak cehennemin ve / veya cehennem azabının, uzun asırlar ifade eden bir sürenin ardından sona ereceğini yahut içindekilerin azaptan etkilenmeyecek hale geleceklerini düşünmüşlerdir. Ehl-i sünnet âlimlerinin büyük çoğunluğu ise diğer bazı deliller yanında, Kur’an-ı Kerîm’in ilgili birçok yerinde sık sık ebedîlik anlamı içeren “hulûd” ve “ebed” kavramlarının kullanılmasına ve daha başka delillere dayanarak, inkârcılar ve müşrikler için cehennem azabının sonsuzluğunu savunmuşlardır (bu konuyla ilgili tartışmalar ve ileri sürülen deliller hakkında geniş bilgi için bk. Yusuf Şevki Yavuz, “Azap”, DİA, IV, 305-309; Bekir Topaloğlu, “Cehennem”, VII, 231-232).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 537

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Nebe 78/21 · aynı tefsir grubu

اِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًاۙ

Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.

Nebe 78/22 · aynı tefsir grubu

لِلطَّاغٖینَ مَاٰبًاۙ

Şüphesiz cehennem, bir gözetleme yeridir; azgınlar için, içinde çağlar boyu kalacakları bir dönüş yeridir.

Nebe 78/24 · aynı tefsir grubu

لَا یَذُوقُونَ فٖیهَا بَرْدًا وَلَا شَرَابًاۙ

Orada ne bir serinlik ve ne de içecek bir şey tadacaklar!

Nebe 78/25 · aynı tefsir grubu

اِلَّا حَمٖیمًا وَغَسَّاقًاۙ

Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.

Nebe 78/26 · aynı tefsir grubu

جَزَٓاءً وِفَاقًا

Ancak, uygun bir ceza olarak kaynar su ve irin içecekler.

Nebe 78/27 · aynı tefsir grubu

اِنَّهُمْ كَانُوا لَا یَرْجُونَ حِسَابًاۙ

Çünkü onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.

Nebe 78/28 · aynı tefsir grubu

وَكَذَّبُوا بِاٰیَاتِنَا كِذَّابًاؕ

Âyetlerimizi de alabildiğine yalanlamışlardı.

En'âm 6/128 · tefsir atıfı

وَیَوْمَ یَحْشُرُهُمْ جَمٖیعًاۚ یَا مَعْشَرَ الْجِنِّ قَدِ اسْتَكْثَرْتُمْ مِنَ الْاِنْسِۚ وَقَالَ اَوْلِیَٓاؤُ࣑هُمْ مِنَ الْاِنْسِ رَبَّنَا اسْتَمْتَعَ بَعْضُنَا بِبَعْضٍ وَبَلَغْنَٓا اَجَلَنَا الَّذٖٓی اَجَّلْتَ لَنَاؕ قَالَ النَّارُ مَثْوٰیكُمْ خَالِدٖینَ فٖیهَٓا اِلَّا مَا شَٓاءَ اللّٰهُؕ اِنَّ رَبَّكَ حَكٖیمٌ عَلٖیمٌ

Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir: "Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız." Onların insanlardan olan dostları, "Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık" diyecekler. Allah da diyecek ki: "Allah'ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedi kalmak üzere duracağınız yer ateştir." Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir.

Hûd 11/106 · tefsir atıfı

فَاَمَّا الَّذٖینَ شَقُوا فَفِی النَّارِ لَهُمْ فٖیهَا زَفٖیرٌ وَشَهٖیقٌۙ

Mutsuz olanlara gelince; cehennemdedirler. Onların orada şiddetli bir soluyuşları vardır.

Hûd 11/107 · tefsir atıfı

خَالِدٖینَ فٖیهَا مَا دَامَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اِلَّا مَا شَٓاءَ رَبُّكَؕ اِنَّ رَبَّكَ فَعَّالٌ لِمَا یُرٖیدُ

Onlar, gökler ve yerler durdukça orada ebedi olarak kalacaklardır. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Şüphesiz Rabbin istediğini yapandır.

Hûd 11/108 · tefsir atıfı

وَاَمَّا الَّذٖینَ سُعِدُوا فَفِی الْجَنَّةِ خَالِدٖینَ فٖیهَا مَا دَامَتِ السَّمٰوَاتُ وَالْاَرْضُ اِلَّا مَا شَٓاءَ رَبُّكَؕ عَطَٓاءً غَیْرَ مَجْذُوذٍ

Mutlu olanlara gelince, gökler ve yerler durdukça içinde ebedi kalmak üzere cennettedirler. Ancak Rabbinin dilemesi başka. Bu onlara ardı kesilmez bir lütuf olarak verilmiştir.

A'râf 7/156 · tefsir atıfı

وَاكْتُبْ لَنَا فٖی هٰذِهِ الدُّنْیَا حَسَنَةً وَفِی الْاٰخِرَةِ اِنَّا هُدْنَٓا اِلَیْكَؕ قَالَ عَذَابٖٓی اُصٖیبُ بِهٖ مَنْ اَشَٓاءُۚ وَرَحْمَتٖی وَسِعَتْ كُلَّ شَیْءٍؕ فَسَاَكْتُبُهَا لِلَّذٖینَ یَتَّقُونَ وَیُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالَّذٖینَ هُمْ بِاٰیَاتِنَا یُؤْمِنُونَۚ

"Bizim için bu dünyada da bir iyilik yaz, ahirette de. Çünkü biz sana varan doğru yola yöneldik." Allah şöyle dedi: "Azabım var ya, dilediğim kimseyi ona uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır. Onu, bana karşı gelmekten sakınanlara, zekatı verenlere ve âyetlerimize inananlara yazacağım."

Aşağıdaki cümleler Diyanet tefsir metninden alınmıştır.

âyete, ayrıca Allah'ın rahmetinin her şeyi kuşattığını (A'râf 7/156), rahmetinin azabına üstün geldiğini, azabını geçtiğini (Buhârî, “Tevhîd”, 15, 55;

Müslim, “Tevbe”, 14-16) bildiren âyet ve hadislere dayanarak cehennemin ve / veya cehennem azabının, uzun asırlar ifade eden bir sürenin ardından sona ereceğini yahut içindekilerin azaptan etkilenmeyecek hale geleceklerini düşünmüşlerdir.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?