فَسَقٰى لَهُمَا ثُمَّ تَوَلّٰٓى اِلَى الظِّلِّ فَقَالَ رَبِّ اِنّٖی لِمَٓا اَنْزَلْتَ اِلَیَّ مِنْ خَیْرٍ فَقٖیرٌ
Diyanet meali
Bunun üzerine Mûsâ onların koyunlarını suladı. Sonra gölgeye çekilip, "Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım" dedi.
Kelime meali
Diyanet bu metni 22-24 âyetleri için birlikte vermiştir.
Medyen, Akabe körfezinin kuzeyindeki Maan yakınlarında, Mısır’a yaya yürüyüşü ile sekiz günlük mesafede bulunan eski bir şehirdir (bilgi için bk. A‘râf 7/85). Buranın halkı Arap asıllı olduğu için Hz. Mûsâ’nın soyundan olan İbrânîler’e hem ırk hem de dil bakımından yakındılar, dolayısıyla ona yardım etmiş olmaları tarihen mümkündür. Tefsirlerde anlatıldığına göre Hz. Mûsâ’nın Medyen suyu başında gördüğü iki kadın Medyen halkına peygamber olarak gönderilmiş olan Şuayb aleyhisselâmın kızları olup, ancak halk hayvanlarını sulayıp kuyunun başından ayrıldıktan sonra hayvanlarını sulayabiliyorlardı. Bunların Şuayb’ın kardeşi oğlunun veya Medyen halkından sâlih birinin kızları olduğuna dair rivayetler de vardır (bk. Abdülvehhâb en-Neccâr, s. 202-204). Kızlar, Mûsâ’nın sorusu üzerine kendilerinin güçsüz, babalarının da ihtiyar olduğunu söyleyerek dolaylı bir şekilde yardım istemişlerdir. Hz. Mûsâ’nın, “Ey rabbim! Bana lutfedeceğin her türlü hayra muhtacım!” şeklindeki duasından o sırada onun da yalnız ve desteksiz kaldığı, yardım ve himayeye muhtaç olduğu anlaşılmaktadır (bk. İbn Âşûr, XX, 103).
Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 223
Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).
Kasas 28/22 · aynı tefsir grubu
وَلَمَّا تَوَجَّهَ تِلْقَٓاءَ مَدْیَنَ قَالَ عَسٰى رَبّٖٓی اَنْ یَهْدِیَنٖی سَوَٓاءَ السَّبٖیلِ
(Şehirden çıkıp) Medyen'e doğru yöneldiğinde, "Umarım Rabbim beni doğru yola iletir" dedi.
Kasas 28/23 · aynı tefsir grubu
وَلَمَّا وَرَدَ مَٓاءَ مَدْیَنَ وَجَدَ عَلَیْهِ اُمَّةً مِنَ النَّاسِ یَسْقُونَؗ وَوَجَدَ مِنْ دُونِهِمُ امْرَاَتَیْنِ تَذُودَانِۚ قَالَ مَا خَطْبُكُمَاؕ قَالَتَا لَا نَسْقٖی حَتّٰى یُصْدِرَ الرِّعَٓاءُ وَاَبُونَا شَیْخٌ كَبٖیرٌ
Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan iki kız gördü. Mûsâ onlara, "(Koyunlarınızı burada tutmaktaki) maksadınız ne?" dedi. Onlar, "Çobanlar sulayıp çekilinceye kadar biz koyunlarımızı sulayamayız. Babamız ise çok yaşlı bir adamdır" dediler.
A'râf 7/85 · tefsir atıfı
وَاِلٰى مَدْیَنَ اَخَاهُمْ شُعَیْبًاؕ قَالَ یَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَیْرُهُؕ قَدْ جَٓاءَتْكُمْ بَیِّنَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَوْفُوا الْكَیْلَ وَالْمٖیزَانَ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْیَٓاءَهُمْ وَلَا تُفْسِدُوا فِی الْاَرْضِ بَعْدَ اِصْلَاحِهَاؕ ذٰلِكُمْ خَیْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنٖینَۚ
Medyen halkına da kardeşleri Şuayb'ı peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin için ondan başka hiçbir ilah yoktur. Rabbinizden size açık bir delil gelmiştir. Artık ölçüyü ve tartıyı tam yapın. İnsanların mallarını eksiltmeyin. Düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk etmeyin. İnananlar iseniz bunlar sizin için hayırlıdır."
Hûd 11/84 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِلٰى مَدْیَنَ اَخَاهُمْ شُعَیْبًاؕ قَالَ یَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ مَا لَكُمْ مِنْ اِلٰهٍ غَیْرُهُؕ وَلَا تَنْقُصُوا الْمِكْیَالَ وَالْمٖیزَانَ اِنّٖٓی اَرٰیكُمْ بِخَیْرٍ وَاِنّٖٓی اَخَافُ عَلَیْكُمْ عَذَابَ یَوْمٍ مُحٖیطٍ
Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber gönderdik. O şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin ondan başka hiçbir ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum. Ben sizin adınıza kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum."
Hûd 11/85 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَیَا قَوْمِ اَوْفُوا الْمِكْیَالَ وَالْمٖیزَانَ بِالْقِسْطِ وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْیَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِی الْاَرْضِ مُفْسِدٖینَ
"Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı adaletle tam yapın. İnsanların eşyalarını (mallarını ve haklarını) eksiltmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."
Hûd 11/86 · bu âyete atıf yapan tefsir
بَقِیَّتُ اللّٰهِ خَیْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنٖینَۚ وَمَٓا اَنَا࣑ عَلَیْكُمْ بِحَفٖیظٍ
"Eğer inanan kimselerseniz Allah'ın bıraktığı helâl kazanç sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin başınızda bir bekçi değilim."
Ankebût 29/36 · bu âyete atıf yapan tefsir
وَاِلٰى مَدْیَنَ اَخَاهُمْ شُعَیْبًاۙ فَقَالَ یَا قَوْمِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَارْجُوا الْیَوْمَ الْاٰخِرَ وَلَا تَعْثَوْا فِی الْاَرْضِ مُفْسِدٖینَ
Medyen'e de kardeşleri Şuayb'ı peygamber olarak gönderdik. Şuayb, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Ahiret gününe ümit besleyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın" dedi.
Ankebût 29/37 · bu âyete atıf yapan tefsir
فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا فٖی دَارِهِمْ جَاثِمٖینَؗ
Kavmi, onu yalanladı. Bunun üzerine kendilerini o malum sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar
Bu âyet için hadis kaydı yok.
Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.