Kur’an çalışması
81

Tekvîr

التَّكْو۪يرِ

29 âyet iniş 7 cüz 30 sayfa 586

Önceki Sonraki
← Önceki Tekvîr 24 sayfa 587 · Diyanet tefsir grubu 22-26 Sonraki →

وَمَا هُوَ عَلَى الْغَیْبِ بِضَنٖینٍۚ

Diyanet meali

O, gayb hakkında cimri değildir.

Kelime meali

وَمَا هُوَ O değildir
عَلَى الْغَیْبِ Gayb hakkında
بِضَنٖینٍ Kıskanç/ esirgeyici

Diyanet bu metni 22-26 âyetleri için birlikte vermiştir.

Kureyş’e mensup bazı kimseler, âhiret fikrine alışık olmadıkları için Hz. Peygamber’den bu inancı doğrulayan haberler işitince onu mecnunlukla itham etmişlerdi (Hicr 15/6; Kalem 68/51). “Arkadaşınız” nitelemesiyle Hz. Peygamber kastedilmiştir. O, Mekkeliler tarafından ahlâk güzelliği bakımından olduğu kadar, akıl ve zekâsının mükemmelliği ile de tanınıp bilindiği için kendilerine bu bilgileri hatırlatılmış, buna rağmen ona “mecnun” demelerinin bu bilgileriyle çeliştiği ortaya konmuştur (Şevkânî, V, 453).

Ağırlıklı yoruma göre 23. âyetteki “gören” Resûlullah, “görülen” de Cebrâil’dir. “Apaçık ufuk” ile ne kastedildiği konusunda çeşitli açıklamalar yapılmıştır (bk. Şevkânî, V, 453-454). Müfessirler bu âyeti dikkate alarak Hz. Peygamber’in Cebrâil’i kendi sûretinde yani melek olarak yaratılmış olduğu sûrette gördüğünü söylemişlerdir (ayrıca bk. Necm 53/1-18). Hz. Peygamber Cebrâil’in kendisine vahiy getirdiğini söyleyince müşrikler onunla alay etmeye başlamışlar ve gördüğünün melek değil cin olduğunu veya böyle bir meleğin varlığını sadece zihninde kurup hayal ettiğini ileri sürmüşlerdi. İşte âyette onların bu iddiaları reddedilmiştir.

“O, gayba ait bilgileri sizden esirgemez” ifadesi, Hz. Peygamber’in ilâhî vahyi insanlara duyurma, öğretme hususunda cimri veya ihmalkâr davranmadığını, bilâkis Allah’ın mesajlarını en mükemmel bir şekilde insanlara tebliğ etmek için her türlü eziyete katlandığını göstermektedir (gayb hakkında bilgi için bk. Kur’an Yolu, Bakara 2/3). Oysa müşriklerin Hz. Peygamber’i benzetmeye kalkıştıkları sihirbaz ve kâhinler ücret almadan ne sihir yaparlardı ne de bilgi verirlerdi. 24. âyet, dolaylı olarak din konusundaki tebliğ ve irşad faaliyetlerinde özverili çalışmanın önemini de göstermektedir. 24. âyetteki danîn kelimesini “zanîn” şeklinde okuyanlara göre meâl şöyledir? “Onu, gayb âleminden getirdiği bilgiler konusunda kimse yalancılıkla itham edemez.” 25. âyet yine öncekileri pekiştirmekte ve Kur’an’ın müşriklerin iddia ettikleri gibi kovulmuş şeytanın sözü olmadığını ifade etmektedir. “Öyleyse nereye gidiyorsunuz?” sorusu, “Bu Kur’an’dan, onun gereklerini yerine getirmekten uzaklaşıp da nereye gidiyorsunuz?” veya “Size burada açıklanandan daha doğru bir yol var mıdır ki Kur’an’ın yolunu bırakıp da o yoldan gidesiniz” gibi farklı şekillerde açıklanmıştır. Âyetin, artık inkâr edemeyecekleri gerçeklerle karşı karşıya bulunan ve her yönden delillerle kuşatılmış olan müşriklerin, inkârlarına hiçbir mâkul gerekçe gösteremeyeceklerini ifade ettiği de belirtilmiştir.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt:5 Sayfa: 565-566

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Tekvîr 81/22 · aynı tefsir grubu

وَمَا صَاحِبُكُمْ بِمَجْنُونٍۚ

(Ey Kureyşliler!) Sizin arkadaşınız (Muhammed) bir deli değildir.

Tekvîr 81/23 · aynı tefsir grubu

وَلَقَدْ رَاٰهُ بِالْاُفُقِ الْمُبٖینِۚ

Andolsun o, Cebrâil'i apaçık ufukta gördü.

Tekvîr 81/25 · aynı tefsir grubu

وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَیْطَانٍ رَجٖیمٍۚ

Kur'an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.

Tekvîr 81/26 · aynı tefsir grubu

فَاَیْنَ تَذْهَبُونَؕ

(Hal böyle iken) nereye gidiyorsunuz?

Hicr 15/6 · tefsir atıfı

وَقَالُوا یَٓا اَیُّهَا الَّذٖی نُزِّلَ عَلَیْهِ الذِّكْرُ اِنَّكَ لَمَجْنُونٌؕ

Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (Kur'an) indirilen kimse! Sen mutlaka delisin!"

Kalem 68/51 · tefsir atıfı

وَاِنْ یَكَادُ الَّذٖینَ كَفَرُوا لَیُزْلِقُونَكَ بِاَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَیَقُولُونَ اِنَّهُ لَمَجْنُونٌۘ

Şüphesiz inkar edenler Zikr'i (Kur'-an'ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) "Hiç şüphe yok o bir delidir" diyorlar.

Necm 53/1 · tefsir atıfı

وَالنَّجْمِ اِذَا هَوٰىۙ

Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.

Bakara 2/3 · tefsir atıfı

اَلَّذٖینَ یُؤْمِنُونَ بِالْغَیْبِ وَیُقٖیمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ یُنْفِقُونَۙ

Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?