Kur’an çalışması
2

Bakara

الْبَقَرَةِ

286 âyet iniş 87 cüz 1 sayfa 2

Önceki Sonraki
← Önceki Bakara 245 sayfa 39 · Diyanet tefsir grubu 245 Sonraki →

مَنْ ذَا الَّذٖی یُقْرِضُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا فَیُضَاعِفَهُ لَهُٓ اَضْعَافًا كَثٖیرَةًؕ وَاللّٰهُ یَقْبِضُ وَیَبْصُۣطُࣕ وَاِلَیْهِ تُرْجَعُونَ

Diyanet meali

Kimdir Allah'a güzel bir borç verecek o kimse ki, Allah da o borcu kendisine kat kat ödesin. (Rızkı) Allah daraltır ve genişletir. Ancak ona döndürüleceksiniz.

Kelime meali

مَنْ Kimdir
ذَا الَّذٖی O kimse ki
یُقْرِضُ Borç verir
اللّٰهَ Allah’a
قَرْضًا حَسَنًا Güzel bir borç vermekle
فَیُضَاعِفَهُ Ki bu sebeple onu katlasın
لَهُٓ O kişiye
اَضْعَافًا Katlara
كَثٖیرَةًؕ Bir çok
وَاللّٰهُ Allah
یَقْبِضُ Daraltır
وَیَبْصُطُࣕ Ve açar
وَاِلَیْهِ Ve yalnız ona
تُرْجَعُونَ Döndürüleceksiniz

İnfak, sadaka, karz-ı hasen Kur’an-ı Kerîm’in müminleri teşvik ettiği üç yardım ve dayanışma şeklidir. İnfak öncelikle akrabaya ve bazan ihtiyaç gözetilmeden yapılır, sadaka yahut tasadduk daha ziyade muhtaç durumdaki akraba olmayanlara yönelik malî bir ibadettir. Bu ikisi bağıştır geri dönmez, ecrini Allah verir. Karz-ı hasen ise Allah rızâsından başka bir menfaat beklenmeden verilen borçtur. Bu borç karşılığında borçludan menfaat beklenmez, yalnızca ödeme imkânına kavuştuğunda borcun aslını ödemesi istenir. Kutsî hadislerden öğrendiğimize göre Allah Teâlâ, nerede ve hangi davranışta rızâsı bulunuyorsa orada kendi bulunuyormuş gibi bir ifade kullanarak kullarını hayırlı işlere, güzel davranışlara, yardımlaşma ve dayanışmaya teşvik etmektedir. Bu cümleden olarak “hasta ziyaretini kendini ziyaret, aç bir kimseyi doyurmayı kendini doyurmak” olarak ifade buyurmuştur (Müslim, “Birr”, 43). Burada da güzel borç vereni kendisine borç veren gibi kabul ederek yardım sever mümine şereflerin en büyüğünü bahşetmiş, onu dinî heyecanın doruğuna yükseltmiştir. Ne yazık ki maddeci ahlâkın etkisine giren müslümanlar, geleneğimizde mevcut bulunan bu güzel davranışı büyük ölçüde terketmişlerdir. Terkedilen sünnetleri, İslâmî gelenekleri ihya eden, yeniden uygulama alanına koyan müminlere büyük müjdelerin bulunduğu unutulmamalıdır.

Cihad emrinden sonra müminlere, yine geçmiş kavimlerden ibretli kıssalar anlatarak onları cihada sevkeden âyetler ileride gelecektir. Bunlardan önce “güzel borç” verme teşvikinin araya sokulması, savaşa katılan müminlerin buna ihtiyaç duymaları vâkıasına dayanmaktadır. Gerçi güzel borç yalnızca savaşa gidenlere verilen borç değildir, ihtiyacı olan herkese Allah rızâsından başka bir menfaat beklemeden verilen borç karz-ı hasendir. Ancak bu ihtiyaç bir de kişinin savaşa katılma arzusundan doğmuş olursa ödünç verme ecrinin katlanacağında şüphe yoktur.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 385-386

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Mâide 5/64 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَقَالَتِ الْیَهُودُ یَدُ اللّٰهِ مَغْلُولَةٌؕ غُلَّتْ اَیْدٖیهِمْ وَلُعِنُوا بِمَا قَالُواۘ بَلْ یَدَاهُ مَبْسُوطَتَانِۙ یُنْفِقُ كَیْفَ یَشَٓاءُؕ وَلَیَزٖیدَنَّ كَثٖیرًا مِنْهُمْ مَٓا اُنْزِلَ اِلَیْكَ مِنْ رَبِّكَ طُغْیَانًا وَكُفْرًاؕ وَاَلْقَیْنَا بَیْنَهُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ اِلٰى یَوْمِ الْقِیٰمَةِؕ كُلَّمَٓا اَوْقَدُوا نَارًا لِلْحَرْبِ اَطْفَاَهَا اللّٰهُۙ وَیَسْعَوْنَ فِی الْاَرْضِ فَسَادًاؕ وَاللّٰهُ لَا یُحِبُّ الْمُفْسِدٖینَ

Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar! Hayır, onun iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, sana Rabbinden indirilen (Kur'an) onlardan birçoğunun azgınlık ve küfrünü artıracaktır. Biz onların arasına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışırlar. Allah bozguncuları sevmez.

İbrâhîm 14/31 · bu âyete atıf yapan tefsir

قُلْ لِعِبَادِیَ الَّذٖینَ اٰمَنُوا یُقٖیمُوا الصَّلٰوةَ وَیُنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِیَةً مِنْ قَبْلِ اَنْ یَاْتِیَ یَوْمٌ لَا بَیْعٌ فٖیهِ وَلَا خِلَالٌ

İnanan kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar, hiçbir alışveriş ve dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda gizlice ve açıktan harcasınlar.

Secde 32/15 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّمَا یُؤْمِنُ بِاٰیَاتِنَا الَّذٖینَ اِذَا ذُكِّرُوا بِهَا خَرُّوا سُجَّدًا وَسَبَّحُوا بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَهُمْ لَا یَسْتَكْبِرُونَ

Bizim âyetlerimize ancak, kendilerine bu âyetlerle öğüt verildiği zaman secdeye kapanan, kibirlenmeksizin Rablerine hamd ederek tespih edenler inanırlar.

Secde 32/16 · bu âyete atıf yapan tefsir

تَتَجَافٰى جُنُوبُهُمْ عَنِ الْمَضَاجِعِ یَدْعُونَ رَبَّهُمْ خَوْفًا وَطَمَعًاؗ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ یُنْفِقُونَ

Onlar, korkarak ve ümid ederek Rablerine ibadet etmek için yataklarından kalkarlar. Kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden de Allah için harcarlar.

Secde 32/17 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَلَا تَعْلَمُ نَفْسٌ مَٓا اُخْفِیَ لَهُمْ مِنْ قُرَّةِ اَعْیُنٍۚ جَزَٓاءً بِمَا كَانُوا یَعْمَلُونَ

Hiç kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.

Secde 32/18 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَفَمَنْ كَانَ مُؤْمِنًا كَمَنْ كَانَ فَاسِقًاؕ لَا یَسْتَوُ࣒نَ

Hiç mü'min fasık gibi olur mu? Bunlar (elbette) eşit olmazlar.

Secde 32/19 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَمَّا الَّذٖینَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ فَلَهُمْ جَنَّاتُ الْمَاْوٰىؗ نُزُلًا بِمَا كَانُوا یَعْمَلُونَ

İman edip salih amel işleyenlere gelince, onlar için, yapmakta olduklarına karşılık bir mükafat olarak Me'vâ cennetleri vardır.

Fâtır 35/29 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّ الَّذٖینَ یَتْلُونَ كِتَابَ اللّٰهِ وَاَقَامُوا الصَّلٰوةَ وَاَنْفَقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِیَةً یَرْجُونَ تِجَارَةً لَنْ تَبُورَۙ

Şüphesiz, Allah'ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umabilirler.

Fâtır 35/30 · bu âyete atıf yapan tefsir

لِیُوَفِّیَهُمْ اُجُورَهُمْ وَیَزٖیدَهُمْ مِنْ فَضْلِهٖؕ اِنَّهُ غَفُورٌ شَكُورٌ

Allah kendilerine mükafatlarını tam olarak versin ve kendi lütfundan daha da artırsın diye (böyle yaparlar). Şüphesiz O, çok bağışlayandır, şükrün karşılığını verendir.

Hadîd 57/11 · bu âyete atıf yapan tefsir

مَنْ ذَا الَّذٖی یُقْرِضُ اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا فَیُضَاعِفَهُ لَهُ وَلَهُٓ اَجْرٌ كَرٖیمٌۚ

Kim Allah'a güzel bir borç verecek ki, Allah da onu kendisine kat kat ödesin. Ona çok değerli bir mükafat da vardır.

Münâfikûn 63/9 · bu âyete atıf yapan tefsir

یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ اَمْوَالُكُمْ وَلَٓا اَوْلَادُكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِۚ وَمَنْ یَفْعَلْ ذٰلِكَ فَاُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ

Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah'ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Münâfikûn 63/10 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَاَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ یَاْتِیَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ فَیَقُولَ رَبِّ لَوْلَٓا اَخَّرْتَنٖٓی اِلٰٓى اَجَلٍ قَرٖیبٍۙ فَاَصَّدَّقَ وَاَكُنْ مِنَ الصَّالِحٖینَ

Herhangi birinize ölüm gelip de, "Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!" demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın.

Münâfikûn 63/11 · bu âyete atıf yapan tefsir

وَلَنْ یُؤَخِّرَ اللّٰهُ نَفْسًا اِذَا جَٓاءَ اَجَلُهَاؕ وَاللّٰهُ خَبٖیرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.

Tegâbün 64/14 · bu âyete atıf yapan tefsir

یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُٓوا اِنَّ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ وَاَوْلَادِكُمْ عَدُوًّا لَكُمْ فَاحْذَرُوهُمْۚ وَاِنْ تَعْفُوا وَتَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖیمٌ

Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Tegâbün 64/15 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّمَٓا اَمْوَالُكُمْ وَاَوْلَادُكُمْ فِتْنَةٌؕ وَاللّٰهُ عِنْدَهُٓ اَجْرٌ عَظٖیمٌ

Mallarınız ve çocuklarınız ancak birer imtihandır; Allah katında ise büyük bir mükafat vardır.

Tegâbün 64/16 · bu âyete atıf yapan tefsir

فَاتَّقُوا اللّٰهَ مَا اسْتَطَعْتُمْ وَاسْمَعُوا وَاَطٖیعُوا وَاَنْفِقُوا خَیْرًا لِاَنْفُسِكُمْؕ وَمَنْ یُوقَ شُحَّ نَفْسِهٖ فَاُو࣑لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

O halde, gücünüz yettiği kadar Allah'a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Tegâbün 64/17 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنْ تُقْرِضُوا اللّٰهَ قَرْضًا حَسَنًا یُضَاعِفْهُ لَكُمْ وَیَغْفِرْ لَكُمْؕ وَاللّٰهُ شَكُورٌ حَلٖیمٌۙ

Eğer siz Allah'a güzel bir borç verirseniz Allah onu size, kat kat öder ve sizi bağışlar. Allah şükrün karşılığını verendir, Halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).

Tegâbün 64/18 · bu âyete atıf yapan tefsir

عَالِمُ الْغَیْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَزٖیزُ الْحَكٖیمُ

O, gaybı da, görünen âlemi de bilendir, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Aşağıdaki cümleler Diyanet tefsir metninden alınmıştır.

Bu cümleden olarak “hasta ziyaretini kendini ziyaret, aç bir kimseyi doyurmayı kendini doyurmak” olarak ifade buyurmuştur (Müslim, “Birr”, 43).

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?