Kur’an çalışması
2

Bakara

الْبَقَرَةِ

286 âyet iniş 87 cüz 1 sayfa 2

Önceki Sonraki
← Önceki Bakara 246 sayfa 40 · Diyanet tefsir grubu 246 Sonraki →

اَلَمْ تَرَ اِلَى الْمَلَاِ مِنْ بَنٖٓی اِسْرَٓایٖٔلَ مِنْ بَعْدِ مُوسٰىۘ اِذْ قَالُوا لِنَبِیٍّ لَهُمُ ابْعَثْ لَنَا مَلِكًا نُقَاتِلْ فٖی سَبٖیلِ اللّٰهِؕ قَالَ هَلْ عَسَیْتُمْ اِنْ كُتِبَ عَلَیْكُمُ الْقِتَالُ اَلَّا تُقَاتِلُواؕ قَالُوا وَمَا لَنَٓا اَلَّا نُقَاتِلَ فٖی سَبٖیلِ اللّٰهِ وَقَدْ اُخْرِجْنَا مِنْ دِیَارِنَا وَاَبْنَٓائِنَاؕ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَیْهِمُ الْقِتَالُ تَوَلَّوْا اِلَّا قَلٖیلًا مِنْهُمْؕ وَاللّٰهُ عَلٖیمٌ بِالظَّالِمٖینَ

Diyanet meali

Mûsâ'dan sonra İsrailoğullarının ileri gelenlerini görmedin mi (ne yaptılar)? Hani, peygamberlerinden birine, "Bize bir hükümdar gönder de Allah yolunda savaşalım" demişlerdi. O, "Ya üzerinize savaş farz kılındığı halde, savaşmayacak olursanız?" demişti. Onlar, "Yurdumuzdan çıkarılmış, çocuklarımızdan uzaklaştırılmış olduğumuz halde Allah yolunda niye savaşmayalım" diye cevap vermişlerdi. Ama onlara savaş farz kılınınca içlerinden pek azı hariç, yüz çevirdiler. Allah zalimleri hakkıyla bilendir.

Kelime meali

اَلَمْ تَرَ
اِلَى الْمَلَاِ
مِنْ بَنٖٓی اِسْرَٓایٖٔلَ
مِنْ بَعْدِ مُوسٰى
اِذْ قَالُوا Görmedin mi?
لِنَبِیٍّ لَهُمُ O ileri gelenleri
ابْعَثْ لَنَا İsrailoğullarından
مَلِكًا نُقَاتِلْ Musa’nın ardından
فٖی O vakit ki
سَبٖیلِ Demişlerdi
اللّٰهِؕ Bir peygam- bere
قَالَ Onlar için olan
هَلْ عَسَیْتُمْ Gönder
اِنْ Bize
كُتِبَ Bir hükümdar
عَلَیْكُمُ Ki savaşalım
الْقِتَالُ Allah yolunda
اَلَّا Dedi
تُقَاتِلُواؕ Umulur mu ki siz?
قَالُوا Şayet yazılsa
وَمَا لَنَٓا Sizin üzerinize
اَلَّا Savaş
نُقَاتِلَ Savaşmamanız?
فٖی Dediler ki
سَبٖیلِ Bize ne oluyor ki
اللّٰهِ وَقَدْ Savaşmayalım
اُخْرِجْنَا مِنْ Allah yolunda
دِیَارِنَا Halbuki biz çıkarıldık
وَاَبْنَٓائِنَاؕ Yurtlarımızdan
فَلَمَّا Oğullarımızdan
كُتِبَ عَلَیْهِمُ Ne zaman ki yazıldı
الْقِتَالُ Onlar üzerine
تَوَلَّوْا Savaş
اِلَّا Yüz çevirdiler
قَلٖیلًا Ancak azı hariç
مِنْهُمْؕ Onlardan
وَاللّٰهُ Allah
عَلٖیمٌ Hakkıyla bilendir
بِالظَّالِمٖینَ Zalimleri

Olayın tarihi ve şahıslarının isimleri değil, kendisinin önemli olduğu; ibret, olup bitende bulunduğu için “(Mûsâ’dan sonra İsrâiloğulları’na gönderilen) peygamberlerden biri” denilip isim verilmemiştir. Hz. Mûsâ zamanında ayrıca hükümdarlar yoktu; İsrâiloğulları’nın dinî ve siyasî lideri Hz. Mûsâ idi. Ancak onun zamanında yaşayanlar, hükümdar- peygamberin mânevî gücünden ve bereketinden yararlanacak, peşine düşerek cihada katılacak yerde “Sen ve rabbin gidin savaşın; biz burada oturacağız” (Mâide 5/24) demeyi tercih etmişlerdi. Hz. Mûsâ’dan sonra onun yerini alan Hz. Yûşa’, İsrâiloğulları’nı Filistin’e sokmuş, ülkeyi şehirlere ayırmış ve her birine bir hâkim/vali tayin etmişti, peygamberden ayrı bir kral yine mevcut değildi. Bu sistem 356 yıl devam etti. Peygamber Samuel zamanında İsrâiloğulları bu korkaklıkları ve kolaycı tutumları yüzünden büyük bir yenilgi alınca peygamberlerine gelerek kendilerine bir kral tayin etmesini istediler. Mekke’de durmadan savaşalım diye Hz. Peygamber’e başvuran bazı kimselerin Medine’de cihad farz kılınınca korkuya kapılıp “Rabbimiz! Bize savaşı niçin farz kıldın, bizi yakın bir süreye kadar geri bıraksan olmaz mıydı?” (Nisâ 4/77) demeleri insan psikolojisini yansıtan bir örnektir. Dini aynı kaynaktan alan Samuel de kendisine gelenleri ikaz etmiş, hükümdar tayininden sonra savaştan geri durmaları ihtimalini kendilerine hatırlatmış, bu vesileyle onları hem savaşa teşvik etmiş hem de temsilciler vasıtasıyla caymama sözü almıştı.

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 386

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Mâide 5/24 · tefsir atıfı

قَالُوا یَا مُوسٰٓى اِنَّا لَنْ نَدْخُلَهَٓا اَبَدًا مَا دَامُوا فٖیهَا فَاذْهَبْ اَنْتَ وَرَبُّكَ فَقَاتِلَٓا اِنَّا هٰهُنَا قَاعِدُونَ

Dediler ki: "Ey Mûsa! Onlar orada bulundukça biz oraya asla girmeyeceğiz. Sen ve Rabbin gidin onlarla savaşın. Biz burada oturacağız."

Nisâ 4/77 · tefsir atıfı

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذٖینَ قٖیلَ لَهُمْ كُفُّٓوا اَیْدِیَكُمْ وَاَقٖیمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۚ فَلَمَّا كُتِبَ عَلَیْهِمُ الْقِتَالُ اِذَا فَرٖیقٌ مِنْهُمْ یَخْشَوْنَ النَّاسَ كَخَشْیَةِ اللّٰهِ اَوْ اَشَدَّ خَشْیَةًۚ وَقَالُوا رَبَّنَا لِمَ كَتَبْتَ عَلَیْنَا الْقِتَالَۚ لَوْلَٓا اَخَّرْتَنَٓا اِلٰٓى اَجَلٍ قَرٖیبٍؕ قُلْ مَتَاعُ الدُّنْیَا قَلٖیلٌۚ وَالْاٰخِرَةُ خَیْرٌ لِمَنِ اتَّقٰى وَلَا تُظْلَمُونَ فَتٖیلًا

Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekâtı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca hemen içlerinden bir kısmı; insanlardan, Allah'tan korkar gibi, hatta daha çok korkarlar ve "Rabbimiz! Niçin bize savaş yazdın? Bizi yakın bir zamana kadar erteleseydin ya!" derler. De ki: "Dünya geçimliği azdır. Ahiret, Allah'a karşı gelmekten sakınan kimse için daha hayırlıdır. Size kıl kadar haksızlık edilmez."

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?