Kur’an çalışması
71

Nûh

نُوحٍ

28 âyet iniş 71 cüz 29 sayfa 570

Önceki Sonraki
← Önceki Nûh 25 sayfa 571 · Diyanet tefsir grubu 25 Sonraki →

مِمَّا خَطٖٓیـَٔاتِهِمْ اُغْرِقُوا فَاُدْخِلُوا نَارًا فَلَمْ یَجِدُوا لَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اَنْصَارًا

Diyanet meali

Hataları (küfür ve isyanları) yüzünden suda boğuldular ve cehenneme sokuldular da kendileri için Allah'tan başka yardımcılar bulamadılar.

Kelime meali

مِمَّا خَطٖٓیـَٔاتِهِمْ Günahlarından sebep
اُغْرِقُوا Boğuldular
فَاُدْخِلُوا Ardında da sokuldular
نَارًا Ateşe
فَلَمْ یَجِدُوا Ve bulamadılar
لَهُمْ Kendilerine
مِنْ دُونِ اللّٰهِ Allah’tan başka
اَنْصَارًا Yardımcılar

Bu âyet Nûh’un sözü değil, Allah’ın kelâmı olup inkârcılar hakkında verilen hükmü ve uygulanan muameleyi haber vermektedir. Nûh kavminin, günahları yüzünden tûfanda boğularak dünyada hak ettikleri cezaya çarptırıldıkları, âhirette de cehenneme gönderilecekleri bildirilmiş; böylece dolaylı olarak onlar gibi putlara tapan Araplar da uyarılmıştır (Nûh tûfanı ve kapsamı hakkında bilgi için bk. Hûd 11/36-44).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 468

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Hûd 11/36 · tefsir atıfı

وَاُو࣒حِیَ اِلٰى نُوحٍ اَنَّهُ لَنْ یُؤْمِنَ مِنْ قَوْمِكَ اِلَّا مَنْ قَدْ اٰمَنَ فَلَا تَبْتَئِسْ بِمَا كَانُوا یَفْعَلُونَۚ

Nûh'a vahyolundu ki: "Kavminden daha önce iman etmiş olanlardan başka, artık hiç kimse iman etmeyecek. O halde, onların yapmakta oldukları şeylerden dolayı üzülme."

Hûd 11/37 · tefsir atıfı

وَاصْنَعِ الْفُلْكَ بِاَعْیُنِنَا وَوَحْیِنَا وَلَا تُخَاطِبْنٖی فِی الَّذٖینَ ظَلَمُواۚ اِنَّهُمْ مُغْرَقُونَ

"Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."

Hûd 11/38 · tefsir atıfı

وَیَصْنَعُ الْفُلْكَ وَكُلَّمَا مَرَّ عَلَیْهِ مَلَاٌ مِنْ قَوْمِهٖ سَخِرُوا مِنْهُؕ قَالَ اِنْ تَسْخَرُوا مِنَّا فَاِنَّا نَسْخَرُ مِنْكُمْ كَمَا تَسْخَرُونَؕ

(Nûh) gemiyi yapıyordu. Kavminden ileri gelenler her ne zaman yanına uğrasalar, onunla alay ediyorlardı. Dedi ki: "Bizimle alay ediyorsanız, sizin bizimle alay ettiğiniz gibi biz de sizinle alay edeceğiz."

Hûd 11/39 · tefsir atıfı

فَسَوْفَ تَعْلَمُونَۙ مَنْ یَاْتٖیهِ عَذَابٌ یُخْزٖیهِ وَیَحِلُّ عَلَیْهِ عَذَابٌ مُقٖیمٌ

Artık, geldiği kimseyi rezil eden azabın kime geleceğini, kimin üzerine sürekli bir azabın ineceğini ileride anlayacaksınız.

Hûd 11/40 · tefsir atıfı

حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَ اَمْرُنَا وَفَارَ التَّنُّورُۙ قُلْنَا احْمِلْ فٖیهَا مِنْ كُلٍّ زَوْجَیْنِ اثْنَیْنِ وَاَهْلَكَ اِلَّا مَنْ سَبَقَ عَلَیْهِ الْقَوْلُ وَمَنْ اٰمَنَؕ وَمَٓا اٰمَنَ مَعَهُٓ اِلَّا قَلٖیلٌ

Nihayet emrimiz gelip, tandır kaynamaya başlayınca (sular coşup taşınca) Nûh'a dedik ki: "Her cins canlıdan (erkekli dişili) birer çift, bir de kendileri hakkında daha önce hüküm verilmiş olanlar dışındaki âilen ile iman edenleri ona yükle." Ama, onunla beraber sadece pek az kimse iman etmişti.

Hûd 11/41 · tefsir atıfı

وَقَالَ ارْكَبُوا فٖیهَا بِسْمِ اللّٰهِ مَجْرٰ۪یهَا وَمُرْسٰیهَاؕ اِنَّ رَبّٖی لَغَفُورٌ رَحٖیمٌ

(Nûh), "Binin ona. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah'ın adıyladır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir." dedi.

Hûd 11/42 · tefsir atıfı

وَهِیَ تَجْرٖی بِهِمْ فٖی مَوْجٍ كَالْجِبَالِ وَنَادٰى نُوحٌࣙ ابْنَهُ وَكَانَ فٖی مَعْزِلٍ یَا بُنَیَّ ارْكَبْۭ مَعَنَا وَلَا تَكُنْ مَعَ الْكَافِرٖینَ

Gemi, dağlar gibi dalgalar arasında onları götürüyordu. Nûh, ayrı bir yere çekilmiş olan oğluna, "Yavrucuğum, bizimle beraber sen de bin, inkârcılarla birlikte olma" diye seslendi.

Hûd 11/43 · tefsir atıfı

قَالَ سَاٰوٖٓی اِلٰى جَبَلٍ یَعْصِمُنٖی مِنَ الْمَٓاءِؕ قَالَ لَا عَاصِمَ الْیَوْمَ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِ اِلَّا مَنْ رَحِمَۚ وَحَالَ بَیْنَهُمَا الْمَوْجُ فَكَانَ مِنَ الْمُغْرَقٖینَ

O, "Ben, kendimi sudan koruyacak bir dağa sığınacağım" dedi. Nûh, "Bugün Allah'ın rahmet ettikleri hariç, onun azabından korunacak hiç kimse yoktur" dedi. Derken aralarına dalga giriverdi de oğlu boğulanlardan oldu.

Hûd 11/44 · tefsir atıfı

وَقٖیلَ یَٓا اَرْضُ ابْلَعٖی مَٓاءَكِ وَیَا سَمَٓاءُ اَقْلِعٖی وَغٖیضَ الْمَٓاءُ وَقُضِیَ الْاَمْرُ وَاسْتَوَتْ عَلَى الْجُودِیِّ وَقٖیلَ بُعْدًا لِلْقَوْمِ الظَّالِمٖینَ

"Ey yeryüzü! Yut suyunu. Ey gök! Tut suyunu" denildi. Su çekildi, iş bitirildi. Gemi de Cûdî'ye oturdu ve "Zalimler topluluğu Allah'ın rahmetinden uzak olsun!" denildi.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?