Kur’an çalışması
8

Enfâl

الْاَنْفَالِ

75 âyet iniş 88 cüz 9 sayfa 177

Önceki Sonraki
← Önceki Enfâl 27 sayfa 180 · Diyanet tefsir grubu 27 Sonraki →

یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُوا لَا تَخُونُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ وَتَخُونُٓوا اَمَانَاتِكُمْ وَاَنْتُمْ تَعْلَمُونَ

Diyanet meali

Ey iman edenler! Allah'a ve Peygamber'e hainlik etmeyin. Bile bile kendi (aranızdaki) emanetlerinize de hainlik etmeyin.

Kelime meali

یَٓا اَیُّهَا الَّذٖینَ اٰمَنُوا Ey iman edenler!
لَا تَخُونُوا İhanet etmeyin
اللّٰهَ Allah’a
وَالرَّسُولَ Ve Resul’e
وَتَخُونُٓوا Ve ihanet
اَمَانَاتِكُمْ Emanetlerinize de
وَاَنْتُمْ Halbuki siz
تَعْلَمُونَ Biliyorsunuz

Hıyanet “emanete riayet etmemek, genellikle sahibinin bilgisi dışında hak yemek, hukuku çiğnemek, ödev ve görevi hakkıyla yapmamak”tır. Allah’a karşı kulluk ödevlerini yapmayanlar O’nun hakkını çiğnemiş, kullarına emanet ettiği yükümlülüklere hıyanet etmiş olurlar. Resulullah aynı zamanda ilk İslâm toplumunun lideri ve devletinin başkanıdır. Onu hakkıyla desteklemeyenler, devlet sırlarını yabancılara açanlar, şahsî menfaatlerini ümmetin menfaatine tercih edenler de ona hıyanet etmiş sayılırlar. İnsanlar arasında güvene dayalı alışveriş ve diğer ilişkilerde güveni kötüye kullananlar, başkalarının bilmeme ve görmemelerinden yararlanarak haklarını çiğneyenler de hemcinslerine hıyanet etmiş olurlar. Hıyanet bir ahlâkî kusurdur, ayıptır, günahtır ve İslâm’da şiddetle yasaklanmıştır.

Yahudilerden Kurayzaoğulları hicretin ilk yıllarında yapılan saldırmazlık ve dayanışma antlaşmasını bozmuş, müslümanları arkadan vurmaya kalkışmışlardı. Peygamberimiz onların kalesini kuşatıp sıkıştırınca anlaşma istediler, fakat “Senin hükmüne razı olmayız, Sa‘d b. Muâz’ı hakem tayin ediyoruz” dediler. Müslümanları temsilen görüşmeye giden Ebû Lübâbe’nin bazı yahudilerle menfaat ilişkisi ve orada bir kısım aile fertleri vardı; bu sebeple onlara, yanlış adamı hakem seçtiklerini söyledi, boğazını kesme işareti yaparak bunun kendilerini ölüme götüreceğini ifade etti. Sonra da bu yaptığını müslümanlara hıyanet sayarak pişman oldu, kendini mescidin direğine bağladı ve bağışlanmasına kadar açlık grevi yapacağını söyledi. Dokuz gün bağlı ve aç yaşadı. Sonra Hz. Peygamber onun bağışlandığını açıkladı, elleriyle çözdü. O da kefâret olsun diye bütün malını dağıtmak istedi, Resûlullah’ın tavsiyesi üzerine bunu üçte bire indirdi. Açıklanan âyetin bu veya buna benzer başka olaylar üzerine nâzil olduğuna dair rivayetler de vardır (Kurtubî, VII, 395; İbn Kesîr, III, 581).

Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 681-682

Kaynak: Diyanet Kur’an Yolu tefsiri (aynı tefsir grubu, tefsirdeki atıf veya ters atıf).

Mücâdele 58/14 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَلَمْ تَرَ اِلَى الَّذٖینَ تَوَلَّوْا قَوْمًا غَضِبَ اللّٰهُ عَلَیْهِمْؕ مَا هُمْ مِنْكُمْ وَلَا مِنْهُمْۙ وَیَحْلِفُونَ عَلَى الْكَذِبِ وَهُمْ یَعْلَمُونَ

Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.

Mücâdele 58/15 · bu âyete atıf yapan tefsir

اَعَدَّ اللّٰهُ لَهُمْ عَذَابًا شَدٖیدًاؕ اِنَّهُمْ سَٓاءَ مَا كَانُوا یَعْمَلُونَ

Allah onlara çetin bir azap hazırlamıştır. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür!

Mücâdele 58/16 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِتَّخَذُٓوا اَیْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَبٖیلِ اللّٰهِ فَلَهُمْ عَذَابٌ مُهٖینٌ

Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.

Mücâdele 58/17 · bu âyete atıf yapan tefsir

لَنْ تُغْنِیَ عَنْهُمْ اَمْوَالُهُمْ وَلَٓا اَوْلَادُهُمْ مِنَ اللّٰهِ شَیْـًٔاؕ اُو࣑لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ فٖیهَا خَالِدُونَ

Onların malları da, evlatları da Allah'a karşı kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. Onlar, cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Mücâdele 58/18 · bu âyete atıf yapan tefsir

یَوْمَ یَبْعَثُهُمُ اللّٰهُ جَمٖیعًا فَیَحْلِفُونَ لَهُ كَمَا یَحْلِفُونَ لَكُمْ وَیَحْسَبُونَ اَنَّهُمْ عَلٰى شَیْءٍؕ اَلَٓا اِنَّهُمْ هُمُ الْكَاذِبُونَ

Allah'ın onları hep birden dirilteceği, onların da (kendilerini kurtaracak) bir iş üzerinde olduklarını sanarak size yemin ettikleri gibi Allah'a da yemin edecekleri günü düşün! İyi bilin ki, onlar yalancıların ta kendileridir.

Mücâdele 58/19 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِسْتَحْوَذَ عَلَیْهِمُ الشَّیْطَانُ فَاَنْسٰیهُمْ ذِكْرَ اللّٰهِؕ اُو࣑لٰٓئِكَ حِزْبُ الشَّیْطَانِؕ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ الشَّیْطَانِ هُمُ الْخَاسِرُونَ

Şeytan onları hakimiyeti altına alıp kendilerine Allah'ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, şeytanın tarafında olanlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Mücâdele 58/20 · bu âyete atıf yapan tefsir

اِنَّ الَّذٖینَ یُحَٓادُّونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُٓ اُو࣑لٰٓئِكَ فِی الْاَذَلّٖینَ

Allah'a ve peygamberine düşman olanlar var ya, işte onlar en aşağı kimselerin arasındadırlar.

Mücâdele 58/21 · bu âyete atıf yapan tefsir

كَتَبَ اللّٰهُ لَاَغْلِبَنَّ اَنَا࣑ وَرُسُلٖیؕ اِنَّ اللّٰهَ قَوِیٌّ عَزٖیزٌ

Allah, "Şüphesiz ben ve peygamberlerim galip geleceğiz" diye yazmıştır. Şüphe yok ki Allah çok kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.

Mücâdele 58/22 · bu âyete atıf yapan tefsir

لَا تَجِدُ قَوْمًا یُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْیَوْمِ الْاٰخِرِ یُوَٓادُّونَ مَنْ حَٓادَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ اَوْ اَبْنَٓاءَهُمْ اَوْ اِخْوَانَهُمْ اَوْ عَشٖیرَتَهُمْؕ اُو࣑لٰٓئِكَ كَتَبَ فٖی قُلُوبِهِمُ الْاٖیمَانَ وَاَیَّدَهُمْ بِرُوحٍ مِنْهُؕ وَیُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْرٖی مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدٖینَ فٖیهَاؕ رَضِیَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُؕ اُو࣑لٰٓئِكَ حِزْبُ اللّٰهِؕ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Allah'a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi soy-sopları olsalar bile, Allah'a ve peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah'ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah'ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Bu âyet için hadis kaydı yok.

Yapay zekadan faydalanılmıştır. Hata olabilir. Lütfen hata varsa bildiriniz.

Hata Bildir

Bu âyette ne hatalı?